SON DAKİKA
reklam
reklam

Bayram izlenimleri

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 23 Mart 2026, Pazartesi - 11:50   Okunma Sayısı:

 

Çocukluğumda bayram günü giyeceğim elbiselerimi ve yeni alınan ayakkabılarımı annem akşamdan hazırlardı. Babam sabahleyin beni uyandırır, bayram namazını kılmaya götürürdü. Erken gider en ön safta yerimizi alırdık. Bir bayram namazında yaşlı ve sakallı bir adam, kolumdan tutarak beni, “Kalk, buradan git geride namaz kıl” diye geriye itmişti. Rahmetli babacığım bir şey diyememiş, adama acıklı şekilde bakmıştı. 

Bu olaya çok üzülmüştüm. Sonraki bayrak namazlarına gitmemek için akşamdan hasta olurdum (!). Annem de babamı ikna ederdi. 

 

Sultanahmet Meydanı 

    Çok sayıda Arap turist var. Yerler sigara paketi, sigara izmaritinden geçilmiyor. Kokereççiler, kestaneciler ve lâhmacuncular iş başında… Akşam karanlığı çökmeden bu satıcıların dumanları kapmış meydanı.

Bir yandan da dilenci çocuklar ve kadınlar. Masum istekler ve mahzun bakışlarla aç olduklarına dair ettikleri yeminler. 

 

Gülhane parkı

Aşırı kalabalık… Oturulan bankların etrafı ayçiçeği kabuklarıyla donanmış. Girişe yakın yerdeki havuzlarda boş plastik şişeleri, meyve suyu paketleri, bira teneke kutuları yüzüyor. Çocuklar havuz kenarına oturmuş, yüzen hayvancıkları seyrediyor (!).

 

Komşuluk

“Komşunun iyisi aile, kötüsü gaile olur” demeyip komşularımızı bayramların haricinde de ziyaret etmeliyiz. İnsanların düçar oldukları yokluktan hırçınlığa düşebileceklerini ve ailevi sorunlar yaşayabileceklerini kabul etmeliyiz. 

Benim komşum Yaşar Bey iyi insandı, rahmetli oldu. Bayram sabahı davulcu gelmişti. Bizler kapıyı açtık ve gelen davulcuya çikolata tuttuk ve bir miktar para verdik. Bayram kutlamasını da yaptıktan sonra dua ederek gitti. Yarım saat kadar sonra kapımızı yine çaldılar. Gelen başka bir davulcuydu. Onunla da bayramlaştık. Yaşar Bey de kapıya çıktı.

 

----Bu kaçıncı davulcu? Aşağı mahallenin davulcusuna da haber verin, o da gelsin bari, dedi.

Efendim, günahlarıyla yükselenlerin yanında meziyetleriyle batanlardan olsak da sorunlu insanlarla hemhal olmaktan ve dertleşmekten uzaklaşmayalım. Batacaksak da böyle batalım. Unutmayalım ki, bu fiiller bize itibar ve saygı kazandıracaktır. Bayram münasebetiyle bir yakıştırma da benden olsun:

 

                                             Ararsan hemhal olursun dervişle

Aramazsan namdar kalırsın serzenişle

 

Osmanlı’da çocuklar için bayramlaşma

Osmanlıda genelde Çingeneler ve tulumbacılar Ramazan davulcusu olurmuş. Yanlarında bir de fenerci bulunurmuş. Davulcular, büyük konakların önünde bekler, hem davul çalar hem de mani söylerlermiş. Bu manile çocuklara yönelik olup, aileler çocukların eğlenebilmesi için davulcunun uzunca bir süre çalmasını sağlamak için bahşişi geç verirlermiş. Ayrıca davulcunu şeker ve bahşişi de önceden ayrılırmış.

Çocuklar evlerde yaptıkları çiçek, gemi, top gibi farklı desenlerdeki mahyaları cami avlusuna götürüp satarlarmış. Bazı çocuklar  ise bir çanağa kandil veya mum koyup kapı kapı dolaşır ve donanma parası isterlermiş. Para vermeyen olursa çocuklar o evin kandillerini taşlarlarmış.

***                    ***                  ***

Semtimin çocukları geldiler

Bayram günü semtimdeki beş çocuk (üçü kız ikisi erkek) el öpmeye gelmişler. Eşimle birlikte bayram öncesi bir miktar bozuk ve kâğıt para yaptırmıştık. El öpme önceliğini verdiğimiz küçük kız çocuğuna bir soru soracağımı parayı da daha sonra vereceğimi söyledim. Kaçıncı sınıfa gittiğini sordum. İkinci sınıfa gidiyormuş. 

 

---Söyle bakalım, 3’e 2 ekle 1 çıkart, kaç kalır?

---(Kısa bir düşünme süresi sonunda) Ekleme ne? Biz onları görmedik ama?

---Peki o zaman, şöyle sorayım: 3’ü 2 ile topla 1 çıkart

---5 kalır. Diğer çocuklar atıldılar, “Amca ben söyleyim”

---Ben şimdi paralarınızı veriyorum. Hesabı dışarıda yaparsınız, olur mu?

 

***                    ***                  ***

Semtimin parkında iki yaşlı adam

 

---Yav bizim çavışın (çavuşun) ahrabası bannahsız (parmaksız) Hasan’ı nasıl bilinğ (bilirsin)? Namazda yoğ idi.

---Dedikoducu pezavan (pezevengin) tekidir. Ama eyi Müslümandır.

---La (lan) o nası’ şey? 

 Şekspir’in sözü 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam