SON DAKİKA
reklam
reklam

İsrail’in nükleer gücü nereden geliyor?

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 21 Mayıs 2026, Perşembe - 12:23   Okunma Sayısı:

 

ABD’de bir grup Demokrat vekil, Donald Trump yönetimine İsrail’in uzun süredir gizli tuttuğu nükleer silah programının resmen kabul edilmesi çağrısında bulunmuştur. Talebin, Washington’ın onlarca yıllık “stratejik sessizlik” politikasını tartışmaya açtığı bildirilmiştir.

Washington Post'un haberine bir grup Demokrat Parti milletvekili, ABD'nin bir yandan İran, Suudi Arabistan ve BAE'nin nükleer programlarını sınırlandırmaya çalışmasını, ancak İsrail'in nükleer silahlarını görmezden gelmesini tenkit etmiştir. 

    Açıklamalar doğrultusunda mevcut durumun devam ettirilmesinin, ABD'nin küresel inandırıcılığına zarar vereceği, bölgedeki çatışmaların merkezinde bir tarafın nükleer kapasitesi hakkında resmi sessizliğin korunmasının da Orta Doğu için tutarlı bir nükleer silahsızlanma politikasının devam edemeyeceği açıktır.

 

Bir başka konu

    İsrail, 1950’lerin sonundan itibaren gizlice inşa ettiği nükleer silah programını hiçbir zaman resmen doğrulamamıştır. Bu "nükleer belirsizlik" politikası, 1969 yılında dönemin ABD Başkanı Richard Nixon ve İsrail Başbakanı Golda Meir arasında yapılan gayriresmi bir anlaşmayla Washington tarafından da koruma altına alınmıştır.

yoğun İran füzeleri karşısında İsrail’in hava savunma sisteminin çökmesi ve İsrail’in nükleer bir yanıt verip vermeyeceğidir. Gizli tutulan istihbarat değerlendirmelerine göre, İsrail'in nükleer silah kullanma "kırmızı çizgilerinin" Washington tarafından sanılandan daha düşük olabileceği konuşulmaktadır.

Demokrat Parti içinde bir grubun İsrail’in Gazze, Batı Şeria ve Lübnan’daki sivil ölümleri ile İsrail'in Washington'daki yoğun lobi faaliyetlerini ele aldığı görülmektedir. Son anketler, Demokratların yüzde 80’inin İsrail’e olumsuz baktığını işaret etmektedir. Üzerinde durulan konular

 

    **İsrail’in nükleer zenginleştirme kapasitesi ne düzeyde?

    **Fizyon malzemeleri nerede üretiliyor?

**İsrail, nükleer silah kullanımına dair "kırmızı çizgilerini" ABD’ye bildirilip bildirilmediğidir. 

 

Nükleer araştırma ve geliştirme ne zaman başladı?

    Dimona Nükleer Santrali (resmi adıyla Şimon Peres Negev Nükleer Araştırma Merkezi), İsrail'in Necef Çölü'nde, Dimona şehri yakınlarında bulunan stratejik bir nükleer araştırma tesisidir. 1958'de Fransa'nın yardımıyla inşasına başlanan reaktör, iddialara göre İsrail'in nükleer silah programının merkezini oluşturmaktadır

ABD Başkanı Kennedy, Dimona'da nükleer malzeme üretimine karşı İsrail hükümetini uyarmış ve bu durumun Orta Doğu'da nükleer silahlanma yarışını başlatabileceğini ifade etmiştir. 

İsrail hükümeti nükleer santralin varlığını ilk başta reddetmiş, David Ben-Gurion 21 Aralık 1960'ta yaptığı açıklamada Beersheba'daki nükleer santralin amacının "kurak bölgeler ve çöl florası ile faunası sorunlarını araştırmak" olduğunu belirtmiştir. Ben-Gurion, Başkan Kennedy ile görüştüğünü, Dimona'nın şimdilik tuzdan arındırma ve diğer barışçıl amaçlar için nükleer enerji sağlamak üzere geliştirildiğini iddia etmiştir.

1962'de İsrail ve ABD hükümetleri yıllık bir denetim rejimi üzerinde anlaşmışlar, ancak ABD Dışişleri Bakanlığı Yakın Doğu İşleri Ofisi direktörü Rodger Davies, Mart 1965'te İsrail'in nükleer silah geliştirdiği sonucuna vardığını belirtmiştir. 

 

Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEA)

UAEA , İsrail'in nükleer faaliyetlerini kapsamlı bir şekilde takip etmemektedir, çünkü;

Bunun temel nedenleri ve güncel durum şu şekildedir:

 

**İsrail, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması'na (NPT) taraf olmayı reddeden az sayıdaki ülkeden biridir. Bu durum, UAEA'nın İsrail tesislerine tam kapsamlı denetim yapma yetkisini sınırlandırmaktadır.

**Dimona Tesisleri Denetimsizdir. İsrail'in nükleer silah geliştirmek için kullandığı düşünülen Dimona'daki Negev Nükleer Araştırma Merkezi, UAEA'nın kapsamlı güvenlik denetimlerine tabi değildir.

**İsrail, IAEA (Uluslar arası Atom Enerjisi Ajansı) üyesi olmasına rağmen, Dimona reaktörünü uluslararası denetimlere açmayı reddetmektedir. Ancak, ABD ile yapılan ikili anlaşmalar çerçevesinde, ABD menşeli nükleer malzemelerin barışçıl amaçlar dışında kullanılmadığını doğrulamak amacıyla tesislerde çok sınırlı teknik ziyaretler veya denetimler gerçekleşebilmektedir.

**Arap ülkeleri ve diğer üyeler, IAEA Genel Konferansı'nda İsrail'in nükleer tesislerini denetime açması ve NPT (Nükleert Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması)'ye katılması için defalarca (en son 2025'te) çağrıda bulunmuş ancak bu girişimler sonuçsuz kalmıştır.

**Mart 2026'da İran’ın Dimona yakınlarına isabet eden füzelerinin ardından IAEA, bölgedeki "nükleer güvenlik risklerini" yakından izlediğini ve tesislerde anormal bir radyasyon tespit edilmediğini belirtmiştir.

Özetle, IAEA İsrail'i "izlemekte" ve raporlamakta ancak İran gibi NPT tarafı ülkelere uyguladığı "tam kapsamlı denetim" mekanizmasını İsrail'e uygulayamamaktadır.

 

Başkan Trump, bu durumu ve Demokratların taleplerini inceleyip yerine getirecek ve kamuoyuna bilgi verecek midir? Demokratların bu çıkışından Rusya nasıl bir yol izleyecektir?

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam