SON DAKİKA
reklam
reklam

Kim neyle ilgileniyor

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 31 Mayıs 2026, Pazar - 12:59   Okunma Sayısı:

 

Rusya'nın Ukrayna ile savaşa başlamasının ardından Türkiye ile ilgili verilerde bazı değişiklikler dikkat çekmektedir. Savaşla birlikte Türkiye'nin Rusya dış ticaretindeki payı hızlı bir yükseliş kaydederek üçüncülüğe yükselmiştir. Çin lider duruma geçerken ikinci sırayı Hindistan almıştır. Oysa 2021 yılındaki listede Türkiye altıncı sırada yer almaktaydı.

Bir gerçek varsa bu iyileşmenin uzun sürmeyebileceğidir. Türkiye’nin ABD ile ilişkileri gerginleşince Rusya ile yakınlaşıyor, ABD ile kol kola girince Rusya’nın çatık kaşlarıyla karşılaşıyor.

***                             ***                             ***

 

İsrail medyası Türkiye ile ilgili haberlere sık sık yer vermektedir. Bu haberlerden birinde Türkiye'nin hedeflerinin İsrail için büyük bir tehdit oluşturduğu ifade edilerek Türkiye'nin bölgesel güç dengesinde İsrail'i bir rakip olarak görmesi ve buna karşılık geliştirdiği stratejiler ele alınmakta, özellikle “Mavi Vatan” konusunda Osmanlı dönemine vurgu yapılarak yayılmacı siyasetten söz edilmektedir.

Kalyon veya buharla çalışan gemiler yerini dizel yakıtlı ve daha büyük güçteki makinalara, branda bezden yapılan kara havacılık uçakları yerlerini sesten hızlı giden uçaklara, kısıtlı menzilli topçu mühimmatı da yerini kıtalararası balistik füzelere bırakmıştır. Çağı yakalama çabası içindeki Türkiye hakkında Osmanlı dönemine vurgu yapmanın yanlış olduğunu anlamak gerekir.   

***                             ***                             ***

 

İsrail ordusundaki intihar vakaları ise ayrı bir tedirginlik yaratmaktadır. İsrail Savunma Kuvvetleri, 2023 ve 2024 yıllarında toplam 38 askerin intihar ettiğini duyurmuş, Gazze ve Lübnan'daki çatışmaların ardından askeri can kaybında ciddi şekilde artış kaydedildiğini ifade etmiştir.

Bütün dünya ordularında intihar vakaları araştırılırsa; travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), sürekli yüksek stres seviyeleri, ilişki problemleri, ekonomik sıkıntılar ve silahlı çatışma ortamlarının psikolojik etkileri gibi çok boyutlu nedenler karşımıza çıkmaktadır.

 

---Savaş veya çatışma ortamında bulunmuş olmak, şahit olunan yıkıcı olaylar ve çatışma travmaları,

---Hiyerarşik baskı, kronik uykusuzluk, ailevi ilişkilerden uzun süre ayrı kalma ve devamlı teyakkuzda olma,

---Askeri personelin öldürücü silahlara ve yöntemlere 7/24 kesintisiz erişiminin olması,

---Psikolojik destek almanın zayıflık veya kariyer sonu olarak görülmesi, askerlerin profesyonel yardım almalarının pek mümkün olmaması,

---Yaşanılan duygusal travmaları bastırmak veya stresle başa çıkabilmek için alkol ya da madde kullanımına yönelinmesi, depresyonun ve intihar riskinin arttırılması…

    Bütün bu sayılanlar İsrail ordusunda mevcuttur ve intihar vakalarının artması veya bugünkü tempoda devam etmesi mümkündür.

 

***                             ***                             ***

 

1 Ocak 2025 tarihi itibarıyla AB Konseyi Dönem Başkanlığı'nı üstlenen Polonya, Büyük Tiyatro-Ulusal Opera binasında düzenlenen resmi açılış törenine Macaristan Başbakanı Viktor Orban'ı davet etmemiş, Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Skorski ise Macaristan Varşova Büyükelçisi'ne törene katılmaması yönünde nota vermişti. Buna karşılık Macaristan ise hakkında Avrupa Tutuklama Emri de çıkarılan Romanowski'yi Polonya'ya iade etmeyerek, Polonyalı parlamentere siyasi sığınma hakkı tanımıştı. Diploması alanında bile ihtirasların kendini nasıl ortaya koyduğunu görüyoruz. 

 

***                             ***                             ***

Başkan Trump, ikinci kez iktidara geldiğinde Danimarka Krallığına bağlı özerk bir bölge olan Grönland'ın satın alınmasından söz etmiş hatta bir adım daha ileri giderek Grönland’ı almak istediğini söylemişti. Danimarka Başbakanı Mute Egede yaptığı yeni yıl konuşmasında Kuzey Atlantik Adası’nın Danimarka'dan bağımsızlıklarını kazanması gerektiğini öne sürmüştü.

Yaklaşık 57.000 nüfuslu dünyanın en büyük adası, 1979 yılında Danimarka'nın özerk bir bölgesi haline gelene kadar Danimarka'nın sömürgesiydi. Grönland 2009 yılından bu yana referandum yoluyla bağımsızlığını ilan etme hakkına elinde bulundurmaktadır.

  Başkenti Nuuk olan ve New York'a Kopenhag'dan daha yakın olan Grönland maden, petrol ve doğal gaz kaynakları bakımından zengin olmasına rağmen Danimarka'dan yılda 500 milyon euro (18,1 milyar TL) tutarında sübvansiyon almaktadır.

    Bağımsızlık hareketi, Danimarkalı yetkililer tarafından yapılan çok sayıda suistimalin ortaya çıkması nedeniyle kısmen ivme kazanmaktadır. Grönland'ın bağımsız bir devlet olması için gerekli çerçevenin oluşturulmasına yönelik çalışmalar çoktan başlamıştır.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam