Podima’ya gönüllü birliğin çıkarılması
6 Şubat 1913 günü 50 gönüllü Berefşan’a, 40 gönüllü de Draç torpidobotuna bindirildi. Saat 23.00’te gemiler Podima (Şimdiki Yalıköy, Saray ilçesinin doğusunda Karadeniz kıyısında) önüne geldiler. Gönüllü askerler takalara bindirilerek kıyıya sevk edildi. Gece karanlığı nedeniyle çıkacakları kıyı kesimini bulamadıkları için tekrar gemilere döndüler.
Yüzbaşı Arslan, aldığı görevi başarmakta israrlıydı. 07 Şubat günü saat 07.00’de kasabanın güney kıyısına tekrar çıkmaya teşebbüs edildi. Gönüllü birliğinin 40 kişilik grubu Podima’yı işgal etti. Diğer 50 kişilik grup Karacaköy’e doğru ilerlemeye başladı. Bu grup gemlerin destek ateşinin dışına çıkmıştı. Karadaki harekât üç saati bulunca Bulgarlar karşı taarruza geçtiler. Müfreze komutanı gemilere dönme talimatı verdi.
Bu ana kadar 1 şehit 17 yaralı veren müfreze, 17 erlik bir bölümünü düşmanı oyalamaya ayırarak takalara bindi ve gemilere döndü. Takalar bir daha geri dönemeyince 17 kişilik grup Podima’da kaldı. Berefşan torpidobotuna çıkan erler arasında yaralı çoktu. Gemiden atılan bir mermi kıç tarafta patlayınca mürettebattan bir er ile Gönüllü Müfrezesinden bir er şehit oldu.
Şarköy çıkarması
Şarköy’e çıkarma yapılması askeri nedenlerle düşünülmüş olmakla birlikte hükümetin kararı üzerine çıkarma tarihi öne alınmıştı. Başkumandanlık Vekâleti, 6 Şubat 1913 günü saat 17.00’de çıkarma emrini vermiştir. Harekâtı 10’uncu Kolordu Komutanlığı, Çanakkale’deki Mürettep Kolordu ile yapacaktı.
Çıkarmanın 8 Şubat 1913 günü saat 05’te yapılması kararlaştırıldı. İstanbul, İzmit, Bandırma ve Erdek’ten yükleme yapan gemiler, 8 Şubat 1913 günü saat 05.00’te Şarköy-İnceburun kıyısının 15 mil açığında toplanacaklardı. Yüklemeler tam zamanında yapılamayınca donanma komutanı harekâtı bir gün sonraya erteledi.
Ertesi gün gemiler aynı hatta toplandılar. Kıyıya bir öncü birliği çıkarılması gerekiyordu. Üç tabur ile bir makineli tüfek bölüğü hazırlanmış; ancak çıkarma araçlarının yetersizliği, denizin dalgalı ve kıyının sığ oluşu gibi nedenlerle tekneler tam kıyıya ulaşamadan karaya oturdu.
Kara erleri, deniz erlerinin sırtında taşınarak kıyıya çıkarılabildi. (Kıyı detaylı bir keşifle incelenmemişti.) Tombazlarla iskele yapılmaya çalışıldı. Dalgalar tombazların içine giriyor ve istenen sonuç alınamıyordu. Zorlukla saat 15.30’da kıyıya ancak 1 tabur ve 1 makineli tüfek bölüğü çıkarılabildi.
Şarköy’ün boşaltılması
Çıkarma teknelerinde bekleyen askerler Bulgarlar için birer hedef oluşturuyordu. Bu arada Kolordu Komutanlığı ile Başkumandanlık Vekâleti arasında sert tartışma ve yazışmalar cereyan ediyordu. Olaya Harbiye Nazırı da müdahale edince Şarköy’ün boşaltılması kararlaştırıldı. 10 Şubat 1913 günü saat 01.30’da birlikler tekrar gemilere bindirildi.
Çıkarma sırasında gemilerden atılan mermi durumu şöyledir: 15’lik top 22 adet, 12’lik top 156 adet, 10,5’luk top 559 adet, 8,8’lik top 382 adet…
Rus ataşesinin gelişi
Bu konu “…Rus kara ataşe yardımcısının fakir halka para dağıtmak amacıyla Şarköy’e geldiği…” şeklinde geçmiştir.
Başkomutanlık Vekâleti Marmara Denizi Müfreze Komutanına verdiği emirde “…Bulgarlar tarafından kayıklarla Mimarsinan bölgesine yapılan kaçak erzak naklinin kesinlikle men edilmesini…” belirtmiştir.
Okmeydanı Telsiz İstasyonu, Boğaz civarında bulunması muhtemel Rus harp gemilerinin mutad şartlar dışında bile Osmanlı telsiz muhaberesini bildirmiştir.
Bir gece evvel Osmanlı deniz kuvvetlerinin yoğun bir telsiz muhaberatı olmuştur. Yunan donanması, Osmanlı deniz kuvvetlerinin büyük çaplı deniz harekâtı yapacağı kanaatine varmıştır.
Hamidiye kruvazörünün aldatma taktikleri
Hamidiye kruvazörü, 14-15 Ocak 1913 gecesi Ege Denizi’ne açılmak için şu taktik aldatma prensibini uygulamıştır: Gündüzden Kepez Koyu’na girecek, güvertesinde suni bir yangın çıkardıktan sonra durumunu açık telsizle Donanma Komutanlığına bildirecek ve gecenin karanlığından faydalanarak Ege Denizi’ne intikal edecekti.
Geminin harekât ve muhaberesinde Yunan donanmasını aldatmak ve Yunan kuvvetlerini yanlış istikametlere sevk etmek maksadıyla bazı telsiz hileleri hazırlanmıştı. Telsizlerde Hamidiye yerine imza olarak “Foks” kelimesi kullanılacak, İzmir limanı telsizlerde Marmaris olarak şifrelenecekti.
Brendizi’nin enlem ve boylamı İskenderiye, İskenderiye’nin enlem ve boylamı da Brendizi olarak bildirilecekti (Hamidiye Komutanı Hüseyin Rauf). Düşman denizaltıları direk uçlarına bakarak rota tayin eder ve hücuma geçerler. Bu özellikleri bilinerek gözetleme yapmak ve görüldüğünde batırma esastır.
Yunan donanmasını baskına uğratmak için Osmanlı donanmasının Yunanlara karşı taarruzdan vaz geçtiği izlenimini vermek üzere Donanmayı Marmara Denizi’nden çekmek ve talimle meşgul etmek, su ve kömürünü tamamladıktan sonra ansızın Boğaz’dan çıkarmak gibi aldatıcı tedbirler de uygulanmıştır.
Zamanın harp gemilerinin kömürlü olması nedeniyle Boğaz üzerinde görülen yoğun dumanlar Osmanlı Deniz Kuvvetlerinin denize çıkmakta olduğunu yansıttığından kazan ısıtma işlemlerini sis ve gece karanlığı gibi zamanlarda yapılmasına veya zaman zaman da sahte dumanlar yaratılarak yanıltma yapılmasına çalışılmıştır.
Terkos su bendlerinin tahribi her zaman için endişe yaratmıştır. Çatalca bölgesindeki muharebelerde Midye (Kıyıköy) ve İğneada üzerinden yapılacak bir çıkarmaya karşı Osmanlı ordusu çok tedirgin olmuştur.