SON DAKİKA
reklam
reklam

İsrail Yunanistan İlişkileri

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 21 Aralık 2025, Pazar - 12:03   Okunma Sayısı:

 

Bugün için Yunanistan ve İsrail arasındaki diplomatik ilişkiler iyi seviyede görülmekte hatta Yunanistan’ın daha önce Libya’yı pohpohladığı gibi İsrail’i de abartılı bir şekilde övdüğü de görülmektedir. Hem İsrail hem de Yunanistan AGİT (Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Teşkilâtı’nın, Akdeniz Birliği’nin ce Dünya Ticaret Örgütü’nün üyesidir. Yunanistan için ihracatta büyük pay İsrail’e aittir. 

2010 yılında her iki ülkenin başbakanları karşılıklı ziyaretlerde bulunmuşlar, İsrail-Filistin çatışmalarını, İran’ı, askeri ve ekonomik iş birliğini, terörle mücadele konularını görüşmüşlerdir. Ertesi yıl ise İsrail ve Yunan Hava Kuvvetleri, Apache helikopterlerinin de katıldığı ortak tatbikat düzenlemişlerdir. Tatbikatta kara birliklerinin yanı sıra İsrail’e ait F15, F16 da dahil 52 adet savaş uçağı katılmıştı.

2013’te İsrail, Yunanistan ve ABD donanmaları iki haftalık ortak tatbikat yapmışlardı. Tatbikatın amacı açık deniz doğal gaz platformlarının savunulması, havadan havaya savaş simülasyonu ve denizaltı karşıtı savaş olarak açıklanmıştı.

     2017 yılında ABD, İtalya ve BAE’nin katılımıyla Yunanistan’da yapılan tatbikata katılan İsrail, 2019 yılında da Benzer bir askeri tatbikata da katılmıştır. Günümüze doğru gelirsek; Leviathan doğal gaz sahasına odaklanan İsrail, Doğu Akdeniz’de Türkiye’den duyduğu rahatsızlıkları Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile paylaşmaya ve gidermeye çalışmıştır. 2023 yılında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin dahil olduğu üçlü diplomatik ittifaka dönüştüğü söylenebilir.

 

Türkiye İsrail ilişkileri

***Yunanistan'ın Türkiye'ye karşı caydırıcı gücünü artırma arzusu,

***ABD-Yunanistan ilişkilerindeki iyileşme nedeniyle Yunanistan ile İsrail arasındaki ilişkiler,

***Gazze olaylarında Marmara adlı Türk gemisinin İsrail askerleri tarafından saldırıya uğraması, 

***Yine Gazze olayları nedeniyle Türkiye’nin İsrail’i köşeye sıkıştırma ve baskı uygulaması gibi sebeplerle Türkiye İsrail ilişkileri önce zayıflamış, sonra gerilemeye başlamıştır.

Türkiye ile Libya arasında 27 Kasım 2019'da imzalanan Akdeniz'de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Anlaşması'yla iki ülkenin Doğu Akdeniz'deki İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ittifakına karşı bir araya geldiklerini söylemek mümkündür.

 

Yunanistan diplomatik alanda sarsıntıya uğruyor

    Doğu Akdeniz'deki enerji, güvenlik ve askeri alanlardaki ittifakına karşı Türkiye'nin Libya ile yaptığı Deniz Yetki Alanı Anlaşması bölgedeki dengelerin değişmesine yol açmaktadır. Her ne kadar Yunanistan, Türkiye’nin Suriye, Lübnan, İsrail Mısır, Libya ve KKTC ile enerji sahasını paylaşmak istemese de GKRY (Güney Kıbrıs Rum Yönetimi) ve Yunanistan’ın enerji sahasına hâkim olabilme hayalleri suya düşmüştür.

    Yunanistan’ın, Hamas- İsrail Savaşı'na verdiği destek zamanla değişiklik göstermiştir. Başlangıçta Yunanistan, İsrail'i destekleyen bir tutum takınmış olsa da Gazze'de yaşananların insanlık suçu haline dönüşmesiyle tutumunu değiştirmiştir. Bu tutum değişikliğinde elbette hem dünya kamuoyunda İsrail'e karşı yükselen tepkinin hem de Yunanistan kamuoyunun Gazze halkına yönelik desteğinin günden güne artmasının etkisi büyük olmuştur. 

 

İsrail Yunanistan’ı Avrupa’ya ulaşmada merdiven olarak görüyor

GKRY, enerji transferi olarak gördüğü Doğu Akdeniz’deki çalışmaların sona ermesini büyük bir istekle beklemektedir. İsrail ise bahsi geçen projeyi, ülkenin acil durumlarda Avrupa elektrik şebekelerinden elektrik almasını sağlayacak bir fırsat şeklinde yorumlamaktadır.  Dolayısıyla projenin tarafları enerji alanında birbirlerine bağımlı kılacak sonuçlar yaratabileceği öne sürülebilir. Buna ek olarak enerji alanında artan iş birliğinin siyasi gelişmelere de yansıyacağı öngörülebilir.

Stratejik bakış, beklentiler ve elde edilecek hasılat gerçekten büyük… Böyle bir projenin bir an önce hayata geçirilmesi elbette çok isteniyordur. Konuşmalar halen devam etmekte, Akdeniz’de donanmalar cirit atmakta, uçaklar keşif uçuşlarını sürdürmekte ancak icraata geçilememektedir. 

    Sebebi ise bellidir. Türkiye, bölgede her yapılmak istenen müdahalede ağırlığını hissettirmektedir. Bu çıkışların ne kadar süreceği belli değildir. İsrail Lübnan’ı siyasi olarak egemenliği altına almış olmasa da fiilen bu ülkeye egemendir. Suriye’yi ise ABD desteğiyle tamamen ele geçirirse süreç yeniden başlatılabilecektir. 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam