Türkiye ekonomisinin dış ticaret karnesi, 2025 yılının Kasım ayında da kontrollü bir büyüme ile yapısal sorunların aynı anda sürdüğünü gösterdi. TÜİK ve Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle açıklanan geçici dış ticaret verileri, ihracatta sınırlı bir artışa işaret ederken, ithalattaki daha güçlü yükseliş nedeniyle dış ticaret açığının büyümeye devam ettiğini ortaya koydu.
İhracatta Artış Var, Ama İvme Zayıf
Genel ticaret sistemine göre ihracat, Kasım 2025’te geçen yılın aynı ayına kıyasla %1,3 artarak 22,5 milyar dolar seviyesine ulaştı. Bu artış, teknik olarak pozitif bir tablo sunsa da küresel talep koşulları ve Avrupa pazarındaki durgunluk dikkate alındığında oldukça sınırlı bir ivmeye işaret ediyor.
Ocak–Kasım döneminde ihracatın %3,6 artarak 247 milyar doları aşması, yıl genelinde ihracatçıların maliyet baskılarına rağmen üretimi sürdürdüğünü gösteriyor. Ancak bu artışın büyük ölçüde fiyat etkisinden mi yoksa miktar artışından mı kaynaklandığı sorusu hâlâ net değil. Özellikle imalat sanayinin ihracattaki payının %93’ün üzerinde kalması, üretim gücünün korunduğunu gösterse de katma değer sorunu varlığını sürdürüyor.
İthalat Daha Hızlı Artıyor: Asıl Sorun Burada
Kasım ayında ithalat %2,6 artışla 30,5 milyar dolar olurken, Ocak–Kasım dönemindeki artış %5,7 gibi daha yüksek bir seviyede gerçekleşti. Bu tablo, Türkiye ekonomisinin hâlâ ithalata bağımlı üretim yapısından kopamadığını gösteriyor.
Özellikle ara mallarının ithalattaki payının Kasım ayında %67,8 olması, sanayinin üretim için dış girdiye olan bağımlılığının sürdüğünü net biçimde ortaya koyuyor. Sermaye mallarının payı %15,3 ile sınırlı kalırken, tüketim mallarının %16,3’lük payı ise iç talebin hâlâ canlı olduğunu gösteriyor.
Enerji ve Altın Hariç Denge: Görece Daha Sağlıklı
Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç tutulduğunda tablo görece daha dengeli. Bu kapsamda ihracat %3,2, ithalat ise %6,0 arttı. Enerji ve altın hariç dış ticaret açığının 1,85 milyar dolar ile sınırlı kalması, esas sorunun enerji ithalatı ve değerli metal kalemlerinde yoğunlaştığını bir kez daha teyit ediyor.
Bu kalemler hariç tutulduğunda ihracatın ithalatı karşılama oranının %92 seviyesine yükselmesi, Türkiye’nin “çekirdek dış ticaret” açısından daha sağlam bir zemin üzerinde olduğunu gösteriyor. Ancak bu olumlu tablo, toplam dengedeki bozulmayı telafi etmeye yetmiyor.
Dış Ticaret Açığı Büyüyor: Yapısal Sorun Devam Ediyor
Kasım ayında dış ticaret açığı %6,3 artarak 7,98 milyar dolara yükseldi. Ocak–Kasım döneminde ise açık %12,6 artışla 82,7 milyar doları aştı. Daha dikkat çekici olan ise ihracatın ithalatı karşılama oranındaki gerileme:
- Kasım 2024: %74,8
- Kasım 2025: %73,8
Bu düşüş, ihracat artsa bile ithalatın daha hızlı arttığını ve dış dengenin bozulduğunu net biçimde ortaya koyuyor.
Ülke Dağılımı: Avrupa Hâlâ Merkezde
Kasım ayında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu. Almanya’yı Birleşik Krallık, ABD, İtalya ve Irak izledi. İlk beş ülkenin toplam ihracat içindeki payının %30,9 olması, Türkiye ihracatının hâlâ dar bir ülke grubuna yoğunlaştığını gösteriyor.
İthalatta ise Çin’in açık ara liderliği sürüyor. Çin’den yapılan ithalatın Kasım ayında 4,1 milyar doları aşması, Türkiye’nin Uzak Doğu’ya olan yüksek ara malı ve tüketim malı bağımlılığını bir kez daha ortaya koyuyor. Rusya’nın ikinci sırada yer alması ise enerji kaynaklı ithalatın dış ticaret açığındaki belirleyici rolünü pekiştiriyor.
Teknoloji Yoğunluğu: Zayıf Halka Değişmedi
Belki de verilerin en kritik bölümü burası. Yüksek teknolojili ürünlerin, imalat sanayi ihracatı içindeki payı Kasım ayında sadece %3,1. Ocak–Kasım döneminde bu oran %3,6. Buna karşılık, yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ithalatındaki payı %12’nin üzerinde.
Bu tablo, Türkiye’nin yüksek teknolojiyi ithal eden, düşük ve orta teknoloji ihraç eden yapısının hâlâ değişmediğini gösteriyor. Uzun vadede dış ticaret açığının kalıcı biçimde düşürülebilmesi için asıl kırılması gereken eşik tam olarak burası.
Özel Ticaret Sistemi de Aynı Hikâyeyi Anlatıyor
Özel ticaret sistemine göre açıklanan veriler de genel tabloyu teyit ediyor. Kasım ayında ihracat sınırlı artarken ithalat daha hızlı yükseliyor, dış ticaret açığı %12 artışla 8,9 milyar dolara yaklaşıyor. Karşılama oranının %70’e kadar gerilemesi, iç talep ve ithalat baskısının sürdüğünü gösteriyor.
Genel Değerlendirme
Kasım 2025 dış ticaret verileri, Türkiye ekonomisinin üretim kapasitesini koruduğunu, ancak katma değer, teknoloji ve enerji bağımlılığı sorunlarını henüz aşamadığını ortaya koyuyor. İhracattaki artış olumlu, ancak ithalat daha hızlı arttığı sürece bu kazanım dış ticaret dengesine yansımıyor.
Önümüzdeki dönemde;
- Yüksek teknolojili ihracatın payının artırılması,
- Enerji ithalatına bağımlılığı azaltacak yapısal adımlar,
- Ara malı üretiminde yerli kapasitenin güçlendirilmesi
Olmadan dış ticaret açığında kalıcı bir iyileşme beklemek zor görünüyor.