SON DAKİKA
reklam
reklam

Rus liderin yargılanması

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 8 Aralık 2025, Pazartesi - 11:40   Okunma Sayısı:

 

    II. Dünya Savaşı sonrasının sıkıntılı dönemini yaşamış, Rus.milliyetçiliği duygularıyla yetişmiş, NATO’ya karşı Varşova Paktı’nın liderliğini yapmışken istihbarat örgütlerinde çalışmış olan Putin, Ukrayna'nın Rus etki alanından çıkmasını hem ulusal hem kişisel bir aşağılanma hem de stratejik bir kayıp neden olarak görmektedir.

2014'te Kırım'ın ilhakının ardından vizyonundan hiç taviz vermeyen Rusya lideri, Batı'nın da yaptırımlar uygulamaya başlamasıyla, ilk aşamada bölgede hiçbir ciddi adım atmamış, Donbas'taki ayrılıkçıları desteklemekle ve bölgedeki çatışmaların "Ukrayna'nın iç sorunu olduğunu" iddia etmekle yetinmiştir.

    Sırbistan, 2014'ten bu yana Rusya'nın işgal ettiği bölgeler dahil Ukrayna'yı bir bütün olarak tanıyor. Kiev ise nüfusunun çoğunluğu Arnavut olan Kosova'nın bağımsızlığını tanımayı reddediyor.

***                              ***                              ***

    24 Şubat 2022… Rusya, Ukrayna’ya saldırmıştır. Savaş nerdeyse üçüncü yılını doldurmuştur. Bu süreç içinde;

***Rusya, Ukrayna Savaşı boyunca “savaş” yerine “Özel Askeri Operasyon” tabirini kullanmıştır.

***Savaşta ölen ve esir düşen Rus askerlerinin sayısını düşük göstererek Rus halkının moralini yüksek tutmaya çalışmıştır. Açıklamaların ve dil unsurlarının yanında paylaşımları görsellerle desteklemiştir.

***Bu desteklemeye ilave olarak savaşın askerî açıdan çok kültürel, ekonomik ve siyasi boyutları ve sonuçları üzerinde durmayı tercih etmiştir.

***Savaşla birlikte yeni dinamikler ortaya çıkmıştır. Savaş, çoğu kez Rusya-NATO ya da Rusya-Batı mücadelesi gibi algılandığı için İsveç ve Finlandiya, NATO üyeliğine başvuruda bulunmuştur. İki ülkenin başvurusuyla birlikte NATO bünyesinde de yeni tartışmalar ortaya çıkmış, 2022 yılının Haziran ayında Avrupa Parlamentosu’nda Ukrayna ve Moldova’nın üyelik için aday ülkeler olması yönünde karar alınmıştır. 

***                              ***                              ***

    Balkanlarda yaşanan gerilimler, Rusya’nın Batı Balkanlar’daki etkisine yönelik endişelerin artmasına yanı sıra bölgesel ihtilafların derinleşmesine de yol açmaktadır. Bölge ülkeleri, Batı Balkanlar’ı “Avrupa güvenlik sisteminin zayıf noktası” şeklinde görmektedirler. Nitekim Kuzey Makedonya Cumhurbaşkanı Stevo Pendarovski de bunu bizzat dile getirmiştir. Söz konusu coğrafyada Avrupa Birliği ve NATO üyeliği arayışları da yükselmiştir. Diğer taraftan Sırp ayrılıkçıların hareketliliği de artmıştır. Bu durum da bölgenin istikrarına olumsuz etki etmektedir.

***                              ***                              ***

    Irak’ta yaşananlar için ABD’ye yaptırım, yargılama ve cezalandırma uygulanmamış, ancak Rusya’nın Ukrayna’da başlattığı savaşta Rusya’nın savaş suçlusu olarak itham edilmesi gündeme alınmıştır. Batı, halen böyle bir propagandayı yürütmektedir. Kaldı ki, dünyanın jandarması Trump, İsrail Cumhurbaşkanı’na seslenerek çeşitli suçlarla ve soykırımla itham edilen Netanyahu’nun affedilmesini istemiştir.

    Bu süreç boyunca küresel kırılmalar, ülkelerin dış politika yönelimlerinde değişiklikler, renkli ittifaklar, enerji iş birlikleri ve bölgesel müttefiklikler ortaya çıkmıştır. Değişik amaçlı ittifaklar, yeni ihtilâfları ve donmuş çatışmaları gündeme getirmiştir.

    Moskova’nın gücünü olabildiğince kurmak, Rus silahlı kuvvetlerini zayıflatmak amacıyla Ukrayna’ya yardım amacıyla gönderilen askeri mühimmatlar, savaşın çoğu kez Rusya-NATO ya da Rusya-Batı mücadelesi gibi algılanmasına yol açmıştır.

    Hal böyle olunca, Ukrayna’nın karşısında yer aldıkları gerekçesiyle Hindistan, Pakistan ve Çin gibi ülkelerin tutumları, Batı dünyası tarafından eleştirilmiştir. Çin-Rusya yakınlaşması, Pekin’in de Tayvan konusunda benzer bir tavır almak istemesine sebep olmuş, ABD’nin Tayvan’a olan ilgisi artmıştır.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam