Bir çocuk mendil uzatır,
defter değil, elinde
parmakları üşüyor.
O saatte
başka çocuklar sırada
adını yazmayı öğreniyor.
Onun adı
kimlikte var,
hayatta yok.
Sırt çantası taşıması gerekirken
yük taşıyor,
yaşından büyük.
Öğretmen sesi duyması gerekirken
korna, bağırış
ve “çekil” kelimesi…
Teneffüs değil bu,
beş dakika dinlenme yok
hayat arası yok.
Bir çocuk mendil uzatır,
harçlık istemez,
yerini sorar aslında.
Okulun kapısı
herkese açık denir,
bazıları için kilitli.
Kara tahta yerine
geceyi ezberler,
soğuğu heceler.
Bir anne “üşüme” demiyor,
bir babadan “aferin”
hiç gelmiyor.
Süt içmesi gereken yaşta
isi, dumanı tanır
karnı açken.
Bir çocuk mendil uzatır,
sen bakmazsın,
çünkü bakmak sorumluluktur.
Yarın büyüdüğünde
onu ya haberlerde göreceksin
ya aynada.
Okulda olması gereken çocuklar
sokakta kayboluyorsa
bu sadece onların suçu değil.
Bir çocuk mendil uzatır,
bu bir dilenme değil
bu, yarım kalmış bir derstir.