SON DAKİKA
reklam
reklam

18 Nisan: Zihnin ve Kalbin Kesişim Noktası

Köşe Yazarı: NİSA NUR GÜRGEN   Eklenme Tarihi: 19 Nisan 2026, Pazar - 12:58   Okunma Sayısı:

15 Nisan’da gökyüzü dikkat çekici bir yakınlaşmaya sahne oldu: Ay ve Merkür aynı sahnede, birbirine yakın bir konumda göründü. Hemen ardından 17 Nisan’da gerçekleşen yeniay ise gökyüzünde adeta bir “sıfırlama” anı yarattı. Peki, bu iki gelişmenin hemen sonrasında, 18 Nisan sabahına neyle uyanıyoruz?

Gökyüzü bazen sadece astronomik bir takvim sunmaz; aynı zamanda insanın iç dünyasına da ayna tutar. Ay ile Merkür’ün yakınlaşması, duygular ile düşünceler arasındaki ince çizgiyi hatırlatır. Bir yanda içimizden geçenler, diğer yanda onları ifade etme biçimimiz… Çoğu zaman bu ikisi arasında mesafe vardır. Ama bazı günler, tıpkı 15 Nisan gibi, o mesafe kapanır. İnsan kendini daha net ifade edebilir, duygularını daha berrak anlayabilir.

Ardından gelen yeniay ise karanlık bir gökyüzüyle birlikte yeni başlangıçların simgesidir. 17 Nisan gecesi gökyüzünde Ay görünmezken, aslında görünmeyen bir şey daha vardır: Geçmişin ağırlığı. Yeniay, geride bırakma cesaretidir. Eski defterleri kapatma, yeni bir sayfa açma davetidir.

Bugün, yani 18 Nisan’da ise bu iki gökyüzü olayının etkisi iç içe geçmiş durumda. Bir yanda zihinsel netlik, diğer yanda taze bir başlangıç enerjisi… Bu, sadece bireysel kararlar için değil, toplumsal ruh hali için de önemli bir eşik olabilir. Belki de tam bu yüzden, bugün söylenen sözler biraz daha anlamlı, alınan kararlar biraz daha kalıcı olacaktır.

Gazete sayfalarında çoğu zaman karmaşık gündemler, hızlı değişen olaylar ve belirsizlikler yer alır. Ancak gökyüzü bize başka bir ritmi hatırlatır: Her karmaşanın ardından bir durulma, her bitişin ardından bir başlangıç vardır. 18 Nisan, bu döngünün tam ortasında duran bir gün gibi.

Bugün kendimize şu soruyu sormak için iyi bir zaman olabilir: “Gerçekten ne düşünüyorum ve bunu ne kadar dürüst ifade ediyorum?” Çünkü belki de değişim, büyük adımlardan önce, doğru kelimeleri bulmakla başlar.

Gökyüzü susar, ama işaretlerini bırakır. Onları okuyup okumamak ise bize kalır.

reklam

HABER ARŞİVİ

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam