SON DAKİKA
reklam
reklam

Bazı ülkeler ısrarla takip ediyor

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 8 Ağustos 2026, Cumartesi - 14:10   Okunma Sayısı:

 

Bu iki ülkenin yazılı ve görsel basını bir müzik programı gibi yayınlarında Türkiye’yi anmadan edemiyor. Rusya'nın Suriye'deki etkisinin azalmasının ve ABD'nin Orta Doğu'daki askeri varlığını küçültmesinin ardından yeni bir jeopolitik tablo oluşmuştur. Ortaya çıkan boşluk karşısında Türkiye hem deniz gücünü hem de bölgesel etkinliğini artırmıştır. Özellikle iki ülkenin emekli askerleri Türkiye hakkında itiraflarını ortaya koymaktan çekinmemektedir.

 

İsrail:           Sessiz ve tehlikeli tehdit hastalığı

Yunanistan: Mavi vatan hastalığı

Türkiye’nin göze batan proje ve faaliyetleri;

    ---MİLGEM projesi sayesinde savaş gemilerini ve deniz platformlarını kendi imkanlarıyla geliştirebilen sınırlı sayıdaki ülkeler arasına girmiş olması, 

---Ankara'nın yerli savunma sanayisiyle geliştirdiği platformların Doğu Akdeniz'deki güç dengelerini değiştirmesi, 

---Karadeniz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'i kapsayan yaklaşık 462 bin kilometrekarelik deniz alanında Ankara'nın uzun vadeli deniz vizyonunun merkezinde yer alması, 

---Libya, Somali ve Katar'daki askeri varlığı, Suriye'de oluşan yeni askeri varlığını sabitleyip tahkim etmiş olması ve ulaştığı kapasite göz ardı edilmemektedir...

Bu açılım yetmiyormuş gibi Türkiye'de tasarlanıp inşa edilen ilk milli fırkateyn TCG İstanbul'un, Suriye'nin Lazkiye Limanı'nı ziyaret etmesi de dikkat çekicidir. Suriye Donanması Komutanı'nın davetiyle gerçekleşen bu temas, Türkiye'nin Suriye ordusunun yeniden yapılanmasında üstlendiği rolü göstermektedir. İsrail’in Doğu Akdeniz'deki deniz denklemine yeni bir bilinmeyen eklenmiştir.

 

İsrail için hassasiyetler

    İsrail basınına göre Türkiye'nin denizlerde izlediği stratejinin temelinde "Mavi Vatan" doktrini de bulunmaktadır. Türk Donanması'nın artık Amerikan yapımı Harpoon füzelerine bağımlılığını önemli ölçüde azaltmış olması, 250 kilometrenin üzerindeki menzile sahip yerli gemisavar füzesi ATMACA'nın yeni nesil savaş gemilerine entegre edilmiş olması, GEZGİN uzun menzilli seyir füzelerinin kara hedeflerine yönelik vurucu güç sağlaması ve donanmanın operasyonel kabiliyetini daha da arttırmış olması İsrail’i ciddi ölçülerde rahatsız etmektedir.

    Türkiye'nin en dikkat çeken projelerinden biri olarak yaklaşık 27 bin tonluk amfibi hücum gemisi TCG Anadolu’nun insansız hava araçlarına uygun şekilde yeniden yapılandırılmış olması, katlanabilir kanat yapısına sahip Bayraktar TB3 ile hayalet jet sınıfındaki KIZIL ELMA'nın aynı platformdan görev yapabilmesi Türkiye'ye denizlerde uzun menzilli hava gücü sağlama imkânına sahiptir. 

İsrail basını, bu kabiliyet sayesinde Türkiye'nin insanlı savaş uçaklarına ihtiyaç duymadan deniz üzerinde etkili hava operasyonları gerçekleştirebileceği değerlendirmesinde bulunmaktadır.

 

Denizaltı filoları ve füzeler

    Türkiye'nin bugün sahip olduğu denizaltı filosunu sessiz ve tehlikeli tehdit olarak kabul eden İsrail, tehdidin su altından geleceği endişesiyle Reis sınıfı denizaltıları mercek altına almıştır. Bu denizaltılar, hava bağımsız tahrik (AIP) sistemiyle donatılmıştır. Haftalar boyunca su yüzeyine çıkmadan görev yapabildiği gibi düşük görünümlü iz bırakarak faaliyet gösterebilmektedir.

 

Yeni stratejik atılımlar

    İsrail basınında çıkan haberlerde, Türkiye'nin yalnızca askeri gücüyle değil, ekonomik ve jeostratejik projelerine de yer verilmektedir. Türkiye ile Irak'ın yürüttüğü 17 milyar dolarlık Kalkınma Yolu Projesiyle Basra Körfezi'ndeki Al-Faw Limanı'nın demiryolu ve kara yolu ağıyla Türkiye üzerinden Avrupa'ya bağlanmasının hedeflendiği belirtilirken, bu koridorun Asya-Avrupa ticaretinde yeni bir alternatif oluşturabileceği ifade edilmiştir.

    Yazıda, deniz yoluyla yaklaşık 55 gün süren taşımacılık süresinin 25 güne kadar düşebileceği değerlendirilirken, projenin Türkiye'nin küresel lojistikteki stratejik konumunu daha da güçlendirebileceği öne sürülmüştür.

  Hayfa Üniversitesince hazırlanan "İsrail Denizcilik Stratejik Değerlendirmesi" raporunda deniz ticaretine büyük ölçüde bağımlı olan İsrail'in deniz güvenliği kapasitesini güçlendirmesi gerektiği vurgulanmıştır. Türkiye'nin son yıllarda geliştirdiği askeri kabiliyetler, bölgedeki fiziki varlığı ve alternatif ticaret koridorlarıyla yakından takip edilen aktörlerden biri olarak gösterilmiştir.

    Hadi Türkiye iyisin yine (!). Bak seni adım adım takip edenler var.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam