SON DAKİKA
reklam
reklam

Afrin ve muhtemel harekât

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 23 Ocak 2018, Salı - 10:00   Okunma Sayısı:

Afrin hakkında kısa bilgiler
Afrin, 2011’de Suriye’de başlayan iç savaşla birlikte 2012 yılından beri YPG kontrolünde, Halep’e bağlı ilçedir. 7 kasabası ve 365 köyü vardır. 40 bin civarında olan nüfusu Suriye iç savaşının yarattığı göçler nedeniyle kat be kat artmıştır. 
Afrin’de önemli ölçüde zeytin, zeytinyağı ve meyve üretimi yapılır… PKK, kendi elemanları için bu kaynaklardan istifade ettiği gibi eleman teminini de bu ilçeden sağlamıştır.  Burada yuvalanan terör elemanları uzun menzilli makineli tüfekler (doçka uçaksavarlar) veya dik mermi yollu silahlarla (havanlar) Türkiye’ye taciz atışları yapmakta ve hatta fırsat buldukça sızmaktaydılar.

Nüfus yapısı
Nüfusun yarısını Arapların oluşturduğu Afrin’de, kalan yarıyı ağırlıklı olarak Kürtler ve bu yarının % 8’ini de Türkmenler teşkil eder. Yaklaşık 12.000 civarında olan terörist sayısı bugün için 30 bini aşmış durumdadır.
Afrin, Mezopotamya Vahası’ndan Akdeniz’e uzatılmak istenen terör koridorunun en batı ucunda ve Türkiye’nin rahatlıkla kontrol edebileceği bir yerdedir. 

Buraya yapılacak harekât ABD’ye ne kazandırır?
1.ABD başardığı takdirde;
   a. Bölgede stratejik avantaj sağlar,
   b. NATO içinde konumu daha da güçlenir.
2.Rusya’ya karşı avantaj elde eder,
3. Bölgede kendisine sadık yeni müttefikler kazanır…
Çözüm bulunamazsa (ABD’nin başarısızlığı halinde)
1.Suriye’de savaşın tırmanma derecesi artar,
2.NATO’nun lider ülkesi ABD’nin müttefikleriyle ve Türkiye ile ilişkileri bozulur. Nitekim başlangıçta gayet dayatıcı bir tavır takınan ABD, çark eder göründüğü demeçleriyle algı kirliliğine düşmüş, Almanya ise Türkiye’nin yanında yer alan bir görünüm sergilemeye başlamıştır. 
3.Türkiye’de halen 4,5 milyon civarında göçmen bulunmaktadır. Bu sayının daha da artacağı kaçınılmaz olacaktır.

Rusya
Afrin’deki terör unsurlarına yönelik operasyon sonrasına ilişkin olarak Rusya’nın bu bölgenin İdlib veya Fırat Kalkanı prosedürüne dahil edilmesine sıcak bakmadığını öne süren diplomatik kaynaklar, onun yerine kentte yerel bir yönetim veya bölgenin rejime terk edilmesini istediğini belirtiyor. 
Fırat Kalkanı Harekâtı’nda Suriye’deki DEAŞ güçlerinin temizlenmesinin ardından sıra Afrin operasyonuna geldi. Türkiye’nin ise Afrin’in, Rusya ile birlikte üzerinde uzlaşı sağlanan bir yönetim modeli ile yönetilmesinden yana olduğu ileri sürülüyor. Rusya, şimdilik sessiz; çünkü Afrin’de askerleri var. Türk tarafından topçu atışının başlamasıyla birlikte Rusya askerlerini daha güneye çekmiştir. 
NATO’da ABD ve Almanya
Türkiye, diplomatik kanalları çalıştırmaktadır. ABD’den bilgi istenmekte, Rusya ile koordinasyon yapılmaktadır. AB, devreye girmesi konusunda zorlanmaktadır. Nihayet AB’den ilk ses gelmiş ve “ABD’nin yaptığı yığınaklanmadan kendilerine bilgi verilmediği” beyan edilmiştir.

Son tahlil
Durum daha neler gösterecek ve işler nereye varacak bilinmez; ama Türkiye gösterdiği kararlılıkla dahi kazanmıştır. Gelinen noktadan itibaren gerek ABD’nin gerekse Rusya’nın kendi aralarında anlaşıp başka istikamet ve hususlara yönelmemeleri halinde Türkiye yeni avantajlar else edecektir.
Bugün için Afrin tarafından Türkiye’nin köylerine ve karakollarına yapıla taciz ateşleri cılız kalmış olup tamamen kesilmesine ve etkisinin azalmasına az kalmıştır. 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam