Hepimizin malumudur, I. Dünya Savaşı 1914-1918 yılları arasında cereyan etmiştir. Bu dönemde çeşitli cephelerde hasımlarımızla çarpıştık, ama baş rakibimiz İngiltere idi. Karşımıza Hintli Müslümanları, Avustralyalı Hristiyanları çıkarttı.
Savaş bitti, ama dertler bitmedi. Önce Osmanlıdan bize geçen borçları 1954 yılına kadar ödedik. I.Dünya Savaşı’nın çeşitli cephelerinde esir düşen Türk askerleri için devletin yaptığı araştırmalardan bazıları;
- Esirlerin mutlaka iadesi
İngiltere Savaş Ofisi, I. Dünya Savaşı sırasında İngilizler tarafından esir alınan Türk
askerlerinden Mehmet oğlu Mehmet’e dair kayıt bulunamadığını bildirmiştir (12.06.1925).
- Ölenlerin ölüm sebepleri ve ölüm zamanlarının bildirilmesi istenmiş, yeterli sonuç
alınamamıştır.
- Esaretteyken firar edenlerin yakalanıp yakalanmadığı ve ne tür işleme tabi tutulduğu
hakkında belgeler yoktur veya eksiktir.
- Esirlerin yurda getirilmesi için yurt dışı temsilciliklere para gönderilmesi
(16.10.1926) esas alınmış, Halep’te bulunan esirlerimizin getirilmesinde kullanılmak üzere Halep Şehbenderliğimize de para gönderilmiştir (18.11.1925).
- Özellikle bombalanan Rodos Adası başta olmak üzere Ege Adalarında oturan Türklerin
akıbetleri hakkında net bilgi yoktur (12.08.1926).
- İngilizlere esir düşen Mısır’daki askerlerimiz için Mısır hükümetinin verdiği ücretler
tahkik edilmiştir.
- Romanya cephesine gönderilen askerlerimizin Romanya’da gördükleri zarardan dolayı
tazminat taleplerini Türk devletine iletmeleri ve Türk devletinin de bu talepleri Romanya hükümetine iletmesi (12.12.1927).
- Türkiye’deki İngiliz, Fransız ve İtalyanların kendi emlak ve mallarına zarar verildiğini
Bildirmeleri üzerine İngiliz Parlamentosunda görüşme açılmıştır (21.02.1930).
Buna mukabil Türklerin yakılıp yıkılan ve onarımı gereken yerleriyle ilgili işgalci devletlere tazminat davaları açılmış, ancak sonuçları hakkında bilgi alınamamıştır (15.01932). Mesudiye gemisi için istenen cephane miktarının verilmeyiş sebepleri araştırılmış, ancak sonuç elde edilememiştir.
- Macaristan’ın I. Dünya Savaşı sırasında borç aldığı çeşitli ülke vatandaşlarıyla yaptığı
anlaşmanın Türk alacaklılar açısından bazı olumsuzluklara sebep olduğu bildirilmiştir. (26.05.1931)
Vefat ve Başsağlığı
İnsan bir canlı. Doğum ve ölümle sınırlı bir hayat… ne yazık ki, başlangıcı sona bağlamak mümkün olmuyor. Pır pır çarpan bir kalple başlayan hayat, hırıltılı bir nefesle son buluyor.
Hepimiz için geçerli olan, yaşadığımız sürece iyi insan olmak ve üretmek… Tıpkı hayat öyküsüyle bugün köşemize konuk olan sevgili Sami gibi… Her hayat öyküsü ilginçtir. Belki ders alanımız olur!
Sevgili Sami ile her hafta iki defa telefonla konuşurduk. Vatanı için gözünü kırpmadan canını verecek bir yapısı vardı. Kalp kırmaktan son derece sakınırdı. Bir gün sordum kendisine, “Sami, asker olmasaydın ne olurdun?” diye. “Kalp onaran cerrahı olmak isterdim” demişti.
Şaka değil, daha bir gün önce Sami’nin Romanya’ya yerleşmiş olan sevgili Bülent’in yanına gideceğini öğrenmiş ve kendisini aramıştım. Oraya yerleşmiş bir arkadaşımızın yanına gidecek ve bir süre kalacakmış.
Hemen telefon ederek konuyu açtım ve bir ricam olduğunu ilettim. Her zamanki inceliğiyle dinlemeye hazır olduğunu söyledi. Bülent ile birlikte Bükreş’teki Türk Şehitliği’ne mutlaka gitmelerini, I. Dünya Savaşı’nda Romanya ve Galiçya cephelerinde şehit düşen Anadolu çocuklarının mezarlarını ziyaret etmelerini, mezar taşlarının ve mevcut kitabelerin resimlerini çekmelerini, kendi resimleriyle birlikte bu bilgileri gazetede yayımlayacağımı anlattım. Son derece memnun oldu. Bu isteğimi mutlaka yerine getireceğini söyledi…
Sabahleyin evinden çıkıp havaalanına gitti ve vefat haberini aldık.
Lakabı “Baba Sami idi. “Babalar Günü”ne yetişemedi
ve
Jandarma Albay Suat Sami Aşan
(Kara Harp Okulu 1975-13)
19 Haziran 2026 günü vefat etti.
Sami, nurlar içinde yat! Tanrı’nın rahmetine mazhar ol! Devre arkadaşlarının duaları yoldaşın olsun! Hatıranı kalbimizde yaşatacağız.
Devre olarak katılan değerli arkadaşlarımıza, değerli eşine, aile bireylerine ve yakınlarına başsağlığı ve dayanma gücü diliyoruz. Uzun ömürler sizlerin olsun!