Eski sadrazamlardan biri, oğlunun tahsil ve terbiyesi işiyle meşgul olmayı lalasına bırakmıştı. Bir gün aklına geldi de lalaya sordu:
---Oğlumun en iyi öğrendiği ders hangisi? Lala hiç tereddüt etmeden:
---Binicilik, deyince sadrazam sebebini sordu. Lala da izahat verdi:
---Efendim, öteki derslerde mahdum-u aliniz dersini bilmeyince hocaları cesaret edip seslerini çıkaramıyor, hatasını yüzüne vuramıyorlar. Ama binicilikte bir hata etti mi, bindiği at derhal kendisini yere vuruyor.
** ** **
“Gurup” sözcüğü akşam vakti, güneşin batışı anlamına gelir ve ay, güneş, yıldız vb. gök cisimlerinin ufkun altına inmesini tanımlar. “Grup” ise küme, ekip anlamlarını taşır ve özellikleri olan varlıklar, nesneler bütününü tanımlar, diyerek söze girdi. Burada Yahya Kemal’in “Hayal Şehir” isimli şiirinden de örnek verdi.
Hayal Şehir
Git bu mevsimde gurup vakti, Cihangir’den bak!
Bir zaman kendini karşındaki rüyaya bırak!
Başkadır çünkü bu akşam bütün akşamlardan;
Güneşin vehmi saraylar yaratır camlardan.
*** *** ***
Bu liyakatsizlik sadece bugün ortaya çıkmış bir konu değildir. 1631 yılında IV. Murat’a yazdığı “Risale”sinde Osmanlı aydınlarının hissiyatını dile getiren Koçi Bey, “Bu aydınlar, toplumun ve devletin bir buhran veya dönüşüm geçirdiğinin, kendi ifadeleriyle ‘nizam-ı âleme ihtilâl, reaya ve berayaya infial’ geldiğinin farkına varmışlardır.” demektedir. Neyzen Tevfik ise, 1910 yılında yazdığı dörtlükte şöyle demiştir.
Gitti ama Çırağan, geldi tedabir-i harik,
Çıktı eski kovalar, kadroya girdi yeniler.
Öyle bollaştı ki, her dairede şimdi kova,
Gelen erbab-ı mesalih kullansa bile yeter.
*** *** ***
Goethe’nin şiirlerini beğenir ve boş zamanlarımda okurum. Bazı şiirlerin beni anlatmaya çalıştığını sandığım anda hepimizi anlatmaya çalıştığı yargısına varırım. “Kitap kurdu” diyebileceğim Başak’a da bu kitaptan bir tane hediye etmiştim. İşte şiirlerden birisi:
Mezar Yazıtı
Çocukken içine kapalı ve inatçı,
Delikanlıyken cüretkâr ve gösteriş meraklısı,
Yetişkin adamken eylem yanlısı
Yaşlıyken düşüncesiz ve tumturaklı
Şöyle olacak senin mezarının yazıtı:
Buradaki de herkes gibi insandı!
*** *** ***
Bir gün deli hastanesinde kum taşınıyormuş. Doktorun birisi delinin birine el arabası vermiş. Deli ortalıkta el arabasını sürerken buna da kum taşıtmışlar. Ertesi gün deli arabayı ters döndürülmüş şekilde sürüyormuş. Doktor bunu görünce,
---Evlâdım o öyle sürülmez çevir de sürsene, der. Deli de çıkışır.
---Enayi miyim ben? Dün öyle sürdüm de kumun hepsini bana taşıttılar.