Son aylarda Yunanistan sivil ve asker kanadının Türkiye ile sürtüşmeye yol açabilecek demeç ve tavırlarına tanık oluyoruz. Gerek her iki ülkenin hava sahasında gerekse adalar denizinde meydana gelen olaylar bazı dönemler bardağı taşıracak hale getiriyor.
Yunanistan, Osmanlı hükümranlığındaki topraklardan 1821 yılında koparak 1829’da bağımsızlığına kavuşmuştur. I. Dünya Harbi’nin bitişini kayıt altına alan 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesi ile galip devletler Osmanlı topraklarını işgale başlamışlardır.
Yunan Ordusu Megalo İdea’yı gerçekleştirmek düşüncesiyle 15 Mayıs 1919’da İzmir’e asker çıkararak işgale katılmıştır. Yunan ordusu, 30 Ağustos 1922 Başkumandanlık Meydan Muharebesi sonunda büyük yenilgiye uğramış, Takip Harekâtı’nın bitimi ve Millî Mücadele’nin sonu sayılan 11 Ekim 1922 tarihli Mudanya Mütarekesi ile Anadolu’yu tamamen terk etmiştir.
Barış sürecinde ilişkiler
Yunanistan Başbakanı Venizelos, 26 Eylül 1933’te Türkiye’yi ziyaret ederek Atatürk ile dostluk ve barış için el ele vermiş, her iki lider ülkelerinin kalkınması için iş birliği yapmışlardır.2 Yunan ordusunun yenilgisiyle sonuçlanan büyük savaşın ardından Atatürk ve Venizelos’un iki ülke arasında kurdukları dostluk köprüsü 1950’li yıllara kadar uzanabilmiştir.
Türkiye ve Yunanistan 1952 yılında NATO’ya kabul edilmişlerdir. Kıbrıs’ta 1967 yılında birtakım olaylarla başlayan anlaşmazlık, Türkiye’nin garantörlük hakları gereği 1974 Barış Harekâtı’na neden olmuştur. Harekâtın hemen sonrasında Yunanistan, “Türk tehdidi” ile karşı karşıya kaldığını belirterek NATO’nun askeri kanadından çekilmiş, paktın ve üyelerin eleştirileri sonucu 1980’de yeniden dönüş yapmıştır.
1990’lı yıllar
Yunanistan, 1990’dan itibaren Balkanlarda başlayan soykırımlara Türkiye’nin müdahil olmak istemesini endişeyle karşılamış ve ortak tatbikatlarda Türk savaş uçaklarının Yunan hava sahasını kullanmasına izin vermemiştir.
1988 Davos zirvesinden sonra her iki ülke sorunların çözümünde birbirlerine karşı bazı esneklikler göstermek suretiyle NATO alt yapı projesinin 35’inci ve 38’inci maddelerindeki vetolarını geri almışlardır. Daha sonra Yunanistan NATO’nun alt seviyedeki bazı komutanlıklarının Larissa’da kurulmasına müsaade etmiştir.
Türkiye, Yunanistan ve Rusya Federasyonu’nun da aralarında bulunduğu diğer 10 ülkeyle birlikte 1994 tarihli KEİA (Karadeniz Ekonomik İş birliği Anlaşması)’nın kurucu üyesidir. Eski SSCB’nin dağılma süreci devam ederken Türkiye’nin petrol ve enerji kaynakları nedeniyle Kafkasya’ya yakın ilgi göstermesi Rusya Federasyonu’nun hoşuna gitmemiştir. Rusya, Yunanistan’ı da yanına çekerek bu anlaşmanın finansal kuruluşu olan KEİ Ticaret ve Kalkınma Bankası’nın, İstanbul yerine Selanik’te kurulmasını teklif etmiş ve bankanın genel merkezinin de Selanik’te açılmasını sağlamıştır.
2000’den itibaren
2000 yılında yapılan NATO’nun bölgesel tatbikatlarına ev sahipliği yapan Yunanistan, Türk savaş uçaklarının Nea Ankhialos üssünü kullanmalarına izin vermiş, Türk Deniz Kuvvetlerine bağlı gemilerin de Kyparissa bölgesinde amfibi harekâta katılmalarına muvafakat etmiştir.
Komşumuz ve müttefikimiz Yunanistan’la aramızda Ege Adaları, Batı Trakya Türkleri, Kıbrıs, Kıta Sahanlığı ve FIR hattı gibi uluslararası anlaşmalarla esasa bağlanmış konularda sorunlar çıkmış ve dostumuz Yunanistan hep kendi isteklerini dikte ettirmek istemiştir.
Bekaa Vadisi’ndeki kamplarda terör örgütü mensuplarına eğitim veren Yunan subayları ve siyasi destek veren milletvekilleri halen hatırlarımızdadır. Hatta Yunanistan, sözde Pontus soykırımını gündeme getirmeye çalışmıştır.
Ege Denizi hava sahasında sık sık it dalaşları ile deniz petrol platformu veya sondaj gemileri civarında tacizler ve Kardak Adası etrafında hücumbot ve muharip gemiler tarafından deniz sınır ihlâlleri yapılmıştır.
Hal böyle olsa da
Tüm bu gerginliklere rağmen 1929-1931 yılları arasında, II. Dünya Savaşı içinde 1941-1942 yıllarında Yunanistan’da baş gösteren kıtlıkta Türkiye’nin Yunanistan’a3, 1999 Yalova depreminde ise Yunanistan’ın Türkiye’ye yaptığı yardımlar birer dostluk göstergesidir.
1923-1930 arasında çok karmaşık bir olay olan ve Türkiye ile Yunanistan arasında yüzbinlerce kişi tarafından yaşanan Mübadele4, karşılıklı anlayış ve iş birliğinin örneğidir. Yine zıtlıkların yaşandığı 2007 yılı sonuna doğru İran’dan Avrupa’ya uzanan Şahdeniz doğalgaz hattı İpsala’daki tesislere bağlanmıştır. Türk ve Yunan Başbakanlarının ifadelerine göre bu gelişmeler ilerleme ve iş birliği yolunda atılmış adımlar olarak açıklanmıştır
Üç yıl süreyle Anadolu topraklarından silahlı güçlerini atmak için mücadele verdiğimiz Yunan ulusuyla savaşın bitiminde onurlu, adil ve dengeli dostluk ilişkileri kurabilmişiz. Sıkıntılı günler yaşamamıza rağmen olumlu ilişkileri buğun de kurabiliriz.
Yeniden 49 yıl beklemeye gerek yoktur. Her iki devletin daha yoğun çalışma ve karşılıklı görüşmeler yapmak, birbirlerine karşı esneklik göstermek ve menfaatler sunmak suretiyle sonuç alabilecekleri muhakkaktır.
2 Çankaya Necati, Atatürk’ün Hayatı, Konuşmaları ve Yurt Gezileri, 1985, s:199
3 Ulagay Alp, Hürriyet, 28 Mayıs 2006
4 Aghatabay Cahide Zengin, Mübalenin Mazlum Misafirleri, 2007


































