SON DAKİKA
reklam
reklam

İLK SOHBET

Köşe Yazarı: İlknur İnsaf TURAN Eklenme Tarihi: 1 Ağustos 2026, Cumartesi - 12:56 Okunma Sayısı:

 

İnsan, hayatının bir yerinde durup geriye baktığında, ne kadar uzun bir yol geldiğini fark ediyor. Oysa yürürken düşünmüyor bunu. Hayatın içinde bir yerlere yetişmeye çalışıyor, mahalleler değişiyor, sokaklar değişiyor, şehirler değişiyor, iş hayatı, ev hayatı derken insanlar giriyor hayatına; bazıları kalıyor, bazıları uzaklaşıyor. Bir kitap okuyorsun, yıllar önce yaşadığın bir şey aklına geliyor. Sonra bir bakıyorsun, geçmiş sandığın bir şey hâlâ seninle.

Ben de bazen geriye dönüp kendi yoluma bakıyorum. Nerelerden geçtiğimi, kimlerle karşılaştığımı, neleri geride bıraktığımı düşünüyorum. Sonra anlıyorum ki insan, yaşadığı hiçbir şeyi gerçekten geride bırakmıyor. Her şey, fark etmeden içinde bir yerde kalıyor. Bir cümle, bir insan, bir şehir, bir kitap… Yıllar sonra hiç ummadığın bir anda yeniden karşına çıkıyor.

Belki de insanın yolu, bütün bunların içinden geçerek kendine doğru uzanıyor.

Ben zaten hiçbir zaman büyük büyük hayallerin, büyük büyük isteklerin peşinde olmadım. Mutluluğu daha küçük yerlerde aradım. Belki de bu yüzden, kendime yaklaşmanın yolunu da büyük cevaplarda değil, hayatın içindeki küçük ve sessiz anlarda buldum. Ne güzel söylemiş bir gönül ehli:“İnsan, önce kendi nefsinden uzaklaşmayı bilmeli.”

Ben de bazen bir kitabın sayfaları arasında, bazen evin bir köşesinde sessizce uyuyan kedilerimin bakışında arıyorum kendimi. Bazen bir kitabın altını çizerken, bazen yanıma aldığım bir fincan kahveyle sessizliğin içinde otururken… Öyle büyük cevapların peşinde de olmadım. Daha çok, hayatın bana sessizce söylediklerini duymaya çalıştım.

Galiba bir cümlenin, bir bakışın, bir hatıranın içimde bıraktığı o küçük izin peşinden gidiyorum. Belki de yazmak dediğim şey, biraz da bu:Fark etmek, hatırlamak ve bazen sadece durup dinlemek.

Çünkü insan, kendini ararken her zaman büyük soruların peşine düşmüyor. Ben kendime giden yolu daha çok küçük şeylerde buluyorum.

Hayatı anlamaya çalışırken, fark etmeden kendime dair şeyler buluyorum. Bazen tek bir cümle, yıllardır unuttuğum bir duyguyu yeniden hatırlatıyor. Bazen hiç tanımadığım birinin söylediği tek bir söz, kendi hayatıma başka bir pencereden bakmama yetiyor.

İşte bu köşede yapmak istediğim tam olarak bu. Büyük sözlerin, büyük cevapların peşine düşmeden; hayatın içinden geçerken yanıma aldığım kitaplara, kahveme, kedilerime ve sessizliğe biraz daha yakından bakmak… Bazen de hayatın hiç beklemediğimiz bir yerinde karşımıza çıkan küçücük bir ayrıntının peşinden gitmek.

Belki bu köşede birlikte biraz dururuz. Bir cümlenin üzerinde düşünür, bir kitabın sayfalarını birlikte çevirir, bazen bir kahvenin sessizliğinde soluklanırız. Kimi zaman hayatın içinden geçen küçük bir hikâyeye, kimi zaman bir insanın bıraktığı ize bakarız.

Ve belki her yazının sonunda, hepimiz kendimize doğru attığımız küçük bir adımla ayrılırız buradan.

Benim yolculuğum bugün böyle başlıyor.

Bundan sonra, bu köşede sizlerle olacağım. Kendi penceremden gördüklerimi, düşündüklerimi, hissettiklerimi sizlerle paylaşacağım.

Belki de zamanla, bu sayfalarda birbirimizi tanıyacağız.

Ben size kendimden söz ederken, siz de kendi hikâyenizden bir parça bulacaksınız burada.

Kendime doğru dediğim bu yolda; öyleyse ilk sohbetimiz burada başlasın.

Sevgilerimle,

reklam

HABER ARŞİVİ

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam