Sofyalı Sokak oluşumuna giden yol
Sofyalı Sokağı, Tünel geçidine bağlanmakla ünlü kitabevlerine ev sahipliği yapmaktadır. Asmalımescit’e uzanmasıyla kentsel biçimlenmeye yönelmiş, İstiklâl Caddesi’ne yaslanmasıyla da Batı’nın mimari tasarım ilkeleri doğrultusunda çoğunlukla Rum mimarların yaptığı modern binalarla tanışmıştır.
18’nci yüzyıl Fransız ticaret ve diplomasinin ağırlığını hissettirmiş, bu tanışıklık nedeniyle Avrupa ile ilişkiler artınca birçok Avrupalı İstanbul’a gelmiştir. 19’uncu yüzyılda Eminönü-Galata bölgesi, sosyal gelişimin ivme kazanmasına ve ticaretin yoğunlaşmasına neden olmuştur. Bunun sonucu olarak Narmanlı Han, Suriye Pasajı, Hazzopulo Pasajı gibi han ve pasajlar, ulaşım kolaylığından istifade etmek maksadıyla Tünele yakın yerlerde inşa edilmişlerdir.
Ayrıca 1870 yangınının ortaya çıkmasıyla birlikte yeniden yapılanma sürecine girilmiş, kaliteli taş ve döküm demir gibi malzemeler kullanılarak cepheleri oymalı ve heykelli binalar üretilmiştir. Sofyalı Sokak, bu avantajların hepsine sahip olmuştur.
Sofyalı Sokağın adı nereden geliyor?
Belki bazı tespitler vardır, ama daha dikkat çekici husus ise, Osmanlı Arşiv kayıtlarında 15 Kasım 1849’da vefat eden Sofyalı Osman Paşa (daha önceden Gaziantep’in Ayntab kazasında Reji Müdürlüğü yapmıştır)’nın torunu Halil Fuad Bey’in İstanbul’da (Dersaadet) oturduğu tespitidir.
Halil Fuad Bey, duçar olduğu zaruretten (zorunluluk) ve ecdadının (atalarının) hidemat (hizmetleri) ve sadakatinden (bağlılığından) bahisle uygun bir işe alınmasını talep etmiştir. Bu talep karşılık bulmuş ve torun Halil Fuad Bey, 1.500 kuruş maaşla Ticaret Mahkemesi azalığına tayin edilmiştir.
Sofyalı Osman Paşa’nın vefatından sonra terekesi (Mal, mülk, varlık) incelenmiş, uhdesinde bulunan demir fabrikaları muamelat (işlem) ve hesabatına (hesapları) dair Sofya ve Samakov muhassılları ile Filibe kaymakamlarına bildirilmiştir. Paşa’nın diğer çocukları da sonraki yıllarda İstanbul’a gelmişlerdir. Aile fertleri arasında miras paylaşımı konusunda çeşitli mahkemelerle yazışmalar yapılmıştır. Muhtemeldir ki, Paşa, İstanbul’da belirli bölgelerde bazı binalar da almış, yine hizmetine binaen bu sokağa adı verilmiş olabilir.
Günümüzde Sofyalı Sokağı
Tünelin faaliyete geçmesinden sonra yapımı bitirilen tarihi taş bina (geçit) Sofyalı Sokağı’nın başlangıcı sayılabilir. Sokağın kendisi başlı belki de kentin önemli bir parçası değildir, ama Asmalımescit mahallesi bütün olarak ele alındığında Beyoğlu’nun alternatif kültür alanıdır denebilir.
Tarihi binalar, sokağa ruh vermektedir. Daracık sokakta gezinirken sağlı sollu restoran, kafe ve barlarla karşılaşırsınız. Yaklaşık iki yüzyıllık bir dönemin genel karakteri gezgin nüfusla tasvir edilebilir. Yerli halk kadar yabancıların da ilgiyle gezdiği, yemek yediği ve müzikli yerlerden faydalandığı Sofyalı Sokağı’nın 19’uncu yüzyıl sonlarında gaz lambalarıyla yapılan sokak aydınlatmasını ve Arnavut kaldırımlı halini düşününce gözleriniz belki yine onları arayacaktır.
Avrupa kapitali Osmanlı payitahtına yerleştikçe tercümanlık yapanlar, devletle ve halkla ilişkilerde aracılık edenler ve ticari temsilcilikler alan Levantenler bölgeyi kalkındırmışlardır.
Bugün gördüğümüz bütün ünlü anıtsal ve teatral görünümlü binalar 1870 sonrasının eseridir.
Başbakanlık Osmanlı Arşivi