Baltık ülkelerinde hava sahası ihlâlleri
Geçtiğimiz yıllarda Rusya’nın Baltık Denizi bölgesinde hava, deniz ve denizaltı faaliyetlerinde bulunduğu basına birçok kez yansıtılmıştır. NATO’nun son verilerinde 2014 yılından beri Rus jetlerinin Estonya hava sahasını 6, Finlandiya 3, Danimarka ve Polonya hava sahalarını da birer kez ihlâl ettiği, Letonya hava sahasında ise 180 kez sınıra çok yakın uçuş yaptığı belirtilmiştir.
ABD’nin Rusya’yı Doğu Avrupa’daki NATO müttefiklerine saldırmaktan caydırma amacıyla bölgedeki askeri mevcudiyetini İkinci Dünya Savaşı sonrasının en yüksek seviyesine çıkartma kararı iki süper güç arasında gerginliğe yol açmıştı.
NATO’nun yaklaşımı
Baltık hava sahasının güvenliğini sağlayan NATO uçaklarının 2014 yılında Litvanya sınırının ihlâli şüphesiyle 68 kez havalandığı, Nisan 2016’da Baltık Denizi’nde seyreden Amerikan savaş gemisinin de Rus uçakları tarafından taciz edildiği bildirilmiştir.
Rus pilotları, uçuş planlarını kasten bildirmeme, sivil hava trafik denetleyicilerini görmezden gelme ve sinyal vericilerini kapatma gibi şüphe uyandırıcı ve karıştırıcı uygulamalar icra etmeyi tercih ediyorlar, NATO yetkilileri ise Rus pilotlarının güvensiz ve gizli uçuşlarla sivil hava trafiği için risk yarattığını vurguluyorlardı.
Rusların Baltık donanması, bugün için deniz üstünlüğünü dengelemeye çalışmakta ve NATO’ya karşı baskı unsuru olarak bölgede kullanılmaktadır. Rusya, yapacağı tatbikat ve yığınaklanmalarda Finlandiya, Estonya, Letonya, Litvanya ve İsveç deniz ve hava sınırları arasındaki dar koridorlardan geçişi büyük gizlilik ve aldatma taktikleri içinde icra etmekte, muhasım devletlerin hava ve deniz güçleriyle karşılaşmalarını olaysız atlatmaktadır.
İngiltere ve Norveç
Her iki ülkenin deniz kuvvetleri, Kuzey Atlantik’te “kötücül faaliyet” şüphesi taşıyan Rus denizaltılarını caydırmak amacıyla bir operasyon gerçekleştirmiştir. İngiltere Savunma Bakanı John Healey geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, bir fırkateyn, uçaklar ve yüzlerce personelin, İngiltere’nin kuzeyinde denizaltı altyapısına yakın bölgede bir Rus saldırı denizaltısı ile iki casus denizaltıyı izlediğini söylemiştir.
Operasyonun bir aydan uzun sürdüğünü belirten Healey, Rus gemilerinin operasyonun ardından bölgeden ayrıldığını ifade etti. Healey, Rusya’ya mesajının açık olduğunu belirterek, “Kablolarımız ve boru hatlarımız üzerindeki faaliyetlerinizi görüyoruz. Bunlara zarar vermeye yönelik herhangi bir girişimin kabul edilmeyeceğini ve ciddi sonuçları olacağını bilmelisiniz,” demiştir.
Rusya’nın İran ile ittifakı
İngiliz yetkililer, küresel gündemin Orta Doğu’daki çatışmalara odaklanmasına rağmen Rusya’yı uluslararası gündemde tutmaya çalışıyor. Rusya ve Ukrayna arasında savaş devam ederken,
***İran’ın Rusya’ya Şahed tipi insansız hava araçları sağlaması,
***ABD’nin İran’a saldırması süresince de Rusya’nın İran’a insansız hava aracı parçaları ve diğer destekler sağlaması,
***Rusya’nın Ukrayna’daki savaşına yönelik uluslararası yaptırımları ihlal ederek petrol taşıdığı düşünülen “gölge filo”ya ait gemilere el koymaya hazır olduğunu açıklaması dikkat çekicidir.
İngiltere Savunma Bakanı, dikkatlerin Orta Doğu’da yoğunlaştığı bir dönemde Rusya’nın sinsi faaliyetler yürüttüğünü ve asıl tehdidin Rusya olduğunu belirtmiştir.
İngiltere ve Norveç’in deniz ittifakı
2025 yılının Kasım ayı başında Baltık Denizi'nde İsveç ve Litvanya arasındaki iki kablo ile Almanya ve Finlandiya arasındaki bir başka kablonun kopması, üye ülkeleri ve NATO'yu sabotaj endişesiyle alarma geçirmişti.
İngiltere ve Norveç, Avrupa anakarası ile bağlantılarını sağlayan denizaltı kablolarını Rusya’ya karşı korumayı amaçlayan 13 savaş gemisinden oluşan ortak deniz devriyeleri kurmuşlardır. Bu filonun
***Rus denizaltılarına karşı Kuzey Atlantik'teki kritik altyapıyı koruyacağını,
***Rusya'nın Birleşik Krallık suları etrafındaki deniz faaliyetlerinin son iki yılda yüzde 30 arttığını,
***NATO'nun siber ve hibrid tehditler konusundaki kıdemli uzmanı geçen yılın sonlarında Avrupa'daki denizaltı kablolarına yönelik ısrarlı saldırıların Batı altyapısına yönelik "en aktif tehdit" olduğunu açıklamışlardır.
Sonuç olarak, İngiltere, NATO içinde ABD’nin İran’a müdahalesine karşı çıkmış, İsrail’e de Lübnan’ı bombalamakla yanlış yaptığını belirtmiş, bu tavrıyla da Trump’ın gazabına uğramıştır. İspanya, Fransa ve Almanya da İran’a saldıran ABD karşısında tavır almışlardır. Trump’ın NATO’yu sürekli tenkit etmesi, üye ülkelerin liderlerini tahkir etmesi örgütün geleceğini tartışmalı hale getirmektedir. İngiltere ve Norveç’in birlikte hareket etmesi, birçok Avrupa ülkesinin birbiriyle ittifak yapmasının belki de başlangıcı olacaktır.