SON DAKİKA
reklam
reklam

Tekerrür eden tarih

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 3 Mart 2026, Salı - 11:26   Okunma Sayısı:

 

16 Mart 1790 günü Anadolu’dan Rumeli’ye geçirilecek piyade ve süvari askerleri Çardak-Gelibolu arasında naklediliyormuş. g.tt Askerlerin tahriri (yazılması) için Gelibolu’ya bir adam tayin edilmesi istenmiş. 

    9 Eylül 1790 günü Askerlerin ardı alınıncaya (son kişinin sayımı bitene) kadar Gelibolu ve Üsküdar’da oturmak ve her ay geçen piyade ve süvari askerlerinin miktarını bildirmek üzere kapucubaşılardan Şirin Hüseyin Üsküdar’a memur edilmiş ve geçen asker miktarını, hangi kazaya ait olduklarını ve başbuğlarının isim ve şöhretlerini deftere yazarak İstanbul’a bildirmesi istenmiş. a.g.y.tt

***                        ***                       ***

  

    11 Şubat 1804 günü Bihke (Bosna-Hersek’te sancak) Kalesi civarına bir çadır (balon) düşmüş. Kale personeli ilk defa karşılaştığı böyle bir olay karşısında şaşırıp kalmış ve tedirginliğe kapılmış. Kaledeki toplar atış durumuna geçirilip beklenmeye başlanmış. Durum ilgili komutanlığa ve hükümet merkezine iletilmiş. Padişah tahkikat yapılmasını, tahkikat süresince müteyakkız bulunulmasını buyurmuş. 

    Nemçe (Avusturya) ahalisinden alınan bilgilerden, düşen çadırın (balon) İtalya’nın Bolonya şehrinden bir beyzadeyi ve maiyetindekileri taşıdığı, muhalefet-i hava (kötü hava şartları) nedeniyle Dubrovnik sahiline indiği, şiddetli esen rüzgâra kapılarak tekrar havalandığı ve kale civarına düştüğü öğrenilmiş.  

***                        ***                       ***

 

    27 Eylül 1859 günü Lloyd Kumpanyasının Falkod isimli vapuru Osmanlı uyruklu Gelibolulu Konstant Reis’in süvari olduğu gemiye çarpmış. Konstant Kaptan zararının tazmin edilmesini istemiş.

***                        ***                       ***

 

    22 Aralık 1862 günü Bahr-i Sefid Boğazı’nın akıntı ve rüzgâr hızına dayanamayan yelken ya da makine gücü düşük gemiler zaman zaman kaza yapıyorlarmış. Bunlardan asker taşıyan Muhbir-i Server gemisi Saik-i Şadi adlı yük gemisiyle çarpışmış. Gemideki askerler Girit’e hasarlı gemi ise Gelibolu’ya götürülmüş.

***                        ***                       ***

 

    7 Kasım 1885 günü Gelibolu’da yapılmakta olan askeri hastane için bin kıyye taş barutuna ihtiyaç hâsıl olmuş. Barutun verilmesi için Seraskerlik müsaade yazısı yazmış. 

***                        ***                       ***

 

    23 Ağustos 1903 günü Büyükdere limanına gelen Rus torpido arayıcı gemisi, Anadolukavağı istihkâmlarına yaklaşınca buradaki birlik alarma geçmiş. Yapılan yazışmalarla böyle bir olayın tekrarlanması halinde ne yapılması gerektiğinin bildirilmesi istenmiş. 

***                        ***                       ***

 

    20 Mayıs 1909 günü Gelibolu Limanı’nda Fransız tahlisiye römorkörü süvarisi tebliğ hilâfına (bildirimlerin aksine) top attığını gördüğü Yunan gemisinin kaptanı ve taifesini (tayfa) şikâyet edince yerel yetkililer durumu hükümete bildirmişler.

***                        ***                       ***

 

 

 Yakın tarihten ve günümüzden

12 Eylül Askeri Darbesi’nde ev aramaları yapılırken kitaplarının isimleri yüzünden çok insan tutuklanmıştı. Hitler ve Karl Marks’ın kitapları gözaltına alınmak için yeterli sebepti. O zamanlar kitap yakma modası vardı.  Şimdi FETÖ’nün risaleleri önde geliyor ve tabii ki, ele geçmemesi için onlar da yakılıyor. Her iki dönemde de ortak olan, insanların kitaplarını yakmaları şeklinde karşımıza çıkıyordu.

Şimdi de kendisine göre görüşünü zıt kabul ettiği kişiyi ihbar edenler türedi. Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunmayı ilke haline getirenler var. Zafer Bayramı günü Atatürk’e küfür ve hakaretler eden bir kişiyle C/B Erdoğan’a küfreden bir başka kişi gözaltına alınmış. Gövdesini geliştirip kafasını geliştiremeyen ve diline sahip çıkamayanlar ancak böyle davranabilir. Bu kişiler bugün bir şekilde ceza alıyorlarsa dün yetiştirilmedikleri içindir. Kabahat aranıyorsa hepimizde ve bütün idari makamlardadır. 

***                        ***                       ***

 

  Tarih 9 Ağustos 2016… Samsun-İlkadım ilçesi Kazım Karabekir Mahallesi TEİAŞ Orta Karadeniz Yük Tevzi İşletme Müdürlüğü yanında günlük kurulan pazar yerinde bir olay yaşanmıştı... Basına da yansıyan bu haberde alçak uçuş yapan bir helikopterin halk pazarını birbirine kattığı belirtilmişti. 

    Helikopterin rüzgârından pazar şemsiyeleri yıkılırken, çadırlar, tezgâh ve tenteler savrulmuş, olayda 1 kişi yaralanmış, bir aracın da camları kırılmıştı. Helikopterin alçaktan uçmasından dolayı korktuklarını ifade eden pazar esnafı yeni bir darbe olduğunu zannetmişti. Yazıyı bir fıkra ile bitirelim mi?

***                        ***                       *** 

Ölmeye beş kala 

    Hristiyan papaz ölmek üzeredir. Son nefesini vermeden önce imanlı bir mümin olarak cennete gidebilmesi için Kelime-i şehadet getirmesini tavsiye etmişler. Papaz tam Kelime-i şehadet getirmeye başlamış, imam hemen hastanın ağzını kapatmış:

 

    ---Hop dedik, o kadar da kolay değil!

reklam

HABER ARŞİVİ

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam