Paylaşmış olduğu bilgilerden dolayı Sn.Erol Altunoğlu hocamıza teşekkürlerimizi iletiyoruz.
×××××××××××××××××××××××××××××××××
Salgın sonrası dünya ekonomisi kabuk değiştirirken, kalkınmanın anahtarının artık sadece merkezî yönetimlerde değil, yerel yönetimlerin vizyonunda saklı olduğunu görüyoruz.
Şehirlere akın eden, toprağına küsen köylümüzü yeniden üretimin öznesi yapmak için belediyecilikte artık "vites büyütme" zamanı geldi.
Belediyelerimiz sadece yol ve park yapan kurumlar olmanın ötesine geçmeli; birer "ekonomik tasarımcı" gibi hareket etmelidir.
Yerelde üretilen her ürünün pazar araştırması yapılmalı, dijital dünyanın imkanları kullanılarak çevrim içi pazaryerleri kurulmalıdır.
Üreticimize standart eğitimi verip, onları sertifikalı ve tescilli hale getirmek, "merdiven altı" algısını kırıp "güvenilir marka" algısını inşa edecektir.
Bu modelin başarılı örneklerini dünyanın dört bir yanında görmek mümkün.
Avrupa (İtalya/Fransa): "Coğrafi İşaret" sistemini belediyeler ve yerel birlikler o kadar sıkı tutar ki, bir köyün peyniri tüm dünyada lüks restoranların menüsüne girer.
Asya ve Uzak Asya (Japonya): "Bir Köy, Bir Ürün" (OVOP) hareketiyle, her köy tek bir üründe uzmanlaşmış ve bu ürünler belediye desteğiyle küresel markalara dönüşmüştür.
Amerika: Yerel çiftçi pazarlarının dijital lojistik ağlarıyla birleşmesi, küçük aile işletmelerinin dev zincir marketlere muhtaç kalmadan büyümesini sağlamıştır.
Afrika ve Avustralya: Kuraklıkla mücadele eden bölgelerde yerel tohumların tescillenmesi ve soğuk hava depolarının belediye eliyle yönetilmesi, göçü durdurup tersine çevirmiştir.
Ham maddeyi olduğu gibi satmak, kârı başkasına bırakmaktır.
Belediyeler; yabani bitki envanterini çıkarmalı, soğuk hava depoları kurmalı ve en önemlisi o ham ürünü işleyecek katma değerli süreçleri yönetmelidir.
Bir meyveyi sadece dalından koparıp satmak yerine, onu paketlenmiş bir kurutulmuş meyveye veya kozmetik bir ürüne dönüştürmek, köylümüzün refahını katlayacaktır.
Bu bir hayal değil; gelişen lojistik ağları sayesinde artık üretim ile teslimat arasındaki mesafe hem kısaldı hem ucuzladı.
Aile içinde başlayan bu üretim seferberliği, çok kısa sürede ek istihdam yaratacak, hatta ihracat kapılarını aralayacaktır.
Sorumluluğu sadece merkezi hükümete bırakmak kolaycılıktır.
Yerel yönetimler, toprağımıza ruh ve vizyon katarak bu ekonomik hamlenin öncüsü olmalıdır.
El birliğiyle, yerel tohumumuzun bereketini küresel pazara taşıma vaktidir.