SON DAKİKA
reklam
reklam

Ay’a Bakmanın Vakti

Köşe Yazarı: NİSA NUR GÜRGEN   Eklenme Tarihi: 7 Şubat 2026, Cumartesi - 11:51   Okunma Sayısı:

Şubat ayı gökyüzüne bakmayı bilenler için sessiz ama derin bir hikâyeyle geldi. Ay, ayın ilk günlerinde Arıkovanı’na sokuldu; 2 Şubat’ta dolunayla içimizi aydınlattı, aynı gün Regulus’la yan yana gelerek gökyüzünün kalbine dokundu. Bunlar astronomi meraklıları için teknik bilgiler olabilir ama aslında hepimiz için tanıdık bir ruh hâlini anlatıyor.

Dolunay…
Her zaman biraz fazla hissettiğimiz, biraz daha açık olduğumuz zamanlar. Uykuların hafiflediği, duyguların kabardığı, söylenmeyenlerin dilimizin ucuna geldiği geceler. Ay’ın Regulus’la yakınlaşması ise bu dolunaya ayrı bir anlam katıyor. Regulus, yüzyıllardır “kraliyet yıldızı” olarak bilinir; cesareti, kalbi, liderliği simgeler. Yani bu gökyüzü bize şunu fısıldıyor: Duygularınla yüzleş ama omurganı kaybetmeden.

Arıkovanı ise kalabalığı anlatır. Topluluğu, ortak aklı, bir arada olmayı… Ay’ın bu bölgede dolaşması, bireysel meselelerimizin aslında ne kadar ortak olduğunu hatırlatıyor. Hepimiz benzer korkularla uyanıyor, benzer umutlarla günü kapatıyoruz. Sadece kelimelerimiz farklı.

Bugün 7 Şubat Cumartesi. Dolunay geride kaldı ama etkisi hâlâ içimizde. Tam da hafta sonuna girerken gökyüzünün bize sunduğu şey şu olabilir: Biraz durmak. Biraz yukarı bakmak. Hayatın koşuşturması içinde kaçırdığımız o basit ama güçlü soruyu kendimize sormak:
Ben ne istiyorum ve bunun için ne kadar cesurum?

Belki bugün bir telefon açılır.
Belki ertelenmiş bir karar nihayet netleşir.
Belki de hiçbir şey olmaz—ama içimizde bir şey yer değiştirir.

Ay zaten bunun için var. Hayatımızı sihirli şekilde değiştirmek için değil; karanlıkta neyin orada olduğunu görmemizi sağlamak için.

Bu Cumartesi, gökyüzü hâlâ konuşuyor. Dinlemek isteyenler için.

reklam

HABER ARŞİVİ

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam