SON DAKİKA
reklam
reklam

Arşiv bilgilerine dayanarak Kartal hakkında bir değerlendirme

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 19 Ocak 2026, Pazartesi - 11:21   Okunma Sayısı:

Kartal İlçesi, Kocaeli Yarımadası’nın güneybatı kesiminde yer alır. Doğusunda Pendik, batısında Maltepe, kuzeyinde Sultanbeyli ve Sancaktepe ilçeleri, güneyinde ise kıyı kenar uzunluğu yaklaşık 8553 m. olan Marmara Denizi ile çevrilidir. İlçe, yüzölçümü Aydos Ormanı dahil Kartal Merkezi 39.73 km2 dir. İstanbul´un en yüksek tepesi olan 573 m. yüksekliğindeki Aydos Dağı kısmen Kartal ilçesi sınırlarında bulunmaktadır.

 

Tarihçe
Kartal Bizans İmparatorluğu döneminde 6’ncı yüzyıl başlarında "Kartalimen" isminde küçük bir balıkçı köyü olarak kurulmuştur. "Kartal" adını ilk defa sahilde balık avlamak için gelip buraya yerleşen "Kartelli" isminde bir balıkçıdan almıştır. Bizans zamanında, liman önemi taşıyan bu beldeye "Kartalimen" denildiği de bilinmektedir.  

1080-1083 yıllarında bütün Anadolu´yu alan Selçuklu Sultanı Süleyman Şah tarafından Pendik, Kartal ve Maltepe´nin fethedilmesinden sonra bu hükümdarla zamanın Bizans imparatoru arasında Dragos Çayı hudut olarak belirlenerek 1084 yılında bir antlaşma yapılmış ve Süleyman Şah bu hududun dışına çıkmamayı taahhüt etmiştir. Bu çay bugünkü Maltepe´nin batısında Maltepe ile Kartal arasında sınırı teşkil eden ve Dragos tepesinin yanından geçerek denize dökülen küçük bir sudur. İşte Anadolu´da Türklerle Bizanslıların ilk hududu bu anlaşma ile tespit edilmiştir. Kartal, 1400 yıllarında Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılmıştır.

Kartal´da ilk vapur iskelesi 1857 yılında inşa edilmiştir. O dönemlerde küçük bir yerleşim mahalli olarak kalan Kartal, 1873´te Haydarpaşa-Pendik banliyö hattının açılmasından sonra nispeten hareketlenmeye başlamıştır. 1908´de Meşrutiyetin ilanına kadar Üsküdar Mutasarrıflığına bağlı Sancak olarak idare edilmiş, bu tarihten sonra İstanbul iline bağlı bir ilçe olmuştur.

1947´de Kartal ve çevresinin sanayi bölgesi olarak belirlenmesiyle, ilçenin nüfusu ve üretimi artmıştır. Halen İstanbul içindeki en önemli ticaret ve sanayi bölgelerinden biridir. Kartal İlçesi yerleşim bölgesi olarak verimli topraklara sahiptir, yeraltı memba suları azımsanmayacak kadar fazladır. Ayazması meşhurdur ve İstanbul´un balkonu sayılabilecek Yakacık gibi bir tabiat harikasına sahiptir. Bu tarihî ve kültürel zenginlikleri ile oldukça göz kamaştırıcı bir ilçedir.

 

Kartal’ın yıllara göre kronolojisi

-1755’de Adalara bağlı bir nahiye (İstanbul Külliyatı Shf. 78)

-1757’de Üsküdar Kazasına bağlı bir nahiye (İstanbul Külliyatı Shf.119)

-1850’de İzmit Sancağına bağlı bir kaza (Osmanlı Arşivi, 15288 no.lu vesika)

-1854 (İstanbul Şehremaneti dışında şehir harici sayılıyor (İstanbul Külliyatı , Shf.45)

-1861 Vilayet Nizamiyesiyle Üsküdar’a bağlı kaza merkezi (Osmanlı Devleti Taşra Yönetimi, Yrd. Doç. Dr. Bekir Parlak)

-1866 yılında Kartal, Kordon Kazaları adı verilen Kaza-i erbaadan sayılır. (İstanbul Külliyatı, Shf.47)

-1869 yılında Dersaadet Belediye İdaresi Nizamnamesi ile İstanbul ve üç belde, on dört daireye ayrılmış, buralarda Belediye teşkilatı kurulmasına karar verilmiştir. Bunların dördünde teşkilat kurulabilmiş ancak personel ve ödenek yokluğundan kapanmışlardır. Bu on dört dairenin içinde Kartal yoktur. (İstanbul Külliyatı Shf.41)

-1870 yılında çıkarılan bir nizamnameyle Kartal bir Kaymakamlık olarak teşkil edilmiştir. (İstanbul Külliyatı, Shf.47)

-1871 Vilayet Nizamnamesi gereğince Kartal`da Belediye kuruldu. (Osmanlı devletinde taşra yönetimi Yrd. Doç. Dr. Bekir Parlak Shf.4) Kartal’ın ilk belediye reisi Yasin Ağa’dır. (Türk Belediyeler Birliği Arşivi)

-1872 yılında Kartal’da bulunan Belediyenin bünyesinde bir belediye tabibi bulunduğu açıklanır. (Osmanlı Arşivi, 171 no.lu vesika)

-1877 yılında İstanbul dahilinde 20 adet belediye dairesi kurulmasına karar verilmiş, ancak bunlar da ödenek yokluğundan faaliyet icra edememişlerdir. Bu yapılanma Kartal İlçesini kapsamaktadır. (Osmanlı Devleti’nde Yerel Yönetimler. Doç. Dr. Tarık Vural, İdare Dergisi Shf. 187)

-1881 yılında tekrar on dört adet belediye dairesi kurulmuş birer reis tayin edilmişse de bunlar da kapanmaktan kurtulamamıştır. (İstanbul Şehremaneti, Shf.197)

-1888 yılında Kartal Kazası İstanbul Şehremaneti sınırlarına mülhak olmuştur. (İstanbul Külliyatı Shf.47)

-1908 yılında on adet belediye dairesi yeniden teşkil etmiştir. (İstanbul Külliyatı, Shf.43)

-1912 yılında geçici bir kanunla İstanbul’da 9 daireden oluşan yeni bir yapılanmaya gidilmiştir. (İstanbul Külliyatı, Shf.45)

-1912 yılında Dersaadet Belediye Kanunu’nun icra-i tatbike konulmasıyla Adalar ve Beykoz da Devari-i Belediye teşkil olunmuştur. Yine aynı tarihte Kartal Kazasında yapılan belediye seçimiyle Kadri Bey reis olarak seçilmiştir. (Osmanlı Arşivi, 39 no.lu vesika)

-1913 yılında Dersaadet Belediye Teşkilatı Kanunu belediye dairelerini kaldırmış, tek bir belediye dairesi ve 9 idare şubesi kurulmuştur. (Tanzimattan Cumhuriyete Yerel Yönetimler, Prof. Dr. İlber Ortaylı)

-1915 yılında Kartal’a İstanbul Belediyesi Rüsum vergileri hakkındaki kanun teşmil edilmeyeceği açıklandı. (Osmanlı Arşivi 40 no.lu vesika) Ancak seçimlerle ilgili teftiş hakkının İstanbul’da olduğu belirtiliyor. (Osmanlı Arşivi, 174 no.lu vesika)

-1916 yılında Kartal kaza merkezine bağlı Yakacık köyünde belediye teşkili uygun görülmüştür. (Osmanlı arşivi, 1 no.lu vesika)

-1922 yılında Kartal’da Belediye seçimleri yapılır. (Osmanlı Arşivi 93 no.lu vesika)

-26.08.1937 tarihinde Kartal Belediye Reisliği makamı, Kartal Kaymakamlığının uhdesine verilir. (Cumhuriyet arşivi, 7307 no.lu vesika)

-16.03.1943 tarihinde Kartal Belediye Reisliğinin Kartal Kaymakamlığı uhdesine verilmesine dair düzenlemeye son verilir. (Cumhuriyet arşivi, 19569 no.lu vesika)

 

Önemli bir konu

Bulgarların iyi ve kolay asker yetiştirmek için ve yüzme talimi yaptırmak için Sofya’da yeni bir cemiyet kurmaları üzerine I. Dünya Savaşı yıllarında Piyade Mekatib-i Müfettişliği, bünyesindeki Terbiye-i Bedeniyye Mektebi’nin müstakil olması, yüzme talimlerinden istifade edilmesi için sahile yakın bir yerde bulunması ve kadrosunun arttırılması gerektiği hakkında Ordu Dairesine yazılar yazılmıştır. 

Türkiye’de aynı yıllarda üç büyük kulüp spor tesislerine ve Kartal Yüzme Havuzu, Tekel Yüzme Havuzu, Pendik Yüzme Havuzu gibi havuzlara kavuşmuş, 2008 yılından itibaren olimpik nitelikte Hasan Doğan Yüzme Havuzu ile klas yüzücülerle havuz sporlarında sesini duyurabilmiştir.

Bu yarışmalardan birisi de 20 Aralık 2025 tarihinde tertiplenmiş ve 71 yaşındaki E. Kurmay Albay Mehmet Yücebilgiç kendi kategorisinde birinci olmuştur.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam