SON DAKİKA
reklam
reklam

İstanbul’da Enflasyon Yavaşladı Ama Hayat Pahalılığı Hâlâ Cep Yakıyor

Köşe Yazarı: Zafer ÖZCİVAN   Eklenme Tarihi: 3 Eylül 2026, Perşembe - 12:58   Okunma Sayısı:

İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) açıkladığı Ağustos 2026 enflasyon verileri, İstanbul’da fiyat artış hızının önceki aylara göre bir miktar yavaşladığını gösterdi. Ancak rakamların arkasındaki gerçek, vatandaşın günlük hayatında hâlâ oldukça güçlü bir şekilde hissediliyor: Enflasyonun hızı düşse bile fiyatlar düşmüyor, sadece daha yavaş artıyor.

İTO verilerine göre İstanbul’da perakende fiyatları ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 1,66 arttı. Yıllık enflasyon ise yüzde 34,96 olarak gerçekleşti. Temmuz ayında aylık artış yüzde 2,06, yıllık artış ise yüzde 35,20 seviyesindeydi. Bu nedenle ağustos verileri, İstanbul’da enflasyonun hızında sınırlı bir yavaşlamaya işaret ediyor.

Ancak vatandaş açısından önemli olan yalnızca enflasyon oranının düşmesi değil, markette, okulda, ev kiralarında ve günlük hizmetlerde karşılaşılan fiyatların hangi hızla yükseldiğidir. Çünkü bir ailenin bütçesi için yüzde 35 seviyesinde yıllık enflasyon hâlâ son derece yüksek bir maliyet baskısı anlamına geliyor.

Ağustos ayının en dikkat çekici gelişmesi eğitim harcamalarında yaşandı. Yeni eğitim ve öğretim döneminin yaklaşmasıyla birlikte eğitim grubunda aylık fiyat artışı yüzde 17,28 olarak gerçekleşti. Bu oran, ağustos ayındaki harcama grupları arasında en yüksek artış oldu.

Eğitimde yaşanan bu sert yükseliş, özellikle çocuklu ailelerin bütçesindeki baskıyı artırıyor. Okul kıyafetleri, kırtasiye malzemeleri, servis ücretleri, özel dersler ve diğer eğitim harcamaları, yeni dönemin başlamasıyla birlikte ailelerin en önemli gider kalemleri arasına giriyor. Eğitim, teorik olarak geleceğe yapılan yatırım olarak görülse de yüksek fiyatlar nedeniyle birçok aile için giderek daha ağır bir ekonomik yük haline geliyor.

Ağustos ayında alkollü içecekler ve tütün grubunda yüzde 8,22, konut harcamalarında ise yüzde 2,32 oranında artış kaydedildi. Ulaştırmada yüzde 1,43, ev eşyasında yüzde 1,41, çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 1,35, eğlence ve kültürde yüzde 1,11 artış yaşandı. Lokanta ve otel harcamalarındaki yükseliş de yüzde 0,72 oldu.

Konut harcamalarındaki artış ise İstanbul için ayrı bir önem taşıyor. Türkiye'nin en büyük ve en pahalı şehirlerinden biri olan İstanbul’da vatandaşın en büyük sorunlarından biri barınma maliyeti olmaya devam ediyor. Kiralar, aidatlar, bakım giderleri ve enerji harcamaları birçok hane için gelirinin önemli bir bölümünü tüketiyor. Enflasyonun genel hızında yavaşlama görülse bile konutla ilgili maliyetlerin yüksek seyretmesi, vatandaşın rahatlamasını zorlaştırıyor.

Gıda ve alkolsüz içecekler grubunda ağustos ayındaki artış yüzde 0,20 ile sınırlı kaldı. İTO değerlendirmesinde, bu gruptaki fiyat hareketlerinde mevsimsel etkilerin rol oynadığı belirtildi. Yaz aylarında bazı sebze ve meyvelerin daha bol bulunması, gıda fiyatlarındaki artışı geçici olarak sınırlayabiliyor.

Ancak tüketici açısından burada da dikkat edilmesi gereken nokta, aylık fiyat artışının düşük olmasının gıdanın ucuzladığı anlamına gelmemesidir. Fiyatlar genel olarak yüksek seviyede kalmaya devam ederken, sadece bir önceki aya göre artış hızı yavaşlamış olabilir. Özellikle dar ve sabit gelirli vatandaşlar için market alışverişi hâlâ bütçenin en önemli sorunlarından biri olmayı sürdürüyor.

Ağustos ayında giyim ve ayakkabı grubunda ise yüzde 0,08 oranında sınırlı bir düşüş yaşandı. Sağlık harcamalarında ise fiyat değişimi görülmedi. Bu iki gelişme, genel endeks üzerindeki artış baskısını sınırlayan unsurlar arasında yer aldı.

İTO'nun açıkladığı verilerde toptan fiyatların da ağustosta aylık yüzde 2,5, yıllık ise yüzde 25,07 arttığı görüldü. Toptan fiyatlar, üretim ve ticaret zincirindeki maliyet hareketlerini göstermesi açısından önem taşıyor. Çünkü üreticinin veya toptancının maliyetindeki artış, belirli bir süre sonra perakende fiyatlarına yansıyabiliyor.

Bu nedenle İstanbul'daki enflasyon tablosuna yalnızca bugünün rakamlarıyla değil, gelecekteki fiyat hareketlerinin işaretleri açısından da bakmak gerekiyor. Aylık enflasyonun yüzde 1,66'ya gerilemesi olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Ancak fiyat istikrarının sağlandığını söylemek için henüz erken.

Vatandaşın hissettiği enflasyon ile açıklanan enflasyon oranları arasındaki fark da önemli bir tartışma konusu olmaya devam ediyor. Bir tüketici, her ay aynı ürünleri ve hizmetleri satın almıyor. Kimi vatandaşın bütçesinde kira daha fazla yer tutarken, başka bir vatandaş için gıda, ulaşım veya eğitim harcamaları daha büyük önem taşıyor. Bu nedenle özellikle kira, okul masrafları ve temel ihtiyaçlardaki artışlar, genel enflasyon oranından daha yüksek bir ekonomik baskı yaratabiliyor.

Sonuç olarak İTO'nun Ağustos 2026 verileri, İstanbul'da enflasyonun yönünün aşağı doğru dönmeye başladığına dair sınırlı bir işaret veriyor. Temmuz ayında yüzde 2,06 olan aylık artışın ağustosta yüzde 1,66'ya, yıllık enflasyonun ise yüzde 35,20'den yüzde 34,96'ya gerilemesi olumlu bir gelişme.

Ancak İstanbul'da yaşayan milyonlarca vatandaş için asıl soru, enflasyonun kaç puan düştüğünden çok, hayatın ne zaman gerçekten ucuzlayacağıdır. Çünkü enflasyonun düşmesi, fiyatların eski seviyesine dönmesi anlamına gelmez. Gerçek rahatlama, ücretlerin satın alma gücünün artması, temel ihtiyaçlara erişimin kolaylaşması ve özellikle kira, gıda ve eğitim gibi zorunlu harcamaların hane bütçesi üzerindeki yükünün azalmasıyla mümkün olacaktır.

Ağustos rakamları bu nedenle hem umut hem de temkin gerektiriyor. Enflasyonun hız kesmesi olumlu bir gelişmedir. Fakat İstanbul’da hayat pahalılığı sorunu, yalnızca oranların yavaşlamasıyla değil, vatandaşın cebinde gerçek bir rahatlama hissedildiğinde çözülmüş sayılacaktır.

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam