Sormuşlar dervişe;
---Hayat nicedir?
---Hayat bilmecedir.
---Attığın her adım bir hece
---Çözene gündüz, çözemeyen gecedir.
---En zor olan nedir?
---Sözdür, anlatması da zor, anlaması da.
*** *** ***
Dervişe sormuşlar;
---İnsanın başına gelecek en güzel nasip nedir?
---Herkesin bir şeyler anlatmak istediği şu yalan dünyada, seni dinlemek isteyen birine rastlamaktır,
---Nasıl olalım?
---Musibet karşısında metanetli
Cehalet karşısında marifetli
Husumet karşısında mağfiretli
Kötülük karşısında hayır sahibi
Kabalık karşısında letafetli ol ki,
Yaradan seni sabrından ötürü sevsin.
*** *** ***
Dervişe sormuşlar;
---Evlilikte 50 yılı nasıl devirdiniz?
---Hanım deli olduğu zaman ben veli, ben deli olduğum zaman hanım veli oldu.
---Nasıl insan oluruz?
---Üç adım atmakla…
"Önce sana kötülük yapanlara kötülük düşünmemen gerekir. İnsanlığa attığın ilk adım budur. Sana kötülük yapanlara iyilik yapabildiğin an ise, ikinci büyük adımı atar ve hakiki insan olmaya başlarsın. Nihayet, sana iyilik yapanla kötülük yapan arasında bir fark hissetmeyecek hâle geldiğin zaman ise insan olursun.”
*** *** ***
Dervişe sormuşlar;
---Arif kimdir?
---Derdini sade anlatan adam dertlidir. Güzel anlatan edebiyatçı, hâliyle anlatan âşık, tebessümüyle örten ariftir!
---Bir adam senin hakkında konuştu desek ne düşünürsün?
---Kendi sayfasıdır istediği gibi doldurabilir.
---İnsan nasıl sabreder?
---Unutursun sabredersin, bu en güzelidir... Kabul edersin sabredersin, bu en doğrusudur... Vazgeçersin sabredersin, bu en zorudur... Bir de işini Allah'a havale eder sabredersin, bu en yücesidir.
*** *** ***
Dervişe sormuşlar;
---Huzuru nasıl buldunuz?
Rızkımı kimsenin yemeyeceğini anladım sakinleştim... Allah’ın beni her daim gördüğünü anladım haya ettim... İşimi kimsenin yapmayacağını anladım işe koyuldum... İşimin sonu ölümdür ona hazırlandım... İyilikleri çoğalttım, kötülükleri azalttım...”
---Nasıl isteyelim?
---Bir şey istersen insandan isteme,
Verse minnettir, vermese zillettir...
Sen Allah'tan iste,
Verse nimettir, vermese hikmettir...”
*** *** ***
Dervişe sormuşlar;
---Allah’ın okuması yazması var mıdır? Derviş bir süre düşünmüş ve cevap vermiş:
---Valla okuduğunu hiç görmedim, duymadım. Ama öyle bir yazıyor ki, hiç çıkmıyor.