SON DAKİKA
reklam
reklam

EN GÜZEL İNSAN, KALBİ SEVGİ DOLU İNSANDIR

Köşe Yazarı: Selami BALTAOĞLU   Eklenme Tarihi: 26 Ağustos 2026, Çarşamba - 15:04   Okunma Sayısı:

Hayatta insanı insan yapan çok şey vardır. Kimi zaman başarılarımızla, kimi zaman sahip olduklarımızla, kimi zaman da çevremizde bıraktığımız izlerle tanımlanırız. Ama bana göre insanın gerçek güzelliği ne yüzündedir, ne makamındadır, ne cebindedir, ne de sahip olduğu unvanlardadır.

İnsanın en güzel hali, kalbinin sevgiyle dolu olduğu halidir.

Çünkü sevgi varsa merhamet vardır.
Sevgi varsa anlayış vardır.
Sevgi varsa hoşgörü vardır.
Sevgi varsa affetmek vardır.
Sevgi varsa insan, karşısındaki insanın kalbine dokunmayı bilir.

Dış görünüş zamanla değişir. Gençlik geçer, saçlar beyazlar, yüzümüzde yılların izleri oluşur. Makamlar değişir, görevler biter, sahip olduklarımız bugün vardır, yarın olmayabilir. Ama insanın bir başkasının hayatında bıraktığı güzel duygu, söylediği güzel söz ve yaptığı iyilik yıllar geçse bile unutulmaz.

İşte gerçek güzellik budur.

Bir insanın yanında kendinizi değerli hissediyorsanız, o insan güzeldir.

Size zor zamanınızda el uzatıyorsa, güzeldir.

Kimsenin görmediği yerde iyilik yapıyorsa, güzeldir.

Birinin gözündeki hüznü fark edebiliyorsa, güzeldir.

Kırıldığı halde kırmamayı seçebiliyorsa, güzeldir.

Haklı olduğu halde karşısındaki insanı ezmiyorsa, güzeldir.

Ve en önemlisi, kendisine yapılmasını istemediği hiçbir şeyi başkasına yapmıyorsa, işte o insanın kalbi gerçekten güzeldir.

Bazen hayat bize çok şey öğretir.

Kimin gerçekten yanımızda olduğunu, kimin sadece iyi günümüzde bizimle olduğunu, kimin sevgisinin samimi, kimin sözlerinin ise sadece sözden ibaret olduğunu zaman gösterir.

İnsan yaş aldıkça bazı şeyleri daha iyi anlıyor.

Eskiden kalabalıkların içinde olmayı önemserken, bugün insanın yanında kaç kişinin olduğundan çok, yanındaki insanların kalbinin nasıl olduğuna bakıyorsunuz.

Çünkü kalabalık olmak kolaydır.

Asıl mesele, zor zamanda yanında bir kişinin bile gerçek anlamda durabilmesidir.

Bir insanın size “Ben buradayım” demesi bazen dünyanın bütün cümlelerinden daha değerlidir.

Bazen bir telefon…

Bazen içten bir “Nasılsın?”

Bazen omzunuza konan bir el…

Bazen hiçbir şey söylemeden yanınızda oturan bir dost…

Bazen de gözlerinizden anlayan bir insan…

İşte hayatın en kıymetli zenginliği bunlardır.

Para ile satın alınamaz.

Makamla elde edilemez.

Zorla kazanılamaz.

Sevgiyle, güvenle ve samimiyetle oluşur.

Ben insanlarda en çok samimiyeti seviyorum.

Yüzünüze başka, arkanızdan başka konuşmayan insanları…

Bir menfaat beklemeden iyilik yapanları…

Küçük bir iyiliği bile büyütmeden yapanları…

Bir insanın düşmesini beklemek yerine elinden tutanları…

Başkasının başarısını kıskanmak yerine onunla birlikte sevinenleri…

Çünkü başkasının mutluluğundan mutlu olabilmek, herkesin sahip olabileceği bir özellik değildir.

Gerçekten güzel kalpli insan, başkasının ışığından rahatsız olmaz.

Kendi ışığı vardır çünkü.

Bir başkasının yükselmesi onun değerini azaltmaz.

Bir başkasının başarısı onun başarısızlığı değildir.

Bir başkasının mutluluğu ondan bir şey eksiltmez.

Tam tersine, güzel kalpli insan çevresindeki insanların mutluluğunu kendi mutluluğu gibi görür.

Hayatta insan kırılır.

Bazen en güvendiğinden…

Bazen en sevdiğinden…

Bazen hiç beklemediği bir sözden…

Bazen de karşılığını beklemeden yaptığı iyiliğin karşılığında gördüğü vefasızlıktan…

Ama bütün bunlara rağmen kalbimizi sevgiden uzaklaştırmamak gerekir.

Çünkü birilerinin kötülüğü yüzünden iyi olmaktan vazgeçmek, aslında kötülüğün kazanmasına izin vermektir.

Biri sizi kırdı diye siz başkasının kalbini kırmayın.

Biri size haksızlık yaptı diye siz adaletten vazgeçmeyin.

Biri sizin kıymetinizi bilmedi diye siz değer vermekten vazgeçmeyin.

Biri sizi yarı yolda bıraktı diye siz yolunuzdaki insanlara sırtınızı dönmeyin.

Çünkü sizin kalbinizin güzelliği, başkasının davranışına göre değişmemelidir.

İyi olmak bazen zor olabilir.

Ama güzel kalabilmek, bütün zorluklara rağmen insan kalabilmektir.

Hayat çok kısa…

Bugün yanımızda olan insanların yarın nerede olacağını bilmiyoruz.

Bugün konuştuğumuz insanla yarın konuşamayabiliriz.

Bugün sarıldığımız insanla yarın sarılamayabiliriz.

Bugün “Sonra görüşürüz” dediğimiz bir insanla belki de bir daha görüşme fırsatımız olmayabilir.

O yüzden sevgimizi ertelemeyelim.

“Seni seviyorum” demekten utanmayalım.

Teşekkür etmekten çekinmeyelim.

Özür dilemekten korkmayalım.

Gönül almaktan gurur duymayalım.

Bir insanın kalbine dokunmak için büyük şeylere ihtiyacımız yok.

Bazen bir tebessüm yeter.

Bazen güzel bir söz…

Bazen içten bir selam…

Bazen “İyi ki varsın” demek…

Bazen de sadece yanında olmak…

İnsanların hayatına nasıl dokunduğumuzu belki hiçbir zaman tam olarak bilemeyiz.

Belki yıllar önce söylediğiniz güzel bir söz, bir insanın hayatındaki en zor gününde ona güç vermiştir.

Belki verdiğiniz küçük bir destek, birinin yeniden ayağa kalkmasına vesile olmuştur.

Belki hiç önemsemeden yaptığınız bir iyilik, karşı tarafın kalbinde yıllarca yaşamıştır.

İşte bu yüzden iyilik yaparken karşılık beklememek gerekir.

Çünkü bazı iyiliklerin karşılığı para değildir.

Bazı iyiliklerin karşılığı teşekkür bile değildir.

Bazı iyiliklerin karşılığı sadece bir insanın hayatında güzel bir iz bırakmaktır.

Ve insan bu dünyadan ayrıldığında yanında götüreceği şey sahip oldukları değil, insanların kalbinde bıraktığı sevgidir.

Ben inanıyorum ki dünyanın en büyük ihtiyacı daha fazla zenginlik değil, daha fazla sevgidir.

Daha fazla anlayıştır.

Daha fazla merhamettir.

Daha fazla hoşgörüdür.

İnsanların birbirini dinlemeye, anlamaya ve birbirinin yarasını görmeye ihtiyacı vardır.

Hepimiz bir şeylerle mücadele ediyoruz.

Kiminin yüzünde gülümseme vardır ama içinde fırtınalar kopuyordur.

Kimi güçlü görünür ama geceleri sessizce ağlıyordur.

Kimi herkese yardım eder ama kendi derdini kimseye anlatamıyordur.

Bu yüzden insanlara biraz daha anlayışlı davranalım.

Bilmediğimiz hikâyeler hakkında hüküm vermeyelim.

Bir insanın yalnızca görünen yüzüne bakarak onun hayatını yargılamayalım.

Çünkü herkesin içinde bizim bilmediğimiz bir hikâye vardır.

Ve bir gün geriye dönüp hayatımıza baktığımızda, keşke daha çok para kazansaydım demekten çok;

“Keşke daha çok insanın gönlüne dokunsaydım.”

“Keşke daha çok sevseydim.”

“Keşke daha çok sarılsaydım.”

“Keşke kırdığım gönülleri daha erken fark etseydim.”

“Keşke sevdiklerime sevgimi daha çok belli etseydim.”

dememek için bugün elimizden geleni yapalım.

Çünkü hayatın en büyük pişmanlıkları çoğu zaman yaptıklarımızdan değil, yapmaya fırsat bulamadıklarımızdan oluşur.

Benim için güzel insan;

Güler yüzlü olandır.

Gönül kırmayan olandır.

İnsanları makamına, parasına, mevkiine göre ayırmayandır.

Bir kapıcıya da, bir müdüre de, bir işçiye de, bir patrona da aynı insanlıkla yaklaşandır.

Çünkü bilir ki insanın değeri taşıdığı unvanda değil, taşıdığı yürektedir.

Bir insanın gerçek zenginliği cebindeki para değil, hayatında sevdiği ve sevildiği insanların çokluğudur.

Gerçek makam ise insanların gönlünde edindiğiniz yerdir.

Ve o makamın ne seçimi vardır, ne de istifası…

Gönüllerde yer edinen insan, gerçekten unutulmaz insandır.

Belki de bu hayatta hepimizin birbirimize bırakabileceği en güzel miras sevgidir.

Çocuklarımıza sevgiyi öğretelim.

Dostlarımıza sevgiyi gösterelim.

Komşularımıza saygıyla yaklaşalım.

Çalıştığımız insanlara değer verelim.

Bize emanet edilen insanlara sahip çıkalım.

Birlikte yaşadığımız topluma güzellik katmaya çalışalım.

Çünkü insan sadece kendi hayatından sorumlu değildir.

Dokunduğu hayatlardan da sorumludur.

Bir insanın yüzünü güldürebiliyorsak, o gün boşuna yaşamamışız demektir.

Bir insanın yükünü biraz olsun hafifletebiliyorsak, o gün dünyaya güzel bir iz bırakmışız demektir.

Bir gönlü kırmak yerine onarmayı seçiyorsak, işte o zaman gerçekten insanız.

Ve sonunda şunu söylemek isterim:

En güzel insan; yüzü güzel olan değil, baktığı insana güven veren insandır.

En güzel insan, konuşması güzel olan değil, sözleriyle gönül incitmeyendir.

En güzel insan, çok şeyi olan değil, sahip olduklarını paylaşmayı bilendir.

En güzel insan, herkesin yanında güçlü görünen değil, başkasının güçsüzlüğünü gördüğünde onu küçümsemeyendir.

En güzel insan, kendisini sevenleri değil, kendisini sevmeyenleri bile kırmamaya çalışan insandır.

En güzel insan, kalbinde kin yerine merhamet, öfke yerine anlayış, kıskançlık yerine mutluluk ve nefret yerine sevgi taşıyandır.

Çünkü günün sonunda hepimiz aynı yere varacağız.

Ne makamlarımız bizimle gelecek…

Ne paramız…

Ne arabamız…

Ne evimiz…

Ne de sahip olduğumuz hiçbir şey…

Geride sadece bir isim kalacak.

Ve o ismin yanında insanların kalbinde bıraktığımız duygular olacak.

“İyi insandı.”

İşte bundan daha büyük bir miras olduğunu düşünmüyorum.

Bu yüzden hayat ne kadar zorlaşırsa zorlaşsın, kalbimizi güzellikten uzaklaştırmayalım.

İnsanlar değişse de biz sevgimizi kaybetmeyelim.

Çünkü dünya belki bizim bütün iyiliklerimizi görmeyebilir.

Ama bir insanın kalbine bıraktığımız sevgi, mutlaka bir yerde yaşamaya devam eder.

Ve unutmayalım;

EN GÜZEL İNSAN, KALBİ SEVGİ DOLU İNSANDIR.

Çünkü sevgi dolu bir kalp, yalnızca sahibini değil, dokunduğu her hayatı güzelleştirir.

Ve belki de bu hayatta bize düşen en büyük görev;
çok yaşamak değil, yaşadığımız sürece güzel bir insan olarak hatırlanmaktır.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam