SON DAKİKA
reklam
reklam

Avrupa'da tur kapıları aralandı

Köşe Yazarı: Serdal KALAYCI   Eklenme Tarihi: 12 Ağustos 2026, Çarşamba - 12:17   Okunma Sayısı:

 

Sezon hazırlıkları sürerken Fenerbahçe UEFA Şampiyonlar Ligi, Beşiktaş da UEFA Avrupa Ligi'nin ana lig aşamalarına kalmak için eleme turlarındaki kritik virajları tek tek dönüyor. 

 

Transfer çalışmaları sürüyor, kadrolar hala şekilleniyor, oyunlar henüz tamamlanmadı. Buna rağmen iki takım da üçüncü eleme turunun ilk maçlarını kazanarak hem sahada hem de yeni sezon projelerinde doğru yolda olduklarını gösterdi.

 

Fenerbahçe 2 attı, fazlasını kaçırdı

 

Fenerbahçe'nin, Kadıköy'de 2-0 kazandığı mücadelede Sturm Graz karşısında rakibinden hem bireysel kalite hem de kadro derinliği olarak üstün olduğu ilk düdükten itibaren görüldü. Sarı-lacivertli takım başından sonuna yönettiği maçta topa sahip olmakla yetinmedi, rakibinin oyun planını tamamen bozdu. 

 

İlk 10 dakikadaki yüzde 84'lük topa sahip olma ve ön alan baskısı, rakibin oyun kurmasına izin vermedi. Talisca'nın 10. dakikadaki golüyle birlikte maçın kontrolü tamamen Fenerbahçe'ye geçti. Sarı-lacivertli ekip oyundaki en önemli hamlesini öne geçmesine rağmen geri çekilip oyunu soğutmamakla yaptı, baskısını sürdürdü, ilk yarıyı da yüzde 80 topa sahip olma ve 326'ya 75 pas üstünlüğüyle tamamladı.

 

İkili mücadelelerde ve ikinci toplarda kurulan üstünlük, Sturm Graz'ın en önemli silahı olan geçiş hücumlarını başlamadan bitirdi. Skriniar, Ake, Kante ve Guendouzi'nin savunma yerleşimi rakibe neredeyse hiç alan bırakmadı. Greenwood'un 45'te attığı gol ise ikinci yarının senaryosunu henüz başlamadan Fenerbahçe lehine çevirdi. 

 

Fiziksel olarak henüz tam hazır seviyeye ulaşmamış olmasına rağmen Greenwood, Kadıköy'de ilk 11'de çıktığı ilk resmi maçta golünü atarak adaptasyon sürecini beklenenden hızlı geçtiğinin sinyalini verdi.

 

İkinci yarıda tempo düştü ancak oyunun kontrolü değişmedi. Fenerbahçe 11 şutun 7'sinde kaleyi bulurken, Sturm Graz ikinci devreyi isabetli şut ve büyük fırsat üretemeden tamamladı. 

 

Kerem Aktürkoğlu hücum katkısının yanı sıra savunmaya dönüşleriyle, Greenwood ise sağdan merkeze kat ederek oyuna yaptığı yön verici katkıyla öne çıktı. Talisca da ceza sahasında sürekli tehdit oluşturarak rakip savunmayı meşgul etti.

 

Fenerbahçe'de bir önceki turda geçtiği Gornik Zabrze maçlarına göre en büyük gelişim, takımın artık yalnızca topa sahip olan değil, maçın temposunu ve yönünü belirleyen bir ekip görüntüsü vermesiydi. İsmail Kartal'ın ekibinde asıl ilerleme hücum istatistiklerinden çok oyun kontrolünde yaşandı.

 

Buna rağmen değişmeyen bir sorun yine ortaya çıktı. Sturm Graz kalecisinin yaptığı kurtarışlar farkın açılmasını engellese de, Fenerbahçe ürettiği pozisyon sayısına oranla istediği skorları hala bulamıyor. Takım santrfor katkısı almadan kazanmaya devam ediyor. Bu nedenle kaliteli bir bitirici santrfor ihtiyacı net şekilde hissediliyor. 

 

Sarı-lacivertlilerin Topuk Yaylası'ndaki ilk kamp döneminde sakatlandıktan sonra bir hafta önce takımla çalışmalara başlayan santrfor Vedat Muriç'i, turun 11 Ağustos Salı günü deplasmandaki rövanşından itibaren sahada görmek mümkün olacak gibi görünüyor.   

 

Beşiktaş 10 kişi kaldı, vazgeçmedi

 

Beşiktaş, 72. dakikada Ouattara'nın kırmızı kart görmesiyle son bölümde 10 kişi kaldığı Hradec Kralove deplasmanından yalnızca 1-0'lık galibiyetle dönmedi; Vincenzo Italiano'nun inşa etmeye çalıştığı takımın karakteri adına da önemli bir sınav daha verdi.

 

Sezon başında yeni teknik direktör, yeni sistem ve yeni oyuncularla yeniden yapılanan bir takımın en büyük problemi genellikle oyunun iki yüzünü de oynayamaması olur. Beşiktaş ise Çekya'da önce oyunu kontrol etmeyi, ardından gerektiğinde acı çekerek kazanmayı başardı.

 

Siyah-beyazlı takım adına ilk yarı kontrol vardı, gol yoktu. Topa yüzde 60 sahip oldu, 8 şut attı, rakip ceza sahasında 12 kez topla buluştu ve 0.47 xG (Gol beklentisi) üretti. Hradec ise yalnızca 4 şutta kaldı ve 0.13 xG oluşturabildi.

 

Topa hakim olan Beşiktaş 232 isabetli pas, yüzde 85 pas başarısı ve rakip yarı sahada 123 başarılı pasla dikkati çekti. Italiano'nun istediği oyun buydu. Topu dolaştıran, rakibi koşturan ve yerleşik savunmaya karşı sabırla çözüm arayan bir Beşiktaş. İki kez direğe takılan top, kalecinin kritik kurtarışları ve son vuruş eksikliği devreyi 0-0'a taşıdı.

 

İkinci yarıda oyunun senaryosu değişse de siyah-beyazlı takımın karakteri değişmedi. Hradec daha fazla risk almaya başladı, Beşiktaş ise geçiş alanları bulmaya başladı.

 

Tam oyunun kontrolü yeniden kurulmuşken 72. dakikada Kassoum Ouattara'nın kırmızı kartı bütün planı değiştirdi. 

 

Maçın kırılma anı da bu oldu. Birçok takım bu bölümde hem de deplasmanda tamamen geriye yaslanır, rövanşı da düşünerek 0-0'ı korumaya çalışır. Beşiktaş bunu yapmadı, bloklarını korudu, doğru anı bekledi, 80. dakikada beklediği fırsatı yakaladı.

Semih Kılıçsoy'un golü yalnızca skoru değiştirmedi, 10 kişi kalan takımın doğru zamanda yaptığı geçiş hücumunun ödülü oldu.

 

Golden sonra da ev sahibi ekip bütün riskleri aldı. Topa daha fazla sahip oldu, ceza sahasına daha fazla girdi, fakat Beşiktaş savunması ayakta kaldı.

 

Emirhan savunmanın lideri oldu. 79 kez topla buluştu, yüzde 87 pas isabetiyle oynadı, 10 savunma aksiyonu gerçekleştirdi, 3 top çaldı, 2 top kaptı, 1 blok yaptı, 8 ikili mücadelenin 5'ini kazandı.

 

Murillo, Salih Özcan ve Djalo da savunma organizasyonunu bozmadılar. Kalede ise Alexander Nübel kritik anlarda yaptığı 7 kurtarışla galibiyetin mimarlarından biri oldu.

 

Italiano'nun Beşiktaşı artık tek planlı görünmüyor. İlk bölümde topa hükmeden, sabırla pas yapan, rakibi üzerine çeken; 

10 kişi kaldığında ise savunmasını organize edip doğru geçişi bekleyen, yani maçın ihtiyaçlarına göre kimlik değiştirebilen bir takım görüntüsü bu. Bu da sezon başındaki bir ekip için önemli bir gelişim göstergesi.

 

Eksiklere de değinmek lazım ki bu noktada şunu belirtebiliriz, ilk yarıdaki oyun üstünlüğü daha erken skora çevrilebilirdi.

İkinci yarıda da 14 şuta rağmen tek gol çıkması, son üçüncü bölgede bitiricilik problemi olduğunu da ortaya koyuyor. 

 

Hem Fenerbahçe (2-0) hem Beşiktaş'ın (1-0) üçüncü turların ilk maçlarında aldıkları skorlar, lig aşamaları öncesi play-off'a yükselme adına eminim ki iki takıma da yetecektir.

 

Sturm Graz-Fenerbahçe rövanşı 11 Ağustos Salı günü Graz'da, Beşiktaş-Hradec Kralove rövanşı ise 13 Ağustos Perşembe günü İstanbul'da yapılacak.

reklam

HABER ARŞİVİ

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam