Dünyaya egemen olmak isteyen ABD, Rusya ve Çin gibi süper güçlerin liderleri bir demeç veriyor, milletlerin ayağa kalkmalarına sebep oluyor. Eski defterlerin açıldığı, yeni sınır anlaşmazlıklarının ortaya çıktığı, din kavgalarının hortladığı, teknolojik yarışmaların ağırlık kazandığı ortamlar Türkiye’yi de rahatsız ediyor.
Bu rahatsızlık elbette AB’de ve NATO müttefiklerinde korkuya bile sebep olabiliyor. NATO’nun geleceği dahi tartışılıyor. Türkiye’yi AB’ye almak istemeyen ülkeler, Türkiye’ye övgüler yağdırıyor, askerî gücüne askeri alandaki buluş ve gelişmelerine hayranlıklarını belirtiyorlar.
En çok askeri harcama yapan ülkeler
Küresel askeri harcamalar, devam eden savaşlar ve artan jeopolitik belirsizliklerin etkisiyle 2025’te reel bazda yıllık yüzde 2,9 artarak 2 trilyon 887 milyar dolarla rekor seviyeye ulaşmıştır. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI), 2025 yılında yayımladığı küresel askeri harcamalar raporuna göre, dünyanın en çok askeri harcama yapan ülkesi ABD'dir.
2025 yılında ABD’ye ait harcamaların yüzde 7,5 azalarak 954 milyar dolara gerilediği ve bu düşüşün ana nedeni olarak, Başkan Donald Trump döneminde Ukrayna'ya yönelik yeni mali askeri yardım paketlerinin onaylanmaması gösterilmiştir. Uzmanlar, SIPRI raporuna dayanarak 2026 ve 2027 bütçe öngörülerinde ABD harcamalarındaki bu düşüşün "kısa ömürlü" olacağını tahmin etmişlerdir.
ABD'nin ardından dünyada en fazla askeri harcama yapan diğer ülke Çin'dir. Çin’in askeri harcamalarının 2025'te yıllık yüzde 7,4 artışla 336 milyar dolara ulaştığı, askeri harcamaların GSYH'ye oranının yüzde 1,7 olduğu belirtilmiştir. Çin'in askeri harcamalarında 31 yıldır devam eden artışın, herhangi bir ülkenin kaydettiği en uzun süreli artış olduğuna işaret edilmiş, 2025'te orduda ve savunma sanayinde yürütülen, çok sayıda üst düzey generalin ve savunma sanayi yetkilisinin tasfiye edildiği yolsuzlukla mücadele kampanyasına rağmen sürdüğüne dikkat çekilmiştir.
Raporda harcamaların Çin ordusunun 2035 yılına kadar tüm alanlarda askeri modernleşmeyi gerçekleştirme doğrultusunda ilerlediği, son 10 yılda askeri harcamaların yüzde 62 artış kaydettiği bildirildi. Rusya'nın askeri harcamalarının geçen yıl yüzde 5,9 arttığı ve 190 milyar dolarla dünya üçüncülüğünü koruduğu aktarılmıştır.
Türkiye’nin askeri gücü
SIPRI raporunda, Türkiye'nin savunma bütçesindeki artış, stratejik dönüşüm verileriyle dikkat çekmektedir. Türkiye'nin askeri harcamalarının geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 7,2 artış göstererek 30 milyar dolara ulaştığına işaret edilmiş, askeri harcamalarının 2025’te 2016 yılına kıyasla yüzde 94’lük artış gösterdiği belirtilmiştir.
Raporda ayrıca, "Türkiye'nin askeri harcamalarındaki artışın en temel itici gücü, her şeyden önce yerli silah sanayisine yapılan yatırımlardır. Türk savunma sanayisini desteklemek amacıyla oluşturulan özel fona ayrılan pay, bir önceki yıla göre yüzde 25 artarak 2025 yılında Türkiye'nin toplam askeri harcamalarının yüzde 22'sini oluşturmuştur.” ifadelerine yer verilmiştir.
Jeopolitik belirsizlik
SIPRI raporunda, küresel askeri harcamalardaki artışın en büyük itici gücünün yüzde 14'lük yükselişle Avrupa olduğu belirtilmiştir. Avrupa’nın askeri harcamalarının 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 14 artarak 864 milyar dolar ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığının ifade edildiği raporda, bölge genelindeki harcamaların son 10 yılda yüzde 102 arttığı kaydedilmiştir.
Raporda, “Avrupa'daki bu benzeri görülmemiş artışın, Rusya-Ukrayna Savaşı kaynaklı jeopolitik istikrarsızlığın ve ABD'nin güvenlik garantilerine ilişkin belirsizliğin bir sonucudur." değerlendirmesinde bulunulmuştur.
Almanya'nın askeri harcamalarının yüzde 24 artarak 114 milyar dolara yükseldiği ve dünyada dördüncü sıraya çıktığı, Ukrayna'nın harcamalarının ise 84,1 milyar dolarla GSYH'sinin yüzde 40'ına ulaştığı ifade edilmiştir.
Harcamalardaki artışın sonucu
Rapor, Asya ve Okyanusya bölgesindeki askeri harcamaların da 2025'te yüzde 8,1 artarak 681 milyar dolara ulaştığını, Orta Doğu, Güney ve Güneydoğu Asya ile Okyanusya'yı kapsayan tüm alt bölgelerde harcamaların arttığını, bu durumun bölgedeki askeri hareketliliğin bir göstergesi olduğunu da vurgulamıştır.
Uzmanlar, küresel askeri harcamalardaki artışın devam edeceği öngörüsünde bulunmakta, SIPRİ kurulduğu 1966'dan bugüne kadar çatışma, silahlanma, silah kontrolü ve silahsızlanma gibi alanlarda araştırma, rapor ve analizler hazırlamaktadır.
Bu verilerin silahsızlanma anlaşmalarına rağmen yükseliş göstermesi barışa daha çok uzak olduğumuzu göstermektedir. Siz hiç barışın sağlanması için kapanan silah fabrikası gördünüz mü? Silah fabrikalarında işten çıkarılan personel gördünüz mü?