SON DAKİKA
reklam
reklam

Çare bekleyen hususlar

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 12 Nisan 2026, Pazar - 11:06   Okunma Sayısı:

 

Müzmin hale gelmiş konular

**Türk devrimine karşı çıkanların isimlerinin öne çıkarıldığını ve itibar kazandırılmak istendiğini, 

**Deprem yaralarının sarılmasında ikilik, gecikme ve zafiyetin yaşandığının sürdürüldüğünü, **Enflasyonun hâlâ tırmandığını ve rayına oturtulamadığını, 

**İşsizliğin devam ettiğini görüyoruz. 

 

    Bu konular, son zamanlarda hız kazanan faaliyetler ve tekrarlanan konular olarak gündemi işgal ediyor. Oysa insanımız geçim derdine düşmüş, çözüm aramaktadır. Aileler önce kendi ekonomik durumlarını düzeltmek için ikinci bir iş yapmakta (özellikle gece bekçiliği ve çalışması),  küçük çocuklarını dahi çalışmaya itmektedirler. Sürekli olarak kredi kartından alış veriş yapanlar bir başka bankadan çektikleri parayla bir önceki bankaya olan borcunu kapatmaktadır.

    İş yerlerinin ödemeler konusunda büyük sıkıntıları var. Kira, çalışanların sigortası, elektrik-su masrafları, vergiler… Esnafın belini büküyor. Bu ülkede vergi borçları silinen büyük şirketlere tanınan haklar, bir veya iki kez küçük esnafa da tanınamaz mı?

***                          ***                      ***

 

Kış ayları boyunca doğalgaz kullanımı yoksul kesimler üzerinde ağır sıkıntılara sebep oldu. Doğu Akdeniz ve Karadeniz’deki araştırmalardan ne sonuç elde edildi? Bu konuda detaylı açıklamalar yapılmalı, elde edilen doğalgaz varsa bunlar halka yansıtılmalıdır. 

Suriye, İsrail, Lübnan ve Mısır ile genel diplomasi ve enerji diplomasisi yapılarak Yunanistan, GKRY ve AB‘nin de ortak olduğu, ABD’nin de desteklediği ortak çıkarlar belirlenerek uygun politikalar oluşturulmalı ve pürüzler bir an önce ortadan kaldırılmalıdır.

***                          ***                      ***

 

    Günlerce ekranlarda yakalanan teröristleri, soyguncuları, kara paracıları, FETÖ’cüleri görüyoruz, izliyoruz. Peki, Bakanlık aynı bakanlık, Emniyet Teşkilâtı aynı teşkilât… Nasıl oldu da bu kadar yasa dışı unsur bu ülkede palazlandı? Göz mü yumuldu, gözden mi kaçtı, personel yetersizliğinden mi oldu, iki taraflı çalışan personelden mi kaynaklandı? Şimdi nasıl bulunuyor, nasıl yakalanıyor bu kadar insan?

    Bana göre yasalar vardır ve yeterlidir. Eksik olan yasaların tam olarak uygulanamayışıdır. Polisin failleri yakalaması yetmez. Mahkemenin sonucu önemlidir. Yasalara saygılı bir vatandaş, kendisine yönelik bir saldırıyı bertaraf etmeye kalkışsa ve faili yaralasa başı derde giriyor. Davaların uzun sürmesi, hâkimin takdir yetkisi, iyi halden yararlanma ve tahliye olduktan sonra gözetim yetersizliği gibi hususlar yasaları güçsüz hale getirmektedir

***                          ***                      ***

Biraz işi sulandırayım

    Bir gün deli hastanesinde kum taşınıyormuş. Doktorun birisi delinin birine el arabası vermiş. Deli ortalıkta el arabasını sürerken buna da kum taşıtmışlar. Ertesi gün deli arabayı ters döndürülmüş şekilde sürüyormuş. Doktor bunu görünce, 

 

    ---Evlâdım o öyle sürülmez çevir de sürsene, der. Deli de çıkışır.

    ---Enayi miyim ben? Dün öyle sürdüm de kumun hepsini bana taşıttılar.

***                          ***                      ***

 

    Şimdi deliler hastanesinde sınav yapıyorlarmış. Delileri sormuşlar, “hanginiz kapı deliğinden geçersiniz?” diye. Herkes ben geçerim derken biri “ben geçemem” demiş. Doktorlar şaşırmış, bu hasta iyileşmiş demişlerdi diye kendi aralarında konuşmaya başlamışlar. Bir doktor,

 

    ---Sen söyle bakalım evlâdım, niye geçemezsin?  

    ---Delikte anahtar var da ondan…

**                                 **                           **

 

Trende uyuyordu. İneceği durak anons edildiğinde uyandı. Kapılar kapanmak üzereydi Uyku sersemliğiyle kapalı kapıya yöneldi. Kapı açılmadı diye yumruklamaya başladı. Oysa diğer yandan inmesi gerekiyordu ve kapı açıktı. Gençlerden biri bağırmaya başladı

 

   ---Uyan artık be abi!

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam