**1200 yıllarında tek kadınla yaşayan papazlara evliya gözüyle bakılırmış,
**1240’lı yıllarda fuhuş günah sayılmıyor, orta malı kadınlar sokakta gelip geçen rahipleri evlerine alıyorlarmış. Gelmeyip yoluna devam edenlerin arkasından küfür ediyorlarmış,
**1394 yılında parlamentonun bir toplanma gününde Frankfurt’ta prenslerin ve asilzadelerin peşi sıra sekiz yüzden fazla fahişe de gelmiş,
**Konstans’ta 1414’ten 1418’e kadar 15.000 kadar fahişe bulunuyormuş. Bunlar kendi paraları ile gelmişler. İçlerinden birinin şehirde 800 altın kazandığı öğrenilmiş.
15’inci yüzyıl
1414 yılında kral, başka bir ülkenin saray erkânından gelenlere incelik gösterilmesini, evlerde çalışan kadınlara da saray erkeklerinden para almamalarını emretmiş. Misafirler gittikten sonra şehrin Belediyesi hesapları ödemiş.
1492 yılında şehirde temiz bir kadın bulunmadığı belirtilerek böyle birini arayanların beşiklere bakması söylenirmiş. Ortaçağ papazlarının ahlaksızlıkları yazmakla bitmezmiş. 16. yüzyılda her papazın bir odalığı varmış. Papazlar buna mecbur edilmişler.
Baron Zimmerman “Kronik” isimli eserinde, rahibe manastırlarının çoğu zaman bir genelevden farksız olduklarını yazar. 16. yüzyılda da vaziyet bu merkezdedir. Bu gizli fuhuş zaman zaman açıkça da görülüyormuş.
Nitekim Strazburg’da bir gece bir kadın manastıra yıldırım düşüp de yangın çıkınca halk kapıları kırıp içeri girmiş, çeşitli rezaletlerle karşılaşmış. Birçok rahibenin genç erkeklerle koyun koyuna oldukları görülmüş.
Manastırlar
O devirlerde manastırların hususi pencerelerine gayrimeşru çocuklar bırakılır, bu çocuklar rahibeler tarafından büyütülürmüş. Yangın hadisesinde rahibelerin azgınlıklarına alet edilen gençlerin bu büyütülmüş piçler oldukları anlaşılmış.
Bu çocuklar erkeklik çağına gelince ihtiyar, gudubet ve leş gibi kokan rahibelerin kapatmaları olmuşlar. Bu gibi manastırlarda ayrıca havuzlar bulunuyormuş. Bu havuzların suları asla boşaltılmıyormuş.
Rahibeler doğurdukları zina mahsullerini bu sulara gömerek boğuyorlarmış. Polis raporlarına göre 1793’te Paris İhtilal bahçesi bilhassa yer tiyatrosu ve galerileri her gün 7-15 yaş arası körpe kızlarla dolup taşarmış. Bu çocuklar yarı çıplak bir halde gelip geçenlerin gözleri önünde en rezil ahlaksızlıkların faili olurlarmış.
Yine o sıralarda faaliyetlerini hızlandıran dernekler opera binasında çıplak balolar verirlermiş. Yalnız bu balolarda yüzlere maske takılırmış. Her gün tekrarlanan bu fahişeler balosunun sayısı yüzleri bulurmuş.
Tabi 23 tiyatroda da halk eski Romalılar Yunanlılar gibi giyinir yani çırılçıplak gelirlermiş. Zamanın Fransız kadınları erkeklere gösterilen saygıyı hakaret sayarlarmış. Altıncı yüzyılda bit bolluğundan söz edilirmiş.
Vebanın, frenginin, veremin, uyuzun vb hastalıkların nerelerden ve nasıl çıktığı hakkında bir fikir veriyor herhalde.