-- Misillemelerin hedefi durumundadır
-- İran'dan fırlatılan 4 füze, Ürdün hava sahasına girmiştir. Füzelerin Ürdün'ün hava savunma sistemleri tarafından başarılı bir şekilde engellendiği kaydedilirken, herhangi bir can kaybı ya da maddi hasar meydana gelmediği aktarılmıştır. Ürdün Silahlı Kuvvetleri'nin teyakkuzda olduğunu belirten kaynaklar, ülkeye yönelik her türlü güvenlik tehdidinin yakından takip edildiğini vurgulamışlardır.
Saldırılara ilgili angajman kuralları ve Ürdün'ün ulusal çıkarları doğrultusunda kararlılıkla karşılık verileceğini ifade eden, askeri kaynaklar, güvenlik durumuna ilişkin bilgilerin yalnızca resmi kanallardan takip edilmesi ve doğrulanmamış bilgilere itibar edilmemesi uyarısında bulunmuşlardır.
İran-ABD Savaşı, Ürdün'ün hem düşmanlardan hem de müttefiklerden gelen zorluklarla karşı karşıya kalması nedeniyle tehdit altında kalmıştır. Aslında 2011 yılından beri Ürdün’ün güvenlik endişeleri Suriye'deki iç savaş, Irak'taki isyan ve sözde İslam Devleti'nin (IŞİD) yükselişiyle artmıştır.
2023-2025 yılları arasında İsrail’in Gazze'de yaptığı kıyım, Ürdün’ün durumunu daha da kötüleştirmiştir. 2026'da ise İsrail’in hava kuvvetleriyle İran’ın da füze ve dronlarla birbirlerine saldırmaları Ürdün’ü daha çok tedirgin etmiştir.
Ürdün'ün İran ile Gerilimleri
2011-2024 Suriye iç savaşı sırasında İran'ın İslam Devrim Muhafızları (IRGC) zaman zaman Suriye'de Ürdün sınırına yakın konuşlanmasıyla artmıştır. Ancak halihazırdaki çatışma Ürdün'ü zor duruma sokmuştur. Bu tehdit karşısında Ürdün rejimi, El Kaide, IŞİD, İran, Hizbullah, IRGC ve sınır ötesi kaçakçılık gibi birçok tehditten endişe duymuştur.
Aralık 2024'te Suriye'deki Esad rejiminin çöküşü ve Gazze savaşı sırasında İsrail'in Hamas, Hizbullah ve İran'a verdiği zarar, Ürdün'ün güvenlik endişelerinin devam etmesine ancak odak ve derecede değişmesine neden olmuştur. Haziran 2025'te savaş, İsrail ve İran'ın birbirine füze ve insansız hava aracı bombardımanları başlatmasıyla daha da genişlemiştir.
Haşimi rejimi, elbette Direniş Eksenleri'nin zayıflamasını memnuniyetle karşıladı, ancak İsrail'in Gazze'deki savaşına ve İsrail'in bu savaşı Lübnan, Katar, Suriye ve Yemen'e genişletmesine karşı çıkmıştır.
Füzelerin düşürülüşü
Ürdün kuvvetleri, Ürdün üzerinden geçen İran füzelerini ABD yardımıyla düşürmüştür. Ürdün muhalefeti, Ürdün yönetimini çok sayıda Filistinliyi öldüren İsrail Devleti'ni korumaya yardım ettiği gerekçesiyle suçlamıştır. Ürdün hükümeti, operasyonun İsrail değil, Ürdün güvenliğiyle ilgili olduğunu ısrarla belirtse de iç gerilimler devam etmiştir.
Bu olay ayrıca krallığın görece zayıflığını da ortaya koymuş; hava sahasının nispeten cezasız bir şekilde ihlâl edilebileceğini göstermiştir. 2011 Arap ayaklanmalarından bu yana büyük protestoların görüldüğü Ürdün’de İsrail ile yapılan barış anlaşmasının iptal edilmesi ve Washington ile ittifakın sona erdirilmesi talep edilmiştir. Bu yılın şubat ayından itibaren ise durum daha da kötüleşmişti.
Şubat 2026’dan sonra Ürdün üzerine füze ve dronlar ateşlenince 28 Ürdünlü düşen enkazlardan yaralanmış, bazı dron ve füzeler ele geçirilmiştir. İran’ın Ürdün'deki Muvaffak Saltı hava üssünde bulunan ABD kuvvetlerine saldırması ABD’nin yeniden kolları sıvamasına sebep olmuştur.
Her zaman Ürdün'e küçümseyerek bakan İsrail, Ürdün’ün kendisine faydalı olup olamayacağını düşünmüştür. ABD ise Ürdün Serbest Ticaret Anlaşması'nı görmezden gelmiştir. Trump ayrıca Biden yönetiminin İsrail'in Gazze'ye saldırılarını kolaylaştırma politikalarını sürdürmüş, bu da tüm Ürdünlüleri dehşete düşürmüştür. Gelecekte bir etnik temizlik söz konusu olabilirdi. Amerikan askerlerinin ve bazı Batılı devletlerin askerlerinden bazı birliklerin de Ürdün’de bulunması bir sigorta sayılabilirdi. Zaten ABD kuvvetleri Ürdün’ü korumaya yardımcı oluyordu.
Başka ittifaklar içine girmek
Tıpkı bizde olduğu gibi Ürdün’de de muhalifler, hükümete müttefik ülke sayısını arttırması veya çeşitlendirmesi için Avrupa devletleri, Rusya veya Çin gibi diğer orta ve küresel güçlere daha yakın olmasını önermiştir.
İsrail’in egemen olmak istediği topraklarda başka güçlerin bulunması.
***İsrail’in hedeflerini bozacak,
***İsrail’in sınırları dibinde Rus veya Çin unsurları bulunacak,
***Doğu Akdeniz’de çıkarılacak olan doğal gaz kaynaklarının geleceği tehlikeye düşecek,
***Bütün bu sayılanlar Ürdün’ün de aleyhine olacak, demekti…
Görülüyor ki, ABD ile yan yana olmak, İsrail’e dost eli uzatmak, Arap Birliğine yakın olmak,
Rusya ve Çin’in tarafını tutmak faydaları kadar zararları da beraberinde getirmektedir. Ürdün, bütün bunları göz önünde bulundurarak diplomasiye ağırlık vererek barışın sağlanmasına çalışmıştır.
Arabistan
Husiler, Suudi Arabistan'ı vurdu! Havalimanı ve hava üssü hedef alındı
Yemen'deki İran destekli Husiler, Sana Uluslararası Havalimanı'na savaş uçaklarıyla düzenlenen saldırıdan Suudi Arabistan'ı sorumlu tutmasının ardından harekete geçti. Husiler, Suudi Arabistan'ın güneyindeki Abha Uluslararası Havalimanı'nı ve güneybatısındaki Kral Halid Hava Üssü'nü balistik füzelerle vurdu. Abha Uluslararası Havalimanı kapatıldı.