SON DAKİKA
reklam
reklam

Kitapların Arasında Kalan Hayatlar

Köşe Yazarı: İlknur İnsaf TURAN   Eklenme Tarihi: 8 Ağustos 2026, Cumartesi - 14:37   Okunma Sayısı:

 

 

İnsan bazı şeyleri neden saklar?

Bir fotoğrafı…

Kurumuş bir çiçeği…

Eski bir otobüs biletini…

Ya da yıllar önce yazılmış bir mektubu…

Unutmak için mi, yoksa unutmamak için mi? Bazen ikisinin arasındaki farkı anlamak kolay olmuyor.

Geçenlerde elime İstanbul Üniversitesi’nde okutulmuş eski bir ders kitabı geçti. 1960’lı yılların baskısıydı. Sayfalarını karıştırırken içinden iki sayfalık bir mektup düştü. İncecik, hafif sararmış bir kâğıt... Tarihi 1971. Genç bir adamın, nişanlandığını öğrendiği sevdiği kıza yazdığı satırlar...

Kırgınlıkla sevginin birbirine karıştığı, yılları aşarak bugüne ulaşmış bir mektup.

Okudum.

Sonra mektubun kendisinden çok başka bir soru takıldı aklıma.

O mektubu kim sakladı?

Genç kıza ulaştı da yıllarca o mu sakladı? Yoksa hiç gönderilemedi mi? Belki de genç adam söyleyemediklerini kâğıda döktü, sonra da kitabının arasına koyup bir daha hiç açmadı.

Galiba sahafları bu kadar sevmemin nedeni tam da bu.

Çünkü sahaflarda yalnızca kitaplar değil, insanların yarım kalmış hikâyeleri de bulunur. Bazen hiç tanımadığımız insanların bıraktığı küçücük izler, kendi hatıralarımız kadar tanıdık gelir.

Gençlik yıllarımda ne zaman Kadıköy’e gitsem arkadaşlarım sahile, sinemaya ya da alışverişe giderdi; ben ise doğruca sahaflara. Onlar vakit geçirirken ben rafların arasında kaybolurdum. Eski kitapların kokusu bana hep zamanın da bir kokusu olduğunu düşündürürdü.

Sahaflar bana göre bir şehrin hafızasıdır. Bir kitabın ikinci, üçüncü, hatta dördüncü hayatına tanıklık edenlerdir. Okunup bir kenara bırakılmış bir kitabı yeniden bir okurla buluştururlar. Belki de bu yüzden sahaflarda satılan şey sadece kitap değildir; emek, hatıra ve zamandır. Bir millet geçmişini yalnızca arşivlerde ya da müzelerde değil, sahafların sessiz raflarında da korur.

Bugün birçok şey gibi sahaflar da değişti. Belki zaman bunu mecbur etti, belki okurun beklentileri farklılaştı. O eski sessizlik, o keşfetme duygusu her yerde yok artık diye uzun yıllar hayıflandım.

Ben de yıllar sonra anladım ki, uzaktan bakarken kolayca eleştirdiğim birçok şey, içine girince bambaşka görünüyormuş. Meğer insan, yaşamadığı yükü tartmakta ne kadar cömertmiş.

Sonra hayat bana güzel bir ders verdi.

Yıllarca hayalini kurduğum sahafı bir gün ben açtım.

Dışarıdan bakarken her şey daha kolay görünüyormuş. Şimdi dükkânın öbür tarafındayım. Hayallere tutunmanın yalnızca hayal kurmakla olmadığını öğrendim. Özellikle bugünlerde… Çünkü ekonomi yalnızca rakamları değil, hayalleri de etkiliyor. Bu süreçte tanıştığım, yıllarını sahaflığa vermiş birçok dostumla aynı duyguyu paylaştık. Hepimizin ortak cümlesi neredeyse aynıydı: Teknolojinin getirdiği hayat düzeni ve her geçen gün azalan okuma alışkanlıkları, ekonomik şartlar, sahafları her geçen gün biraz daha zorluyor. Giderlerle birlikte hayatın yükü de arttıkça nice güzel sahaf sessizce kapısına kilit vuruyor; birçok yitip giden meslekler gibi… Oysa kapanan yalnızca bir dükkân olmuyor; bir şehrin hafızasından da bir sayfa eksiliyor.

İşte bu yüzden, her ayakta kalan sahafın yalnızca bir işletme değil, geçmişle gelecek arasında kurulmuş sessiz bir köprü olduğuna inanmalıyız.

Bütün zorluklara rağmen eski kitapların arasında dolaşmaktan, yıllar öncesinden kalmış küçücük bir izi keşfetmekten aldığım heyecan ise hiç değişmedi.

Çünkü bazen bir kitabın arasında yalnızca bir mektup bulunmuyor. Bir ömür bulunuyor.

O mektup ise bugün hâlâ çıktığı aynı sayfaların arasında duruyor. Tek farkla... Artık o kitap benimkütüphanemde.

 Belki yıllar sonra o kitabı benden başkası açacak. Belki o mektup bir kez daha başka bir çift eledüşecek. Belki o da benim gibi aynı soruyu  soracak.

İşte sahafları bu yüzden seviyorum.

Çünkü inanıyorum ki sahaflar yalnızca kitapların değil, insanların da birbirine emanet edildiği yerlerdir.

Sanırım her sahafa girdiğimde yalnızca kitap aramıyorum. Biraz da insan arıyorum.

Sevgilerimle

reklam

HABER ARŞİVİ

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam