SON DAKİKA
reklam
reklam

Uçak ve Arı

Köşe Yazarı: Erol Altunoğlu   Eklenme Tarihi: 30 Ocak 2026, Cuma - 12:58   Okunma Sayısı:

 

Bir ülkenin bağımsızlığı denilince aklımıza hemen sınırları koruyan güçlü ordular, modern jetler ve teknolojik savunma sistemleri gelir. 

 

Kuşkusuz, semalarımızda uçan yerli ve milli uçaklarımızın sayısı, dosta güven düşmana korku veren bir gurur tablosudur. 

 

Ancak tam bağımsızlık madalyonunun bir de diğer yüzü vardır. 

 

Toprağımızdaki bereket ve havada uçan arılarımız.

 

Askeri güç bir ülkeyi dış tehditlere karşı ayakta tutar; fakat bir ülkeyi asıl diz çöktüren şey, kendi halkını besleyemez hale gelmesidir. 

 

İşte bu noktada arıların kanat sesleri, en az jet motorlarının gürültüsü kadar hayati bir önem kazanır.

 

Neden mi?

 

Doğanın en çalışkan işçileri olan arılar, sofralarımıza gelen ekmeğin, meyvenin ve sebzenin gizli mimarlarıdır. 

 

Arıların olmadığı bir coğrafyada tarım durur, bitkisel üretim çöker ve gıda krizi baş gösterir. 

 

Bir ülke, en modern silahlarla donatılmış olsa bile, buğdayını dışarıdan alıyor, ekmeğini başkasının elinden bekliyorsa; olası bir savaş veya kriz anında ilk darbeyi midesinden alır.

 

Tarih bize göstermiştir ki; lojistiği ve gıdası kesilen bir kale, çarpışarak değil, açlıkla teslim alınır. 

 

Kendi kendine yetemeyen, toprağını küstüren ve doğasını koruyamayan bir toplum, ekonomik ve siyasi olarak esarete mahkûm kalır.

 

Sonuç olarak;

 

Milli güvenlik sadece sınır hatlarında değil, aynı zamanda tarlada, kovanların başında ve ormanların derinliklerinde başlar. 

 

Gökyüzünde ne kadar uçağımızın uçtuğuyla ne kadar gurur duyuyorsak, o uçakların koruduğu vatan toprağında kaç arının uçtuğuna da o kadar dikkat etmeliyiz.

 

Çünkü ekmeğine sahip çıkamayanlar, eninde sonunda hürriyetini de kaybederler. 

 

Gerçek zafer, güçlü bir savunmayı, sarsılmaz bir tarım ve gıda bağımsızlığıyla taçlandırmaktır.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam