SON DAKİKA
reklam
reklam

Toprağımız Küçülüyor, Sofralarımız Tehlikede

Köşe Yazarı: Lütfiye Yasemin ERTÜRK   Eklenme Tarihi: 16 Ağustos 2026, Pazar - 13:15   Okunma Sayısı:

Son günlerde önüme bir tablo düştü; aslında hepimizin hissettiği ama rakamlara dökülünce insanı ürküten bir tablo. 

 

Ülkemizde ekili arazilerimiz son yıllarda yüzde 9 oranında azalmış. 

 

Yani topraklarımız küçülüyor, tarla sayısı düşüyor. 

 

Ama işin garip ve bir o kadar da çarpıcı tarafı şu: 

 

Buna rağmen üretim değerimiz dünya ortalamasının 2-3 katı üzerinde.

 

"Peki, bu iyi bir şey değil mi?" diye sorabilirsiniz. 

 

Hemen açıklayalım: 

 

Bu, aslında "daha az yerle çok iş yapıyoruz" demek olsa da, aynı zamanda "ekebilecek tarlamızı kaybediyoruz" anlamına geliyor. 

 

Bir gün o kısıtlı topraklar da yorulursa veya yanlış kullanılırsa ne yiyeceğiz?

 

Dünya Bunu Nasıl Çözdü?

 

Gelişmiş ülkelere, mesela Hollanda’ya bakalım. 

 

Ülke yüzölçümü bizim bir şehrimiz kadar ama dünyanın en büyük tarım ihracatçılarından biri. 

 

Nasıl yapıyorlar?  

 

Toprağı "sömürerek" değil, onu bir mühendislik harikası gibi kullanarak. 

 

Topraksız tarımdan, verimliliği artıran damla sulama sistemlerine kadar her adımları planlı. 

 

"Tarlayı ekemiyorsam, şehri terk edip köye dönmek yerine, elimdeki bir karış toprağı nasıl daha verimli hale getiririm?" diye soruyorlar.

 

Biz ise maalesef, tarlamızı boş bırakıp şehirlere yığıldıkça, gıdamızı da pahalıya mal etmeye başladık. 

 

Üretim değerimizin yüksek olması, aslında bereketli topraklarımızın hala bize ne kadar cömert davrandığının kanıtı. 

 

Ama biz bu cömertliği hor kullanırsak, yarın o yüksek üretim değerleri de bizi kurtarmaya yetmeyecek.

 

Neyi Değiştirmeliyiz?

 

Tarıma "köylünün işi" olarak bakmayı bırakıp, onu "geleceğin stratejik savunma sanayisi" olarak görmeliyiz. 

 

Basit bir denklem var: 

 

Toprak + Bilgi + Planlama = Güçlü Gelecek.

 

Tarlanı betona, boşluğa kurban etme. 

 

Ekemiyorsan kiralat, ortak et, ama boş bırakma.

Artık dededen kalma yöntemlerle değil, dünyadaki gelişmiş örnekler gibi verimi artıracak tekniklerle çalışmalıyız.

 

Bugün sofrana gelen gıdanın ne kadar zor yetiştiğini anla. 

 

Çiftçini destekle, yerli üretime sahip çık.

Toprak unutmaz, ihmal edilmeyi de affetmez. 

 

Eğer bugün o yüzde 9’luk düşüşü durdurmaz ve toprağımıza bir "fabrika" gibi bakıp onu teknolojiyle donatmazsak, yarın market raflarındaki fiyatlara değil, boşalmaya başlayan tarlalarımıza ağlarız.

 

Unutmayın; toprak, bizi besleyen ana rahmidir. 

 

Onu küçültmek, geleceğimizi küçültmektir.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam