Fenerbahçe, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde; Beşiktaş da UEFA Avrupa Ligi'nde play-off turuna yükseldi. Trabzonspor da Avrupa Ligi mücadelesine bu turdan başlıyor.
Fenerbahçe, 3. eleme turunda Sturm Graz’ı deplasmanda da 1-0 yenerek (İlk maç 2-0) toplamda 3-0’la Şampiyonlar Ligi play-off turuna adını yazdırdı. Ancak ilk maçtaki kadar dominant bir Fenerbahçe yoktu. Bu kez rakibi ezerek değil, zorlandığı bölümleri kayıpsız geçip doğru anı değerlendirerek kazandı.
İlk yarının rakamları oyunun hikayesini anlatıyor. Fenerbahçe yüzde 56 topa sahip oldu ve 244 pas yaptı ama Sturm 14-5 şut, 20-6 ceza sahası dokunuşu üstünlüğü kurdu. Yani top Fenerbahçe’deydi ama oyunun nerede oynanacağına daha çok Sturm karar verdi.
Özellikle 30’dan sonra Sturm oyunu Fenerbahçe sahasına taşıdı. Burada Fenerbahçe adına kurtarıcı olan, rakibin hacmini kaliteye çevirememesiydi: 14 şutun yalnızca 1’i kaleyi buldu. Sturm’un 0,77 gol beklentisinin 0,41’inin duran toplardan gelmesi de Fenerbahçe’nin özellikle ikinci toplar ve duran toplarda yaşadığı sıkıntıyı gösteriyor. Buna karşılık Fenerbahçe’nin 0,57 gol beklentisinin 0,50’si açık oyundan geldi. Özetle Sturm hacim üretti, Fenerbahçe daha temiz fırsat buldu.
İkinci yarıda ise maçın karakteri değişti. İlk yarıda mücadeleleri 37-28 kaybeden Fenerbahçe, ikinci yarıda 37-27 üstünlük kurdu. Hava toplarında da yüzde 67’ye çıktı. Sturm’un ilk yarıdaki 14 şutu ikinci yarıda 5’e düştü; Fenerbahçe ise 3 büyük fırsat üretti. Yani Fenerbahçe yalnızca skoru değil, ikinci yarıyla birlikte fiziksel dengeyi de kontrolüne aldı.
Maçın kırılma noktası 62-66 arasındaki bölüm oldu. İsmail Kartal; Semedo-Mert Müldür, Greenwood-Oğuz Aydın ve Asensio-Fred değişikliklerini yaptı. Hemen ardından Talisca 65’te penaltıyı kazandı, 66’da gole çevirdi. Gol geldiğinde toplam skor 3-0’a çıktı ve Sturm’un tur inancı da büyük ölçüde bitti.
Fenerbahçe adına iyi olan; kötü oynadığı ilk yarıyı gol yemeden geçmesi, ikinci yarıda mücadele üstünlüğünü geri alması, savunma omurgasının ayakta kalması ve kaliteli fırsat arayışlarıydı. Kötü olan ise rakibe ilk yarıda 14 şut ve maç genelinde 37 ceza sahası dokunuşu vermesi, karşı presin ilk maça göre gerilemesi ve Greenwood-Asensio hattından yeterli hücum üretimi alamamasıydı.
Bireysel olarak maçın temelini Skriniar-Kante-Ake-Brown-Guendouzi omurgası oluşturdu. Hücum tarafında ise Talisca yine sonucu belirledi. Sadece 20 kez topla buluşmasına rağmen 4 şut, 3 isabet, 1 gol üretti; penaltıyı kazandı ve Kerem’i de önemli bir pozisyona soktu. Santrfor gibi oyunu bağlamadı ama Talisca gibi maçı çözdü.
Kerem için ise sorun pozisyona girmek değildi: 3 şutunun 3’ü kaleyi buldu ama 3 büyük fırsatı da kaçırdı. Greenwood ve Asensio beklentinin altında kaldı. Fenerbahçe’nin hücum yıldızları maçı domine etmedi; savunma omurgası takımı ayakta tuttu, Talisca sonucu aldı.
İlk Sturm maçında rakibini oyundan silen bir Fenerbahçe vardı. Rövanşta ise acı çekmeyi bilen, kötü oynadığı bölümü kaybetmeyen ve ikinci yarıda dengeyi değiştirerek turu alan bir Fenerbahçe gördük. Bu da Avrupa elemelerinde başka türden bir olgunluk göstergesi.
Fenerbahçe, 17 yıldır katılamadığı Şampiyonlar Ligi ana aşaması için geçmesi gereken play-off turundaki rakibi Olimpik Lyon ile ilk maçına 18 Ağustos Salı günü İstanbul'da çıkacak.
Midtjylland, Hradec tamam; sırada Kauno var
UEFA Avrupa Ligi'nin 3. eleme turunda Çekya'nın Hradec Kralove ekibini 1-0'lık iki maçla eleyen Beşiktaş, play-off turunda Litvanya'nın Kauno Zalgiris ekibiyle karşı karşıya gelecek. Hradec'e karşı rövanşta da oyunu ve skoru kontrol eden siyah-beyazlı ekip, lig aşamasına kalabilmek için son tura adını yazdırdı. İlk maç 20 Ağustos Perşembe İstanbul'da.
Mücadelede 30'uncu dakikadan Cerny'nin 40'ıncı dakikada bulduğu gole kadar olan süre Hradec rövanşının hikayesini anlatıyor. Beşiktaş ilk yarım saatte rakibi kendi sahasına hapsetti, oyunu oynadı ama yerleşik savunmaya karşı 2'si isabetli 8 şuttan gol çıkaramadı.
30'dan sonra Hradec, cesaretlenip öne çıkınca maçın kırılma anı gol de saha içindeki bu değişimle geldi.
30'dan gole kadar Hradec'in pas hacmi Beşiktaş'ın neredeyse iki katına çıktı aşağı yukarı 65'e 33 gibi hesapladım.
Rakip yarı sahadaki başarılı pası 24'ten 52'ye çıktı. İlk 30 dakikada 24 tane yapmışken, sonraki yaklaşık 10 dakikada 28 pas daha yaptı. Rakip 37'de bunun somut karşılığını gördü, Sloncik ceza sahasının merkezinden vurdu, Nübel topu kontrol etti.
Çek ekibin ceza sahası dokunuşu 5'ten 9'a çıktı ama bunun da bir bedeli oldu. Rakip Beşiktaş kalesine yaklaştı ancak savunma bloklarını da ileri taşıdı, arkadaki alan büyüdü. Beşiktaş da yerleşik hücumda bulamadığı golü, rakibin oyuna ortak olmaya çalıştığı anda Olaitan-Cerny geçişiyle buldu.
Beşiktaş ikinci yarıda, ilk yarıdaki oyunu sürdürdüğü ama skoru büyütemedi: 13 şut çekti Beşiktaş ama yalnızca 2’si isabetliydi, 9 şut bloklandı. Sorun pozisyona girememek değil; rakip ceza sahası çevresine yerleştiğinde Beşiktaş son vuruş için temiz koridoru oluşturamadı.
Hradec’in asıl baskısı 80’den sonra geldi, 4 pozisyon buldular. Son birkaç dakikada duran toplar ve ortalarla Beşiktaş ceza sahasına geldiler fakat ikinci yarının tamamında 1 isabetli şut ürettiler. Hradec’in son bölümdeki baskısı görüntü olarak rahatsız edici olsa da genel üretimi sınırlı kaldı. Beşiktaş skor nedeniyle son bölümde rakibin baskısını kabul etti.
Beşiktaş adına iyi olan şeyleri; oyun kontrolü, rakip sahaya yerleşme, farklı oyuncularla pozisyon üretimi, temaslı oyundaki üstünlükler ve savunma güvenliği olarak sıralayabilirim. Kötü olanı da bitiricilik, şut kalitesi, son pas ve tercihleri, santrfor üretimi, 70'ten sonra hücumun sönmesi olarak sıralayabilirim.
Ve bir santrfor için 10 şutta gol atamamak problem olabilir; 10 şutun sadece birini kaleye göndermek ise doğrudan bitiriş kalitesini tartışmaya açar. Oh'tan bahsediyorum. Geçen sezonki Oh ile şu an gördüğümüz Oh arasında bitiricilik açısından ciddi bir tersine dönüş var. Kendisine gelen pozisyonların kalitesini vuruşuyla yükselten bir santrfordu, 3,63 xG'den 6 gol çıkarmış. Geçen sezon güçlü olduğu taraf, sezonun başında en büyük problemi haline gelmiş.
Trabzonspor da play-off'tan itibaren devrede
Bu arada, temsilcimiz Trabzonspor da UEFA Avrupa Ligi'ne play-off turundan itibaren katılıyor.
Bordo-mavili ekip, 3. eleme turunda Polonya'dan Gornik Zabrze'yi eleyen Macaristan ekibi Ferencvaros ile 20 Ağustos'ta Trabzon'da karşı karşıya gelecek.