I. Bölüm
*Kitap, Kanunî’nin Zigetvar Seferi üzerine yazılmış. Kurgulamalar var; ama kesinlikle Macar belgelerine dayalı…
*Kalede savunma yapacak olan ast komutanlarla Macar Beyi Balint Török, gayet mağrur ve onurlu şekilde tasvir edilmiş.
*Osmanlı topçusunun kuşatmanın ilk günlerinde orta çapta toplar kullandığı, büyük sepetleri toprakla doldurup topları karşı tarafın ateşinden korumak için set oluşturmaları önemli bir paragraftır. Başlangıçta dört topla ve seyrek şekilde icra edilen atıştan kale duvarlarının pek zarar görmemesi gayet doğaldır.
*Top güllelerine direnen dolgu duvarların çubuk örgüleri zamanla dökülüyor ve gülleler killi toprağa nüfuz eder hale geliyormuş.
*Kaleden Osmanlı topçu mevzilerine yapılan atışlarda pek isabet kaydedilemediği belirtiliyor.
Macar topçusunun ilginç uygulaması, katapult ile attıkları taş güllelerin Osmanlı karargâhının gerisinde kargaşa ve paniğe neden olduğudur.
*Mevsimin soğuk olduğu birkaç yerde vurgulanmaktadır. Agoston Bata isimli casusun Osmanlı ordugâhına gizlice girmiş ve topladığı bilgileri Zigetvar beyine takdim etmiş olması takdire değerdir.
II. Bölüm
*12 Ağustos 1554. Kral Ferdinand, Laszio Kerecseny’yi Zigetvar’ın yeni komutanı olarak tayin ediyor. Bu tarihlerde kalede veba salgınından ölümler artıyor. Komutanlık konağından çıkan Petrus Tinodi’ye Miklos,
---Her şey Tanrı’dan… Bu sekiz asker şifahanede öldüler, dedi. Petrus ise,
---Halktan da beş kişi, diye ekledi.
---Eğer böyle giderse saygıdeğer peder, Türklere çok iş kalmaz. Çok geçmeden içinde rahatça dolaşabilecekleri boş bir kale bulacaklar…
O sırada iç kalenin tepesindeki çanlar çalmaya başlar. Askerler sokaklara çıkıp kapılara koşarlar. Petrus, “bugün defnetmek uygun olmayacak galiba?” der.
---Kesinlikle saygıdeğer peder, zira sağ kalanlar kısa sürede kendilerini Konstantinopolis esir pazarlarında bulabilirler. (Tabutları göstererek) Bu müminler ise bekleyebilirler.
Değerlendirmeler
Osmanlının Macaristan’a girişiyle birlikte Macarların ikiye bölündüğü, Osmanlı yanlılarının kendi imkânlarıyla Osmanlı saflarında mücadelelere katıldıkları, Osmanlı karşıtlarının da direndikleri bir vakadır, tıpkı Anadolu’nun ve İstanbul’un işgalinde olduğu gibi…
Kanuni’nin hasat zamanı Zigetvar’ın ele geçirilmesi emrini verdiği… Zigetvar Kalesi komutanlarının kalede defnedildikleri…
Zigetvar Kalkanları isimli tarihi roman 446 sayfa… Yazarı Csaba Ujkery, 2005-İstanbul basımlı. Macarcadan Türkçeye çeviren: Dr. Erdal Şalikoğlu
Macar etkinlikleri
Yaklaşık üç yıldan beri Macar Konsolosluğu’nun himayesinde Macar Kültür merkezi tarafından yapılan etkinliklere katılıyorum. Belki de Osmanlı tarihi içinde en çok temasta olduğumuz bir millettir Macarlar…
9’uncu yüzyıldan itibaren Macarlar tarih sahnesinde görülmeye başlamışlardır. Muhtemelen dört boyun birleşmesiyle oluşmuş olan bugünkü Macar topluluğu 150 yıl kadar Osmanlı hâkimiyetinde kalmıştır.
Macarlarla ilişkilerimiz, Rumeli beylerbeyi İbrahim Paşa’nın 23 Nisan 1526’da Belgrad’a varmasıyla başlamıştır. Bosna beyleri tarafından Sirem mıntıkasındaki kaleler alınmış, İyluk ve 11 kale daha alındıktan sonra Drava Nehri kenarındaki Ösek (Eszek) Kalesi de elde edilmiştir.
İlk Macar Seferi
Muharebeler 29 Ağustos 1526 günü Mohaç’ta başlamıştır. Farklı bir plan uygulayan Osmanlı ordusu, Macar süvarilerini yarım ay şeklinde çekilme düzeni içine alarak yanlardan vurmayı kararlaştırmıştı. Bu girmenin biraz fazla olduğu aşikârdır. Macar Fedaî Müfrezesinin Komutanı Markzali, emrindeki kuvvetle padişahın otağına kadar yaklaşmıştır.
Padişahın üzerine yağdırdıkları oklardan birkaç tanesinin Sultan Süleyman’ın zırhına isabet ettiği, buna rağmen padişahın yerinden kımıldamadığı kaynaklarda belirtilmiştir. Bu muharebenin sonunda Macar ordusu yenilmiş, 23 veya 24 yaşındaki kralın ölüsü bataklıkta bulunmuştur. Macarlarla ilk temasımız böyle başlamış.
I. Dünya Savaşı’nda Avusturya-Macaristan İmparatorluğu olarak adını duyuran Macarlara yardım amacıyla Osmanlı devleti Galiçya’ya bir kolordu (15’inci Kolordu) göndermiştir. Rusların saldırısı 28 Ocak 1917 günü başlamış, 3 Mart 1918 günü imzalanan Brestlitovsk Antlaşması ile sona ermiştir. Kolordunun zayiatı 45 subay ve 5.000 erdir.