Hayat bazen önümüze uzun yollar çıkarır. Kimi zaman yolumuz aydınlık, kimi zaman sisli, kimi zaman da yokuşlarla doludur. Ama hayatın bize öğrettiği en önemli gerçeklerden biri şudur: Yol zor diye yürümekten vazgeçilmez.
İnsan bazen yorulur. Bazen beklediği bir haber gelmez, bazen verdiği emek karşılığını hemen bulmaz. Bazen güvendiği insanlar tarafından kırılır, bazen de kendi içinde sessiz bir mücadele verir. İşte böyle zamanlarda insanın kendisine söylemesi gereken tek bir cümle vardır:
“Üzülmek yok, yolumuza devam.”
Çünkü hayat, geriye bakarak yaşanmaz. Geçmiş bize ders verir ama geleceğimizi belirlemek zorunda değildir. Dün yaşananlar bugünümüzü karartmamalı. Her sabah, insanın hayatına yeniden dokunan küçük bir başlangıçtır.
Kırıldık diye eksilmedik, yorulduk diye vazgeçmedik.
Belki biraz sustuk, belki biraz düşündük ama yeniden ayağa kalkmayı bildik.
Güçlü olmak hiç üzülmemek değildir. Güçlü olmak, üzüldüğünde bile kalbindeki iyiliği kaybetmemektir. İnsanları kırmadan, kin tutmadan, yaşadıklarından ders çıkararak yoluna devam edebilmektir.
Hayatta bazı kapılar yüzümüze kapanabilir. Bazı insanlar hayatımızdan çıkabilir. Bazı hayallerimiz gerçekleşmeyebilir. Fakat kapanan her kapının ardında başka bir yol vardır. Bazen kaybettiğimizi sandığımız şey, aslında bizi daha güzel bir başlangıca hazırlıyordur.
Her bitiş, başka bir başlangıcın sessiz habercisidir.
Bu yüzden hayatın karşımıza çıkardığı zorluklardan korkmayalım. Yokuşlar olmasa zirvenin kıymetini bilemezdik. Yağmur olmasa güneşin sıcaklığını anlayamazdık. Acıyı tanımasaydık, mutluluğun değerini belki de hiç bilemezdik.
İnsan, düştüğü yerden nasıl kalktığıyla hatırlanır.
Bugün zor olabilir. Yarın daha güzel olabilir. Yeter ki umudumuzu kaybetmeyelim. Çünkü umut, insanın içindeki en güçlü ışıktır. O ışık yandığı sürece hiçbir karanlık sonsuza kadar sürmez.
Bazen yol arkadaşlarımız değişir. Bazen yalnız yürümek zorunda kalırız. Fakat yalnız yürümek, yanlış yolda olduğumuz anlamına gelmez. Bazı yollar insanın kendisini bulması için yalnız yürünür.
Önemli olan nereye vardığımız kadar, o yolda nasıl bir insan olduğumuzdur.
Kimseyi ezmeden, kimseyi küçümsemeden, gönül kırmadan, elimizden geldiğince iyilik yaparak yürümek… İşte asıl zenginlik budur.
Çünkü insanın geride bıraktığı en güzel iz, sahip oldukları değil; insanların gönlünde bıraktığı güzel duygulardır.
Hayat kısa. Kırgınlıklar için harcanamayacak kadar kısa. Küslükler için, gereksiz tartışmalar için, başkalarının ne söylediğini düşünerek yaşamak için çok kısa…
O yüzden kalbimizi yormayalım.
Sevenleri sevelim. Kıymet verenlerin kıymetini bilelim. İyiliği çoğaltalım. Gönül kırmaktan uzak duralım. Çünkü bazı yaralar görünmez ama insanın içinde uzun yıllar taşınır.
Ve kendimize söz verelim:
Durmak yok.
Geriye bakıp üzülmek yok.
Umutsuzluğa teslim olmak yok.
Güçsüz olduğumuzu düşünmek yok.
Yol uzun olabilir…
Ama biz yürümeye devam edeceğiz.
Çünkü bazen insanın ihtiyacı olan şey, yolun kısalması değil; yürümek için yeniden güç bulmasıdır.
Bugün düştüysek yarın kalkacağız.
Bugün yorulduysak biraz nefes alacağız, sonra yeniden yürüyeceğiz.
Bugün kaybettiysek, yarın yeniden kazanmak için çalışacağız.
Çünkü hayat, vazgeçenlerin değil; yeniden başlayanların hikâyesidir.
Yolumuza devam edelim.
Başımız dik, yüreğimiz temiz, umudumuz güçlü olsun.
Ve ne yaşarsak yaşayalım, içimizden şu cümleyi eksik etmeyelim:
“Ben bu yoldan daha önce de geçtim. Zor günleri de gördüm, güzel günleri de… Bugün yine yürüyorum. Çünkü benim yolum bitmedi.”
Durmak yok… Yolumuza devam.
Üzülmek yok… Umuda devam.
Kırılmak yok… Güçlü olmaya devam.
Çünkü daha yaşayacağımız güzel günler, söyleyeceğimiz güzel sözler ve yürümemiz gereken daha nice yollar var.