SON DAKİKA
reklam
reklam

TORPİL: ALTININ TAŞ, TENEKENİN MÜCEVHER OLDUĞU BİR DÜZENİN ADIDIR

Köşe Yazarı: HAKAN MUHTAR   Eklenme Tarihi: 3 Şubat 2026, Salı - 11:52   Okunma Sayısı:

 

Torpil nedir ve niçin vardır?

 

Torpil, bireyin kişisel yeterlilikleri ve performansından ziyade; babası veya dedesi gibi yakınlarının sahip olduğu nüfuz, siyasi güç ya da kariyer konumları nedeniyle avantaj elde etmesi olgusudur. Bu olgu, çoğu zaman yeteneksiz, beceriksiz, tembel ve atıl bireylerin sistem içinde yer bulabilmesini sağladığı için ortaya çıkmakta ve varlığını sürdürmektedir.

 

Bazı torpilliler ise, yalakalık, karakter ve kişiliksizlik veya birinin sevgilisi ya da oynaşı olması nedeniyle, değersizken değerli muamelesi görür.

 

Bazen hayat adaletsizdir, bazen ise “torpil” hayatın şakacı ama acı tarafıdır. Bir bakarsınız, altın gibi değerli bir insan sırf kapıyı geçmek için bir kağıt imzaya muhtaç, diğer yandan parlak teneke gibi sıradan görünen birinin önü açılmış. Torpil, sistemin gözünü kapatıp birini diğerinin önüne fırlattığı küçük ama etkili bir silahtır.

 

Torpil, iş hayatında, eğitimde, hatta sıradan sosyal ilişkilerde bile hayatımızı şekillendirir. Bazen farkında bile olmadan torpile maruz kalırız; bazen biz veririz, bazen de alan oluruz. Ve işin matrak tarafı: çoğu zaman buna “adalet” diyen de çıkar.

 

KİMİN ALTINI TAŞ, KİMİN TENEKESİ MÜCEVHER?

 

Evet, bakın işte hayatın en acımasız eşitsizliği burada. Biri altın olduğu halde kaldırım taşı muamelesi görüyor: yetenekli, çalışkan, dürüst… ama torpil yok. Diğeriyse parlak teneke olmasına rağmen mücevher muamelesi görüyor: belki yeteneksiz, belki sorumsuz ama arka kapıdan içeri girmiş.

 

Burası tam olarak “hayatın saçma sapan mizahı” kısmı. Gözünüzü kapatıp şöyle hayal edin: bir iş görüşmesi… salon dolu, herkes heyecanlı. Sırada kimler var? Biri yılların emeğiyle hazırlanmış, diğeri ise “tanıdığı var” diyerek salonu geçiyor. Ve bunu gülümseyerek izleyen sistem… işte tam burada torpil, hayatın çılgın bir şakası gibi çıkar karşımıza.

 

 TORPİLİN MATRAK YÜZÜ

 

Ama gelin burayı matrak boyuta taşıyalım. Torpil olmasa hayat ne kadar sıkıcı olurdu değil mi? Bazen öyle komik anlar yaratıyor ki insanın gülmeden edemediği türden:

 

* Patron “Referansın yok mu?” diye soruyor, bir arkadaş sırıtıyor: “Var, babam patronun eski golf hocası.”

* Sınavda bir kişi “Hocaların arkadaşıyım” diyerek en yüksek notu alıyor, sınıftaki diğer öğrenciler ders kitabını açıyor hâlâ.

* Müdür “Sizden en çok kim sorumluluk alabilir?” diye soruyor, torpilli aday hemen elini kaldırıyor, diğerleri sessiz.

 

Matrak tarafı bu: torpilin varlığı, çoğu zaman kuralların gülünç şekilde esnemesine neden oluyor. Ama gülmek yetmez; altın taş oluyor, teneke mücevher…

 

CİDDİ KISIM: TORPİLİN SOSYAL ETKİLERİ

 

Matrak kısmı eğlenceliydi, peki ya ciddi boyutu? Torpil, sadece bireyleri değil, toplumu da etkiliyor.

 

1. Adalet duygusunu zedeliyor: İnsanlar yetenek ve çabaya göre ödüllendirilmediğini gördükçe motivasyon kaybı yaşıyor.

 

2. Verimliliği düşürüyor: Torpille gelenler çoğu zaman işin ehli değil; sistem ise potansiyelini kaybediyor.

 

3. Toplumsal güveni sarsıyor: İnsanlar “ne yapsak boş” hissine kapılıyor; çünkü kuralların eşit uygulanmadığını biliyorlar.

 

Kısacası, torpil sadece bireysel bir haksızlık değil, toplumsal bir sorun. Ama burada matrak bir not da düşelim: Torpil olmadan hayatın hikayesi biraz daha sıkıcı olurdu.

 

TORPİLİN TARİHÇESİ VE KÜLTÜREL BOYUTU

 

Torpil yeni bir olgu değil. Osmanlı’dan günümüze, dünya tarihinin her döneminde benzer uygulamalar var. Patronun yeğeni, amcanın oğlu, komşunun kızı… Her toplumda bir “torpil ağı” bulunuyor.

 

Matrak kısmı? Bazen torpil o kadar absürt boyutlara ulaşıyor ki tarih kitapları “Acaba yazar şaka mı yapıyor?” diye okuyacak türden hikayelerle dolu. Örneğin, bir işin yapılması için devletten izin alınacak, torpilsiz izin almak aylar sürüyor, ama bir torpilli bir telefon ile hallediyor.

 

 TORPİLİN İŞ HAYATINA ETKİSİ

 

İş dünyasında torpil, ne yazık ki bir çeşit “kilit açma aracı”. Ama bir yandan da matrak bir durum yaratıyor:

 

 Toplantıya geç gelen, dosyayı unutan ama torpili olan kişi üst pozisyona geliyor.

 

Yetkili olmadığı halde sürekli söz hakkı alan torpilli, toplantıyı şekillendiriyor.

 

Bu, ciddi bir sorun: verimlilik ve liyakat sarsılıyor. Ama matrak bir detay: bu tip durumlarda diğer çalışanlar gizlice “bir gün benim de torpilim olacak” diye planlar yapıyor.

 

 ÇÖZÜM VE ÖNERİLER

 

Torpil, hayatın mizah boyutu kadar ciddi boyutu da var. Çözüm basit:

 

1. Şeffaflık: İşe alım ve terfi süreçleri açık ve denetlenebilir olmalı.

2. Liyakat esaslı değerlendirme: Yeteneği ve çalışkanlığı önceliklendirmek.

3. Eğitim ve farkındalık: Torpilin zararları konusunda toplum bilinçlendirilmeli.

 

Matrak öneri: Bir gün herkes torpilsiz sınavdan geçerse, taş altın, mücevher teneke  olacak. Belki o zaman kahkaha yerine hak edilen alkış gelir. Ama o gün hiç gelmeyecek bir gün olacak.

 

Torpil, hayatın hem gülünç hem de acı tarafıdır. Bir bakarsınız, altın taş olur, bir bakarsınız, teneke mücevher olur. Önemli olan, hem gülmeyi hem de ciddiyetle çözüm yolları aramayı bilmek. Torpilin matrak kısmı eğlenceli, ama ciddi kısmı sistemin kalbine saplanan büyük bir hançer.

 

Hayatın bu çelişkilerini görmek, hem güldürür hem düşündürür. Ama unutmayın: taşın altındaki altın çoğu zaman sabır ve emekle ortaya çıkar. Teneke parlaklığını değil, değerini belirler.

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam