Ruslarla ilişkiler
Çerkeslerin Ruslarla ilişkileri hiçbir zaman iyi olmamıştır. Özellikle 19’uncu yüzyılda (1832 yılında) Türklere karşı savaşan Ruslar, Kabartay, Çerkes ve diğer Kafkas askerlerini mükâfatlandırmışlardır. (Gürcistan Tarih Arşivi, no:2-1-2869; Rusça)
Rus baskılarından yılmış olan Çerkes ve Tatarların Osmanlı topraklarına muhacereti (göçleri) gündeme gelince Osmanlı yöneticileri Çerkeslerin muhaceret hakkında taleplerini, Rus yetkililerince çıkarılan zorlukları, nakilleri ve muhacirlerle (göç edeceklerle) ilgili muhtelif meseleleri tek tek ele almıştır. (Dahiliye; Muhaceret; Fr.)
Göç sırasında yaşananlara örnekler
Rusya’dan pasaportlarını alarak Dersaadet’e hicret eden Çerkesler, Rus korsanlarının saldırısına uğramak, sandallarının yönü çevrilmek suretiyle mağdur edilmişlerdir. Soğucak (Novorosisk liman kenti) iskelesinde üç ay hapis kalarak eşya ve paraları zaptedilen Çerkes muhacirlerinden Ali Bey yardım talebinde bulunmuştur (Dah.; Muhaceret).
Dersaadet’e hicretleri esnasında Rusya tarafından esir alınanlar da olmuştur. Sohum Kalesi’nde (Gürcistan’ın Başkenti’nde) hapsedilen ailesinin kurtarılması hususunda Çerkes muhacirlerinden Behiye Hanım da Osmanlı makamlarına arzuhal vermiştir. (Dah; Muhaceret)
Osmanlı yönetimine bu şekilde çok sayıda müracaat olmuştur. Bunlardan birisi de Çerkes Şabsih kabilesinden Musa Efendi’nin ailesinin Köstence’de Rus yetkililerce alıkonulduğu, muhacirlere Rus memurlarca zulmedildiği, Varna’ya gelen Garlazar isimli gemideki muhacirlerden fazla para alındığı yönündedir. Konu hakkında Varna Kaymakamlığı’ndan Hariciye Nezareti’ne tahrirat (yazılmıştır). (Dah; Muhaceret)
Muhaceretlerine ruhsat verilen ve kendilerine Kerç Şehbenderliğiince yardımcı olunan 192 Çerkes hakkında yapılması gerekenler ile nerelere sevk edileceği, gönderilecek olanların hangi limanlara sevk edileceği Dahiliye Nezareti’ne yazılarak sorulmuştur.
Çerkesler Osmanlı Devleti’nin yanında
Osmanlı devleti 1877-1878 Rus Harbi’ne girdiği sırada Yeşilağaç karyeli (köylü) Çerkesler Osmanlı askerlerine destek olmak maksadıyla Ruslara karşı mücadele vermişlerdir. Çerkeslerin bir bölümü İzmit, Bursa ve Bolu civarlarında iskân edilmiş. Tarsus’a yerleştirilen Çerkesler için devlet tarafından mescit ve mektep inşa edilmiştir.
Padişahın riyasetinde (başkanlığında) toplanan bir komisyon, Şarki (Doğu) Rumeli sorunlarını görüşmüş ve Çerkes muhacirlerinin iskân edileceği vilâyetleri belirlemiş ve ortaya çıkacak ihtiyaçlarının karşılanmasına dair kararlar almıştır.
Belirlenecek olan ihtiyaçların kaç kişiye hitap edeceğini bilmek için Adapazarı’nın Sapanca nahiyesine bağlı Şadiye karyesindeki Çerkes muhacirlerin erkek nüfusu ve hane miktarının sayımına karar verilmiş.
Osmanlı topraklarında Çerkes olayları
1840 yılından itibaren Rus ordusunun Beyazıt ve Eleşkirt’ten çekilmesi üzerine devlet otoritesi olmadığı için Çerkes ve Kürtlerin birleşerek Ruslardan kalan malları ve binaları yağmaladıkları, kadın ve kızları kaçırdıkları, çok sayıda insanı öldürdükleri ve kiliseleri yağmaladıkları; Sivas, Develi, Boğazlıyan, Yozgat, Gemerek bölgelerinde de birtakım olaylara neden oldukları Osmanlı arşiv belgelerinde mevcuttur.
Osmanlı Devleti, Çerkeslerin üretime katılmaları ve hayvancılığa katkı sağlamaları için Çerkeslere toprak vermiş, tarım ve hayvancılık konusunda imkân sağlamıştır. Bunlara rağmen devlet, kendisine gönülden bağlı olanları da göz ardı etmemiştir. Havran halkı, mutasarrıfı vekili olan Çerkes İsmail’den memnun kalmış ve merkumun (adı geçenin) asaletinin icrasını (yapılmasını) uygun görmüştür.