Yüce dinimiz İslam’a dar açıyla bakan, ifrat ve tefrit arasında gidip gelen, ölçüsüzlükleriyle dinimize zarar veren bazı hocalar her zaman var olmuştur. Ne yazık ki, bunlardan bir kısmı Süleyman Nazif’in çevresinde dolaşmıştır.
Bir gün İslâmiyet’i kısır görüşleriyle anlatan bazı hoca kisveli kişilere karşı Mehmet Akif’in en yakın dostlarından biri olan Süleyman Nazif,
“Akif beni Müslüman etti, bu hocalar yine gâvur edecek” demiştir.
*** *** ***
Konuşmasını bilmeyen soysuz ve edepsiz bir herif, bir toplantıda Mehmet Akif’i küçük düşürmek ister. Alaycı bir tavırla “Siz baytar mısınız?” diye sorar. Akif istifini bozmadan cevap verir:
“Evet, bir yeriniz mi ağrıyor?”
Unutulmasın
Belli bir kesimin veya bazı kişilerin hoşlanmayacağı ama toplumun büyük kesiminin rahatsız olduğu bir konuyu tekrar dile getireceğim: Kadınlara şiddet kullanılması ve katletme olayı…
Kadına şiddet ve öldürme olayları devam ediyor. Çok sayıda yazı yazdım bu konuyla ilgili; ama başlıklarını her defasında “Unutulacaklara bir ilâve daha” şeklinde belirttim; çünkü inanmıyorum bu konuda sağlıklı ve âdil kararlar verileceğine! Öldürme şekli, şimdiye kadar duymadığımız yöntem ve aletlerle öne çıkmaya başladı.
Konuyu çözmeye veya önlemeye çalışan yetkisizler (!) belki yine toplantı yapıyorlardır. Havanda su dövecekler ya!
Şire (Syra, Seyras) شيره
Bir adadır. Yunanistan’ın Şira Adası’nda esirken vefat eden Gelibolulu Yüzbaşı Hüseyin Adli bin Süleyman Efendi’nin muhallefatı. M 13.05.1923, Fon: HR. İM. Kutu: 73, Gömlek: 30 (Tarih Miladi 1923 olmasına rağmen Osmanlı Arşiv kayıtlarında geçmektedir. Bu yüzbaşı kimdir? Gelibolu veya Çanakkale Nüfus Müdürlüklerinden araştırılabilir.
Sire: Ada, Ege Denizi’nde Kiklad Adalarının bir parçasıdır. Yüzölçümü 101 km kadardır. Nüfusu ise 2011 verilerine göre 21.500’dür. Belediye merkezi Hermupolis’tir. Günümüz Sire belediyesi 2011 yerel yönetim reformu ile üç eski belediyenin birleştirilmesiyle kurulmuştur. Birleştirilen belediyeler belediye birimlerine dönüştürülmüştür.
Sanatçı ve sanatla ilgili
Alfred Sisley (1839-1899)… Empresyonist okulun kurucuları arasındadır. 1870 yılında Fransa-Prusya Harbi’nin patlak vermesiyle empresyonist okulun kurucuları bir müddet için dağıldılar. Ressam Bazille savaş meydanında öldü. Manet Muhafız Alayına onbaşı olarak girdi. Degas topçu olarak silah altına alındı.
Renoir bir süvari birliğine atandı. Cezanne bir taşra kasabasına sığındı. Sisley ise Monet ve Pisarro’yu da alarak anavatanı İngiltere’ye geçti, ama III. Cumhuriyet’in kurulmasıyla tekrar Paris’e geçti. Kış manzaraları yüzyıllardır türlü okullara bağlı sanatçılar tarafından ele alındığı halde hemen hiçbiri bu izlenimi Sisley kadar duygulu ve samimi bir tarzda verememiştir.
Ünlü romancı Stendhal’e göre “Güzellik mutluluğun teminatıdır.” Renoir ise, bunu daha da basitleştirerek “Güzellik mutluluktur” demiş ve tombulluğu dahi zarif hale getirmeyi başarmıştır. Renoir ten rengini beğendiği bir kadını (Gabrielle) uzun yıllar evinde tutmuştur. Madam Renoir bu durumdan memnun olmasa bile elinden bir şey gelmemiştir. Olgunluk döneminin tablosu da “Güllü Gabrielle”dir.