SON DAKİKA
reklam
reklam

Siyaset kapristen uzak olmalıdır

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 31 Mart 2026, Salı - 12:32   Okunma Sayısı:

 

Siyasetteki tutarsızlıklar

 

İsyanım var bu ülkenin siyasetçisine, aydınına, okumuşuna, idarecisine... Terör örgütünün her başı sıkıştığında onu kurtarmak için ateşkes, kardeşlik, barış nutukları atanlara... Akîllere, insan hakları savunucularına! 

 

“Çatışmalar dursun, silahlar sussun”… Bu nutuklarla hükümetin kapısını çalmaya gidenlere. Hiç tahlil yapmadan, geçmişi dikkate almadan pembe gözlüklerle problemleri çözmeye çalışanlara, sloganlarla olan bitene çanak tutanlara…

 

Tempo tutanlar

 

Vaktiyle bu memlekette el birliğiyle TSK aleyhine tempo tutanlar vardı, gözbebeğimiz ordumuzun general ve subaylarına tv ekranlarından işaret parmağını sallayarak ciyak ciyak bağıranlara, “iyi ki, bu komutanlarla savaşa girmemişiz” diyenlere, “TSK kâğıttan kaplanmış” diyenlere…  Yok, 2’nci dalga, yok 3’üncü dalga tutuklamalarını bıyık altından gülerek destekleyenlere yazıklar olsun!

 

Bu kişiler, gaflet içinde ve kimin haklı kimin haksız olduğunu bilmeden peşin hükümlerle konuştular. Söyledikleriyle büyük güvencemiz Silahlı Kuvvetlerimizi yaraladılar. Farkında olmadan teröristin başını sıvazladılar. 

 

Adalet mekanizması

 

Dün bunları yapanlar, “adalet önünde hesap verin” diye bağırıyorlardı. Peki, şimdi siz kendinizi vicdan terazisine koyuyor musunuz? Hayatını kaybedenlerin, intihar edenlerin ve hastalık sahibi olanların neler çekmiş olabileceklerini düşünüyor musunuz? 

 

Oysa son nefesi vermek pek öyle kolay değil. Koca Kanuni’nin son nefesinde bir solukluk ömür istediği nokta, hepimizin gönlünden geçen bir dilektir; ama o an da muhasebe anı değildir. Hepimiz yaptıklarımızla ve yapmadıklarımızla öbür tarafa (!) gideceğiz ve karşılığını göreceğiz. Bunun da hesabını yaptınız mı?

 

Söyleyeceklerim

 

Millî Mücadele, liderler ve o günün koşullarını genç nesillere anlatamadığımız kesindir. Liderleri küçük düşürmeye çalışanlar da olmuş, ülkemiz parçalanmaya çalışılmıştır. 

 

Esas mesele, 2015 yılından beri çekilen çilelerin tarafsız gözlerle, belgelerle, dokümanlarla anlatılması gerektiğidir. Okumayan bir toplumun fertleriyiz. Bu durum okumayan fertlere nasıl anlatılacak? İktisadi konularda çok açıklama yapılmasına rağmen vatandaşlarımızın sızlanmasının dinmemesi henüz istenen sonuca ulaşılamadığını göstermektedir.

 

Vatandaşın üzerine zam furyasını tetiklemek, ülkenin kaldıramayacağı oranlardaki faizlerle dış borç peşinde koşmak, her ikisine birden müracaat etmek veya üretime çok ağırlık vermek gibi açıklamaların bir an önce yapılmasının yararlı olacağı halkın beklentisidir.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam