SON DAKİKA
reklam
reklam

Kitaplar ve şiir

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 28 Ocak 2018, Pazar - 14:00   Okunma Sayısı:

Varlığımın vaz geçilmezi kitaba
Saygılıyım ben sonsuza dek.                                                                                                    Göze nur gerektirir, ele emek 
Lâyıktır o övgülerin en yücesine                                                                                         ve en kibar hitaba!
                                                                                                                                         (Cengiz Baysu)

    Kitaplar yazının icadıyla ortaya çıkmıştır. Yazılar runik, çivi, hiyeroglif şeklinde önce taş ve kaya yüzeylerine sonra kil tabletlerine yazılmak suretiyle “tablet kitaplar” şeklinde adlandırılmıştır.   
    Yazıların papirüslere yazılmasıyla başlayan çocukluk evresi, hayvan derilerine yazılmalarıyla gençlik çağına kavuşmuş, kâğıdın elde edilmesinden sonra da “kitap” şekline dönüşerek olgunluk dönemine erişmiştir. 
    Geçmişin kültürlerini zamanımıza taşımaları ve eski uygarlıkların tarihini anlatmalarıyla çok eski dost, günümüzde bilimsel konuları yansıtmalarıyla aydınlatıcı kabul edilir kitaplar. Edebiyatın şiir, roman ve tiyatrosunu hatta sanatın diğer dallarını sunmalarıyla da öğretici rolü vardır kitabın…
    Kitap vardır kendisini okutur, kitap vardır okuyanı okutur. Yani kendi kültür seviyesinin üzerinde kitap okuyanlar bazen gösteriş için bu bilgiyi satmaya kalkışırlar. İşte kitap, okuyanı okutmuştur. 
    Okula giden bizler, velilerimiz ve öğretmenlerimiz sayesinde kitabın hak ettiği değerin bilinciyle yetiştik, yetiştirildik. Çoğumuz kitabın kapağına, kalınlığına ve sayfa yapısına kanmadan içeriği, ifade üslubu ve akıcılığına bakarak beğenmeyi tercih ediyoruz.
    Öğrenim süremizce okul kitaplarımız, bizleri geleceğimize bağlayacak rotanın temel taşlarıdır. Genel kültür amacıyla okuduğumuz kitaplardan ise hepimizin evinde ve küçük kütüphanelerimizde bulunmaktadır. Ben okumadığım zamanlarda bile kütüphanemin yanına gider, kitaplarımla konuşarak onları okşar ve tozlarını alırım. Sayfası kırışan ya da eğri duran bir kitabımı görmek bile istemem.
    Kitapların yakıldığı dönemler olmuş tarihte. İskenderiye kütüphanesindeki binlerce kitap yok edilmiş. Onların günümüze gelebilmiş olmasını ne kadar isterdim. Bu konu beni her zaman üzmüştür. Elektriğin olmadığı bir dönemde mum ve kandil ışıkları altında el yazısıyla yazılmış Yıldız Sarayı kütüphanesinde, Beyazıt kütüphanesinde ve diğer kütüphanelerde mevcut olan eski kitapları görünce onlara şefkatle ve ibadet anlayışıyla yaklaşıyorum.  Bu 
kitaplar tamamen el emeği ve göz nuruyla yazılmıştır. Ne kadar büyük değerleri vardır değil mi?   
    Bu nedenle kitaplarımı başka bir arkadaşıma vermek pek de hoşuma gitmiyor. Ben de kimseden istemiyorum. Yeni çıkan kitapları takip edebilmek için gazetelerin kültür sanat sayfalarını ve hafta sonu eklerini dikkatle inceliyorum. Ayın kitabı olarak seçilenleri, çok satanları ve ilgi çekecek konuları yansıtan kitapları seçiyorum. Her kitap bir dünyadır. Yazarın düşüncelerini ifade etmesinin ötesinde onun his ve heyecanlarını, içinde bulunduğu ruh halini ve yaşadığı dönemi de yansıtır bizlere…
     Kitap hakkında sizlere sunduğum bu yazıyla ben de kitaba karşı beslediğim hisleri yansıtmış oldum. İtibarın en büyüğüne lâyık olan kitaplar, evimizin ve okulumuzun kütüphanelerini doldursun. 
    Hepimizin birer “kitap kurdu” olması ısrar ve dileğiyle! 
                                                 
Eski Kitaplar

      İşçi çocuğuydum, kitap bulamazdım yokluktan
       Kuleli’ye girmiş, kurtulmuştum yoksulluktan        
      Mesleğe geçişle birlikte kitaplığın ötesinde
                      kütüphanem dolmuştu
     Birini bulamazken yüzlerce kitap benim olmuştu.


     Bağışlamak fikri geldi aklıma, açtım çevreme
     Her ay aldığım iki kitap yılda yirmi dört eder
     Çocuklar var, çocukluğumdakinden yoksul
     İçlerinden sızlanıp ödevlerini yapamaz, dert eder


      Kitaplarım yine ortalıkta gazeteler saçılmış
      Not kâğıtlarım, kalemim...
     Kitabın geçmişini  araştıracağım
  
 Aman, ciltler zarar görecek, sırtları çok açılmış!
 Her yıl olduğu gibi onları ben yine bağışlayacağım.
                                                                                                 (M. Cengiz Baysu)

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam