***Trene binen adam oturacağı yere bir naylon serdi ve sonra oturdu. İki durak sonra inen bir kişinin yerine oturmak için ani bir manevrayla kalkarak yer değiştirdi. Aynı işlemi tekrarladı. Onun boşalttığı yere elinde su şişesiyle bir adam geldi. Oturduktan sonra hiç ara vermeden birer yudum birer yudum su içmeye başladı.
***Tren Ayrılıkçeşme’ye geldiğinde zaten boşalmış olmasına rağmen koşarak binen yaşlı adam boş yere oturmuş olmanın sevincini yaşıyordu.
***Kimisi nasihatten anlar,
Kimisi vicdanen rahatsızlık çeker
Kimisine korkutarak yaptırılır
Kimisi Tanrı'nın yerine parayı geçirmiştir
Kimisine de imkânlar sunulur
***Biraz da yanıltmalara yer verelim mi?
Ben ile Benin arasındaki fark nedir?
Sinema ile Simena arasındaki fark
***Gazeteden Hayrettin ile buluştuk. Yine canı sıkılmış. Sebebini sordum:
---Ölünce mezar yeri için para ödeniyor, adeta ev parası... Oysa bu topraklar zaten benim
---Hayrettin öbür tarafta tapusunu soruyorlar mı?
---Yok, orada sormuyorlar da burada Belediye soruyor
---Senin mezarlıkta ne işin var?
---Eve almadılar, orada yattım.
Güldürünün faciası olur mu?
Azrail, uyuyan adamı dürtmüş ve “Hadi bakalım vakit tamam” demiş! Adam, yalvar yakar bir süre daha istemiş. Azrail o gün sağ tarafından kalktığı için “Tamam sana bir süre daha veriyorum” diyerek kaybolmuş!
Aradan yıllar geçmiş, adam uçağa binmiş. Azrail aniden karşısında belirmiş.
---Hadi vakit tamam, uçak düşecek, demiş. Adam;
---Tamam da, diğer yolculara yazık değil mi? Benim yüzümden yüzlerce insan ölecek
---Sus ulan! Zaten hepinizi bir araya toplayıncaya kadar canım çıktı, bozma asabımı!
Kendini ifade edemeyen toplum
Kendini ifade edebilmenin yolu konuşma veya yazma yeteneğine sahip olmaktan geçiyor. Bunun için bol bol okumak gerekiyor. Ders kitaplarından bahsetmiyorum, yalnızca. Her çeşit yazılı eserden bahsediyorum.
İletiyi paylaşan arkadaşım kendi düşüncelerini özetlemeye çalışmış. Görüşlerine katılıyorum. Günümüz insanı çaba sarfetmeden başarıyı yakalamaya çalışıyor. Okul yılları alışkanlıkları, özgürlüklerin kısıtlanması, "iki tane fazla soru çözersin, bu romanları okuyacağına.." veya "şu üniversiteyi kazan okuyacak bol vaktin olacak" lafları… Bunun çözümü çok okumaktan geçiyor.
Ama günümüz koşulları insanları okumaya değil, hazıra, özete konmaya yönlendiriyor. Elimizden düşmeyen cep telefonlarının minicik klavyeleri ile uzun yazmak kolay değil. Bu nedenle kelimeleri bile ünlü harfleri atıp yazıyor gençler, şkld oldğ gibi.
“Aynen” dediğinizi duyar gibiyim.
(Bu arada, tespiti yapan, fenomen kelime “inşallah” a hiç bulaşmamış… Belki de bir umut içerdiğinden!..)
Kendini ifade edemeyen bireylerden
Bazı sözler birer birer çukur gibidir. İçine düşmeye görün, çıkamazsınız. Bu sözcükler, kullananları hem düşünmekten hem de kendilerini ifade etmekten alıkoyuyorlar.
Böylece söylenenleri tek tek tartıp değerlendirecek; kimilerini eleyecek ama kimileri üzerinde ayrıntılı düşünmesi gerektiğini kavrayacak; iletilen görüşlerin hangisine katıldığını, neden katıldığını, hangisine katılmadığını, neden katılmadığını belirleyecek; bunları, varsa kanıtlarıyla teker teker açıklamaya çalışacak halimiz kalmıyor.
(Kaynak: http://dunyalilar.org/dusunmeden-konustu.)