SON DAKİKA
reklam
reklam

Bağdat Caddesi-II

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 28 Aralık 2025, Pazar - 13:46   Okunma Sayısı:

 

    II. Mehmed, 15’inci yüzyıldan itibaren fetihlere yönelerek Osmanlı Devleti’nin genişlemesini başlatmış, Yavuz Sultan Selim devam ettirmiştir. Seferler hız kesmediği için menzil alanlarındaki lojistik tesislerin yetersiz kaldığı anlaşılmıştır. (Örneğin; Yavuz Sultan Selim’in Erzurum’da yaptırdığı ”Taş Ambarlar” ve Sivas’taki “Taşhan” gibi kurumlar ilk dönemlerde görülmemektedir.) Kanunî zamanında üç kıtaya yayılan Osmanlı İmparatorluğu, Avrupa içlerinde Viyana kapılarına kadar ilerlemiştir.

    Anadolu istikametine veya doğuya sefere çıkacak Osmanlı ordusu, İstanbul’dan Üsküdar’a geçermiş. Meydanda ilk yoklamalar alındıktan sonra emniyetli bir yürüyüş düzeni içinde Kartal, Gebze ve İzmit menzil noktalarına ilerlemeye başlanır. 

 

İkmal maddeleri

    Ordunun geçişi öncesi ileri menzil noktalarında her sınıf ikmal maddesi hazır bulundurulurmuş. Yürüyüş kolları bu menzil noktalarına ulaştıkça yeni birlikler katılır, intikal Anadolu içlerine doğru devam edermiş. Sefer emirlerinde “şark tarafına sefer mukarrer olduğunda (kararlaştırıldığında), Gekbuze (Gebze) ve Şumnu Çayırı menzillerine İstanbul Ağası tarafından altışar yüz çeki odun gönderile!” denilmektedir. 

    Kanunî Sultan Süleyman, Belgrad Seferi’ne çıkmadan önce Anadolu’dan toplanan 30.000 deve yükü zahireyi partiler ve konvoylar halinde İzmit-Gebze-Maltepe üzerinden Üsküdar Meydanı’na getirtmiş. Buradan ahşap gemilerle ve mavnalarla karşı sahile geçirterek Sofya’daki orduya teslim edilmesini sağlamış.  

    Kanuni’nin 1555 yılı Doğu Seferi’nin halka yüklediği harcamalar öncekilere oranla kat kat ağır olmuş. Gebze, Hendek, Sapanca, Düzce menzillerini işletenler bazı dönemlerde kolay kazanç elde etmeye çalışırlarmış. Bu şekil diğer menzillere de sıçrayınca hükümet tedbir almak zorunda kalmış. 

 

    “Umur-ı mühimme (önemli işler) ile geçen ulaklardan fazla ücret talebiyle şekavetkârane (haydutçasına) harekette bulunan menzil adamlarının behemehal (hemen) ibret olmak üzere haklarından gelinmesi” talimatı verilmiş. 

    Bu nizama uymayan İznik Menzilcisi Mustafa görevinden azledilerek şehirden kovulmuş ve yerine başka bir kişi görevlendirilmiş. 

 

Ulakların hareket tarzları

    Ulaklar (haber götüren), bir menzilden çıktığında yedek atını da yanına alarak çıkar, sonraki menzile geldiklerinde her iki hayvanının yemlenmesini ve dinlenmesini sağlarlarmış. Bu uygulama menzillerde görev yapan kişilerin azlığı, yaş durumu ve tesis yokluğu nedeniyle konaklamada kargaşaya ve yem temininde sıkıntıya yol açarmış. 

    Menziller arası trafikte mutlaka suistimal, kapkaççılık, hırsızlık ve uğursuzluk görülüyormuş. Bu tür hareketler Üsküdar’dan itibaren İzmit’e doğru yayılmaya başlamış. Bazı ulaklar, yabancı tüccarların denklerini daha Üsküdar menzilindeyken aşırmışlar. Hatta beygirleri kaçırırken engel olmaya çalışan menzil kethüdalarını bile dövmüşler. 

    Tatar ocağından kovulanlarsa Tatar elbisesi ve kalpak giyerek ulaklık yapıyormuş gibi menzillerdeki dingin ve besili beygirleri alıp Yenişehir, Selanik ve Sofya taraflarına kaçırırlarmış. Yapılan kontrollerde dikkati çekmemek için nakliye işi yapıyormuş gibi hareket ederlermiş.  Olayların sıçramaması için diğer menzillere uyarı yazıları yazılmış.

    Kâbe örtüsünü ve padişah hediyelerini götüren ‘surre alayı’ ile yanlarında çok eşya bulunduran hacıların başına bu türden bir iş gelmemesi için tedbirler alınırmış. 

 

  

  Hicaz’a gitmek üzere Topkapı Sarayı’ndan yola çıkan     Resimde Anadolu’daki menzil noktalarını takip eden  

     Sürre Alayı, önce Sirkeci’den Üsküdar’a geçer.                   Alay’ın Şam’da karşılanışı görülmektedir.

                                                               

    Hırsızlıklar nedeniyle beygir sayısında azalma olduğundan Üsküdar, Gebze ve Dilbaşı menzillerinin hem ödeneği arttırılmış hem de 200 adet beygir verilmek suretiyle takviyesi yapılmış. Bu arada Sapanca-Bolu civarlarındaki bazı menziller emniyetsiz görüldüğünden lağvedilmiş (kaldırılmış).                                                                           

    Sefer hali, atlı habercilerin yoğunluğu, sefirlerin ve paşaların Anadolu’ya geçişleri gibi haller nedeniyle yollarda yoğunluk arttıkça menzil sorumlusu ihtiyacı karşılayamadığına dair rapor gönderirmiş. Bu raporda ciddi oranda arpa sıkıntısı çekildiği belirtilir ve arpanın nakline müsaade edilmesi istenirmiş. Hatta İran seferi dolayısıyla menzillerin faaliyeti arttığından Üsküdar ve Gebze menzillerinden geçen ulakların fazla beygir sürücü ve yedek at istememeleri dahi emrolunmuş.      

Kaynaklar: Başbakanlık Osmanlı Arşivi

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam