Akdeniz’in iki hararetli ama NATO2nun iki huysuz ülkesi…Yunanistan 1974 yılında Türkiye'nin Kıbrıs Barış Harekâtı'na tepki olarak NATO'nun askeri kanadından ayrılmış, altı yıl sonra 1980 yılında, Türkiye'nin de onayıyla yeniden askeri kanada dönmüştür. Fransa ise, 1966 yılında Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle döneminde, ABD'nin ittifak içindeki baskın rolünü protesto ederek NATO'nun askeri komuta yapısından çekilmiş, 43 yıl sonra 2009 yılında tam üye olarak askeri kanada yeniden dönmüştür. Bu iki ülke yine huysuzluk içinde ve birbirleriyle el ele...
AB, ABD ve Rusya çekişmesi
1999'dan itibaren Polonya, Çekya ve Macaristan ile başlayan ve sonraki yıllarda Demir Perde üyesi başka ülkelerle de devam eden NATO'nun doğuya doğru genişleme hamlesi, Rusya tarafından "tehdit" olarak algılanmıştır.
Özellikle de 2004 yılında Estonya, Letonya ve Litvanya gibi eski Sovyetler Birliği mensubu ülkelerin NATO üyesi olmasıyla gerginlik iyice tırmanmış, tansiyonu düşürmek için Moskova’ya daha ılımlı yaklaşılmasını savunan eski üyelerin bu tutumu, İttifak’ın yeni üyelerinin büyük tepkisini çekmişti.
Diğer yandan George W. Bush’un başkanlığı döneminde ABD'nin, yine eski Sovyet ülkeleri Ukrayna ve Gürcistan’ı da NATO üyesi yapmak istemesi, bu kez Batı Avrupa ülkelerinin direnişine neden olmuş, ABD'nin Rusya’ya karşı Polonya ve Çekya’da kurulacak bir füze savunma sistemine dair planları İttifak içinde anlaşmazlıklara neden olmuştur.
Barack Obama ise selefinin planlarını büyük ölçüde rafa kaldırarak, gerginliği azaltmış olmasına rağmen Ukrayna Krizi ve Kırım Sorunu NATO müttefiklerinin Rusya konusunda ayrı tellerden çaldığının bir başka örneği olmuştur.
Özellikle son zamanlarda meydana gelen NATO’nun doğuya doğru yayılması, İngiltere’nin AB’den ayrılması, NATO’nun beyin ölümü konusu ve devamlı olarak Yunanistan’ın Türkiye’yi tehdit olarak görmesi NATO içinde bir çalkalanmaya ve güven bunalımına yol açmıştır
Fransa’nın Doğu Akdeniz’deki varlığı
Fransa, 2011 yılında Libya’daki rejimin devrilmesinde müdahil güç olmuştur. Daha sonraki dönemde Türkiye-Fransa çekişmesi başlamış, Fransa Türkiye’nin elini Libya’dan çekmesini istemiştir. 1920’li yıllarda başlayan Fransız-Lübnan yakınlaşması, Körfez Harekâtı’na Fransız uçaklarının da ABD Hava Kuvvetleri yanında katılması, Doğu Akdeniz’deki gerilimde İsrail ve Yunanistan’ın yanında yer alması Fransız varlığının somut gücüdür.
Fransa ve Yunanistan arasında Eylül 2021'de savunma anlaşması imzalanmış, taraflardan birine üçüncü bir ülkeden saldırı gelmesi durumunda karşılıklı savunma (askeri destek) taahhüdü getiren madde konulmuştur.
Girit Adası’ndaki Souda Körfezi'nde bulunan Yunan üssü, Fransız donanması ve uçakları tarafından sıklıkla kullanılmaktadır.
Fransa, özellikle Doğu Akdeniz'deki gerilim dönemlerinde bölgeye fırkateynler, Rafale savaş uçakları ve helikopter gemileri konuşlandırmaktadır.
Silah ve Teknoloji Desteği: Fransa, Yunanistan'a FDI fırkateynleri ve Rafale savaş uçakları satışıyla Yunan Donanması ve Hava Kuvvetleri'ni modernize etmektedir.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Fransa ile Yunanistan arasındaki karşılıklı savunma anlaşmasını güncellemek amacıyla Atina’ya resmi ziyarette bulunmuştur. İki ülke arasında yapılacak görüşmelerde, mevcut anlaşmanın 5 yıllığına yenilenmesi ve yeni maddeler eklenmesi gündemde yer almıştır.
Yunanistan neyin peşinde
Yunanistan’ın Fransa nükleer şemsiyesi altına girme planı, Rusya’dan gelen sert açıklamalarla yeni bir boyut kazanmış, Moskova bu duruma işaret ederek “Fransız nükleer bombardıman uçaklarına ev sahipliği yapan tüm Avrupa ülkeleri açık hedefimizdir” uyarısında bulunmuştur. Bu tehdit Atina’da endişeye yol açmıştır.
Yunan basını, “Macron ile ittifakın bedeli bu”, “Kaosa giden yol”, “Yunanistan artık Rus füzelerinin etki alanında”, “Rusya’dan Macron’un planlarına yanıt” ve “Rusya Avrupa’yı savaşla tehdit ediyor” başlıkları atılmıştır. Ayrıca Yunan basını, Atina’nın Ankara ile yeni bir gerilimin uzak olmadığını gördüğünü; Türkiye ile İsrail arasında bir çatışma ihtimalini de hesaba katarak ek güvence sağlamak istediğini yazmıştır.
Macron, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile katıldığı söyleşide Avrupa Birliği’ni “öngörülebilir ve güvenilir” olarak tanımlamış, Avrupa’nın kendi savunması konusunda daha fazla sorumluluk alması gerektiğini vurgulamıştır.
Macron, Yunanistan’ın egemenliğinin riske girmesi halinde Fransa’nın destek vereceğini ifade ederek, “Egemenliğinize meydan okunursa ve ne yapmanız gerekiyorsa yapın, biz burada olacağız” demiştir. Miçotakis ise 2021 yılında imzalanan savunma iş birliği anlaşmasının yenileneceğini belirterek, savunma harcamalarının artırılması gerektiğini dile getirmiştir.
Topraklarında Amerikan birliklerine üs ve limanlar tahsis eden Yunanistan, ABD’den umduğu desteği görememiştir. Hem Yunanistan’ın içine düştüğü durumu gören hem de NATO bağlarının zayıfladığını anlayan Macron, Akdeniz’de liderliği ele geçirme çabasını sürdürmeyi esas almıştır. Fransa Cumhurbaşkanı, Yunanistan’ı pohpohlayarak savaş uçakları, İHA’lar ve modern harp gemileri satmayı başarmış, böylelikle Macron, Fransız halkının ferahına katkıda bulunduğunu zannetse de Trump’ın gazabına uğrayacağı günü ve de Rus tehdidinin nasıl tecelli edeceği zamanı da hesaba katmalıdır.
Yunanistan ise, Fransa’ya tam bir bağımlılık içine düşmüştür. Türkiye hiçbir zaman tehdit oluşturmayacağına göre bu kadar silah hangi savaşta ve kime karşı kullanılacak ve bu silahların lojistik desteği nasıl sağlanacaktır?