II. Dünya Savaşı’nın gelişimi
Almanya, 1 Eylül 1939’da Polonya’ya saldırarak II. Dünya Savaşı’nı başlatmış, 1940 yılının ilk altı ayında Fransa, Belçika, Hollanda, Danimarka ve Norveç’i işgal etmiştir. Bu durumu gören Rusya ise önce Finlandiya’ya saldırmış, Almanya ile anlaşarak Polonya’yı bölüşmüştür.
Haziran ayından itibaren Romanya’yı, Besarabya bölgesinin doğusunu, Bukovina’nın kuzey yarısını ve Baltık devletlerini işgal etmiştir.
Her saldıranın bir parça kopardığı ortamı fırsat bilen İtalya da önce Fransa’nın güney kıyılarını işgal etmiş, Almanların desteğini alarak 28 Ekim 1940 günü Arnavutluk üzerinden Yunanistan’a saldırmıştır. Kendilerini bir anda savaşın içinde bulan Yunan halkı, Mussolini kuvvetlerine karşı büyük direnç göstermiştir. Mussolini yenileceğini anlayınca Hitler’den yardım istemiş, Alman ordusu 6 Nisan 1941’de İtalyan ordusunun yardımına koşmuş, 27 Nisan 1941’de başkent Atina düşmüştür.
İşgalin başlamasıyla birlikte
Barış zamanında bile topraklarında yetişen ürünlerin yiyecek ihtiyacını karşılayamadığı Yunan halkının buğday depolarına, mandıralarına ve çiftliklerine Naziler el koyarak işgale başladılar.
Bunun sonucu olarak birkaç ay içinde açlıktan ölümler ortaya çıkınca Atina sokaklarında açlıktan ölenler, kamyonlarla toplu mezarlara taşınıyordu. Sivil halkın yaşadığı bu dehşet günleri uzun sürüyor ve Yunanistan, savaş süresince 70.000 kişiyi, bu felakete kurban veriyordu.
Aynı günlerde Türkiye'de de kıtlık yaşanıyordu. Tarımda çalışabilecek nüfusun büyük bölümü savaşın başlarında askere alınmış, yiyecek stokları, olası bir savaş ihtimaline karşı, orduyu beslemek üzere ayrılmıştı. Buna rağmen Türk halkı, komşu ülkede yaşanan büyük açlığı anlatan haberleri dikkatle takip ediyor, bir an önce bir şeyler yapmak istiyordu.
Sonunda tecrübeli devlet adamı İsmet İnönü, 19 yıl önce Anadolu topraklarından kovduğu düşman ordusunun halkına yardım etmek için alınan karara imza atmıştı. Yunanistan'a dostluk elini uzatan ilk ülke Türkiye oluyor, yurt çapında başlatılan kampanya ile komşuya yiyecek ve ilaç gönderiliyordu. Herkes dişinden artırdığı birkaç lokmayı yardım merkezlerine bırakıyor, yiyecek paketleri İstanbul limanına taşınıyordu.
Gemi kiralama
Türk hükümeti, yardımları Yunanistan’a götürmek üzere, Tavilzade şirketinden bir gemi kiralamıştı. Geminin adı Kurtuluş idi ve özellikleri de şöyleydi:
Yapım Yılı. : 1883
Yapım Yeri. : İngiltere, Caird Purdie&Co. Barrow Tersanesi
Boyutları. : 10,6m x 76.4m x 6.4 m
Kapasite. : 2735 grosston
Tipi. : Kömür Yakıtlı Buharlı Gemi
Motor Tipi. : 2 silindirli 900 hp
Tarihçesi :
1883 yılında "SS Eurpides" Yunan
1915 "N41" Rus Donanması
1918 "SS Michael Archangel" Sırp
1924 "SS Teşvikiye" Türk
1930 "SS Bülent" Türk
1934 "SS Kurtuluş" Türk, Tavilzede Kardeşler
Vapurun hazırlanması
Kurtuluş Vapuru dört tarafına Kızılay amblemleri konularak sefere hazırlanmıştı. İlk seferini 6 Ekim 1941’de yapmış olan vapur, toplanan 2000 tonluk gıda yardımıyla yüklü olarak Karaköy rıhtımından binlerce kişi tarafından gözyaşları içinde uğurlanmıştı. Pire limanına vardığında Türkçe ve Yunanca sevinç çığlıklarıyla karşılanmış, indirilen her yiyecek paketi, limana varan her kutu ilaç, Alman askerlerinin sert bakışları altında, halkın açlıktan "Kurtuluş"unu müjdelemişti. Kurtuluş vapuru, sonraki aylarda 4 sefer daha gerçekleştirerek yaklaşık 8.000 ton insani yardımı, Yunan halkına ulaştırmıştı. Ta ki o güne kadar...
2000 ton yiyecekle İstanbul’dan ayrılan Kurtuluş vapuru, 1942 yılının 20 Şubat’ını 21’ine bağlayan gece, Marmara Adası açıklarında şiddetli bir fırtınaya yakalanmıştı. Yoğun tipi, metrelerce yükselen dalgalar Kurtuluş’u kıyıya doğru sürüklüyor, vapurun yaşlı gövdesi adeta inliyordu. Dört saat süren müthiş mücadele sonunda kayalıklara bindiren gemiyi, mürettebat gözyaşları içinde terk etti. Günün ilk ışıkları fırtına bulutlarının arasından denizi aydınlattığında Kurtuluş, kendisini bekleyen binlerce Yunanın umutlarıyla birlikte, Marmara Denizi'nin soğuk sularına gömülmüştü. (Devam edecek)