SON DAKİKA
reklam
reklam

Konu petrol olunca

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 5 Nisan 2026, Pazar - 12:16   Okunma Sayısı:

 

İsrail’in durumu

***İsrail, İran, Lübnan ve şimdi de Yemen’deki Husilere cephe açmış durumdadır. Bu kadar cephe açarak sonuca gitmek mümkün değildir.

***Kara harekâtı yapacak askeri yeterli değil. Bu konu hem nicelik hem de nitelik bakımından yeterli değil.

***İsrail’in çelik kubbeyi oluşturacak füzeleri tükenme durumunda. Yerine yenilerini koyabilmesi uzun zaman alır

***Zırhlı birliklerle yapacağı operasyonların videolarını incelediğimiz zaman çok sayıda taktik hata görebiliyoruz. Bunun son örneği olarak Tnk. Tb. K’nın öldürülmüş, iki tankın da imha edilmiş olmasını söyleyebiliriz.

***İsrail’de halk, hükümeti protesto gösterilerine katılmakta ve bunun dozunu giderek arttırmaktadır. 

 

Irak petrolü

    Musul bölgesinde tarihten gelen haklarımız vardır. Ancak bugün bölge sorunludur. Kürtler ve Iraklı Araplar arasındaki ihtilâf hiç bitmemektedir.

Aralık 1996’dan itibaren üç ay içinde (yenilenmesine Güvenlik Konseyi kara verecektir) Irak’ın bir milyar dolar tutarında petrol satması (ayda 330, altı ayda iki milyar dolar) öngörülmekteydi. Buradan elde edilen gelirler ise,

 

    %30        Savaş tazminatına

    %10        Irak’taki BM görevlilerine

    %15        Irak kuzeyindeki Kürtlere

    %45        Saddam yönetimine tahsis ediliyordu.

 

    Körfez Savaşı boyunca ortaya çıkan zarar 220 milyar dolar hesap edilmiş, petrol satışlarından 2003’e kadar zarar karşılığı tazminat olarak 17 milyar dolar yatırıldığı anlaşılmıştır.

… Musul petrol kuyuları sahipsiz kalmış bir görünüm arz etmektedir. Daha önce Saddam yıllarca petrol gelirini gasp etmiştir. Bölge bugüne kadar üç defa el değiştirmiştir.

    Birincisi,   Osmanlı Devleti’nden İngilizlere geçmesi,

    İkincisi,     İngilizlerden Irak devletine geçmesi,

Üçüncüsü, Irak devletinden Koalisyon Komutanlığı’na devredilmesi…

Irak hidrokarbon yasası yeni bir düzenlemeyle çıkarıldığı takdirde -ki öyle olacaktır- koalisyon güçlerinden Irak’a devir işleminin kısmen gecikmeli ve kademeli olarak yapılacağı anlaşılmıştır.

 

Anlaşma ve sözleşmeler

ABD, Orta Doğu’da iki büyük harekât icra etmiştir. Bu büyük savaşın sonunda ABD-Irak hükümetleri arasında nasıl bir anlaşma yapıldı, bilmiyoruz. Bu bilgiler 30-40 yıl sonra kitaplarda yazılacaktır. Belki de 40 yıl süreyle petrol gelirlerinin %60-70’ini ABD almış olabilir.

İsrail ile birlikte İran’a yaptığı hava harekâtının amacı İran’daki yönetimi değiştirmek idi. Oysa söz ve eylemler amacını aşmıştır. Harekât öncesinde ABD Başkanı Trump, Suudi Arabistan’a gitmiş, “kılıç dansları” yaparak Suudileri söğüşlemişti. Sonrasında çevre ülkelerin tehdit oluşturduğunu öne sürerek sağımlık olarak gördüğü diğer Körfez ülkelerine de modern harp silah ve araçları satmıştır. Savaş bitince yine bazı aldatmacalarla Arap ülkelerinden harp tazminatını (!) temin etmiş olacaktır.

Konu petroldür. Venezuela petrolü ABD kontrolüne girmiştir. Şimdi İran petrolüne sarkma durumu söz konusudur. Dikkat edilirse gerek ABD gerekse İsrail bugüne kadar petrol tesislerini vurmamıştır. Harekâtın süresi uzayınca bazı küçük çaplı petrol tesisleri vurulmuş, petrolün dünyaya sevkiyatının yapıldığı Harg Adası gündeme gelmiştir. ABD, bu adayı bir şekilde ele geçirmek istemektedir. İşin zorluğu da buradadır.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam