SON DAKİKA
reklam
reklam

Diplomanın Değeri Azaldı Mı!

Köşe Yazarı: Lütfiye Yasemin ERTÜRK   Eklenme Tarihi: 11 Nisan 2026, Cumartesi - 13:08   Okunma Sayısı:

 

Üniversite diplomasının "altın bilet" sayıldığı günler geride mi kaldı? 

 

Bugün pek çok genç mezun, kendilerine vadedilen geleceğin kapı eşiğinde beklerken derin bir hayal kırıklığı yaşıyor. 

 

Bu durum sadece bir kuşak çatışması ya da bireysel bir mutsuzluk değil; tamamen yapısal bir ekonomik dönüşümün sonucudur.

 

Birçok genç, toplumun ve sistemin kendilerine söylediği her şeyi harfiyen yerine getirdi. 

 

İyi okullarda okudular, yüksek notlar aldılar ve çoğu zaman büyük borçların altına girerek o diplomayı aldılar. 

 

Ancak mezuniyet günü geldiğinde karşılaştıkları manzara; güvencesiz işler, asgari ücret dolayındaki maaşlar ve yükselen hayat pahalılığı oldu.

 

Buradaki temel sorun, eğitimin maliyeti artarken, diplomasının iş gücü piyasasındaki karşılığının azalmasıdır.

Bu sadece yerel bir mesele değil, gelişmiş dünyada da alarm veren bir durum.

 

Güney Kore'de "Sampo Kuşağı" olarak adlandırılan gençler; ekonomik koşullar nedeniyle flört etmeyi, evlenmeyi ve çocuk sahibi olmayı ertelemek (veya reddetmek) zorunda kalıyor.

 

ABD''de Üniversite borçları trilyon dolarlara ulaşmış durumda. 

 

Mezunlar on yıllarca bu borcu öderken, ev sahibi olmak onlar için uzak bir hayale dönüşüyor.

 

Avrupa' da, İspanya ve İtalya gibi ülkelerde "bin avroluk nesil" (mileurista) kavramı, yüksek lisanslı gençlerin bile düşük ücretli, geçici işlere mahkum kalmasını ifade ediyor.

 

Eskiden bir diploma, sosyal mobiliteyi (sınıf atlamayı) sağlayan en güçlü araçtı. 

 

Maaş artışları, emlak fiyatlarındaki ve kira artışlarındaki hızın çok gerisinde kaldı. 

 

Gençler kazançlarının büyük kısmını barınmaya ayırdıkları için sermaye biriktiremiyor.

Parça başı işler ve kısa süreli sözleşmeler, iş güvencesini ortadan kaldırdı. 

 

Bu da geleceği planlamayı imkansız hale getiriyor.

Gençlerin hissettiği bu duygu bir "şımarıklık" değil, bir hak arayışıdır. 

 

Diploma sahibi olmanın orta sınıfa giriş bileti olmaktan çıktığı bu yeni düzende, ekonomik politikaların sadece büyümeye değil; genç istihdamına, barınma hakkına ve gelirin adil dağılımına odaklanması hayati önem taşıyor.

 

Hukukun ve liyakatin rehberliğinde, eğitimin karşılığının alındığı bir sistem inşa etmek, toplumsal barışın da anahtarıdır.

 

Paylaşmış olduğu bilgilerden dolayı Sn.Erol Altunoğlu hocamıza teşekkürlerimizi iletiyoruz. 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam