SON DAKİKA
reklam
reklam

DÜNYA GÜZEL…AMA BİZ İNSANLAR ONU DAHA GÜZEL YAPMALIYIZ

Köşe Yazarı: Selami BALTAOĞLU   Eklenme Tarihi: 18 Eylül 2026, Cuma - 12:56   Okunma Sayısı:

Site müdürlüğü bana yalnızca binaları, bahçeleri ve ortak alanları yönetmeyi değil; insanı anlamayı öğretti. Çünkü her kapının arkasında başka bir hayat, her şikâyetin altında başka bir hikâye, her gülümsemenin arkasında ise çoğu zaman görünmeyen bir mücadele var.

Dünya aslında çok güzel.

Sabah gökyüzüne baktığınızda bunu görebilirsiniz. Bir ağacın yaprağında, çocukların kahkahasında, bahçede açan bir çiçekte, komşunuzun size uzattığı bir selamda…

Fakat yıllardır site müdürlüğü yapan biri olarak şunu daha iyi anladım:

Dünyanın güzelliğini asıl belirleyen, insanların birbirlerine nasıl davrandığıdır.

Her gün farklı insanlarla karşılaşıyorum.

Kimi bir arızayı anlatıyor, kimi komşusundan şikâyet ediyor, kimi aidatını, kimi otoparkını, kimi bahçesini, kimi asansörünü konuşuyor.

Ama zamanla şunu fark ediyorsunuz:

İnsanların size anlattığı çoğu şeyin görünen kısmı bir sorundur; görünmeyen kısmında ise bir hayat vardır.

BİR ASANSÖR ARIZASINDAN DAHA FAZLASI

Sitede bir asansör arızalandığında ilk bakışta teknik bir problem görürsünüz.

Parça değişecek.

Servis gelecek.

Asansör yeniden çalışacak.

Fakat işin insan tarafına baktığınızda durum değişir.

Üst katta yaşayan yaşlı bir komşumuz için asansörün çalışmaması, sadece bir arıza değildir.

Çocuğuyla yaşayan bir aile için her gün merdiven çıkmak başka bir zorluktur.

Elinde alışveriş poşetleriyle eve dönmeye çalışan biri için birkaç kat merdiven, düşündüğümüzden çok daha ağır olabilir.

İşte site müdürlüğünde insanı düşünmek tam burada başlıyor.

Sorunu çözmek yetmiyor; o sorunun insan hayatındaki karşılığını da görmek gerekiyor.

BİR ÇALIŞANIN “ELİNE SAĞLIK” SÖZÜYLE DEĞİŞEN GÜNÜ

Bazen sabah siteyi dolaşırken çalışan arkadaşlarımızı görüyorum.

Bahçede çalışanı…

Temizlik yapanı…

Teknik bir arızanın peşinden koşanı…

Gece güvenliği sağlayanı…

Kimsenin fark etmediği küçük bir işi saatlerce uğraşıp tamamlayanları…

Bir gün yaptıkları işi bitirdiklerinde sadece:

“Eline sağlık, iyi iş çıkardın.”

demek bile insanın yüzündeki yorgunluğu değiştiriyor.

Çünkü hepimiz aynı şeyi istiyoruz aslında:

Yaptığımız işin ve verdiğimiz emeğin görülmesini.

Bu yüzden yıllar içinde çalışan arkadaşlarıma yalnızca görevlerini yapan insanlar olarak değil, bu büyük yaşamın bir parçası olarak bakmayı öğrendim.

BAZEN BİR ŞİKÂYETİN ARKASINDA BİR KIRGINLIK VARDIR

Site yönetiminde her gün güzel şeylerle karşılaşmıyoruz elbette.

Gürültü şikâyetleri geliyor.Çocukların geç saatlerde yüksek sesle oynaması nedeniyle rahatsız olan komşular oluyor.

Tadilat nedeniyle birbirine kızan insanlar oluyor.

Evcil hayvanlar konusunda anlaşmazlıklar yaşanıyor.

Otopark, bahçe, ortak alan gibi konularda farklı düşünceler ortaya çıkıyor.

Böyle zamanlarda kendime hep şunu söylüyorum:

“Önce insanı anlamaya çalış.”

Çünkü bazen insan aslında öfkesini değil, yaşadığı sıkıntıyı anlatıyordur.

Elbette kurallar olacak.

Elbette herkes birbirinin yaşam hakkına saygı gösterecek.

Ama kuralları uygularken insanlığı kaybetmemek gerektiğine inanıyorum.

Bir uyarı yapabilirsiniz.

Bir yanlışın düzeltilmesini isteyebilirsiniz.

Ama bunu karşı tarafı küçük düşürmeden de yapabilirsiniz.

Haklı olmakla kırıcı olmak aynı şey değildir.

BİR ÇOCUĞUN GÜLÜMSEMESİ BAZEN BÜTÜN YORGUNLUĞU UNUTTURUR

Site içinde çocukların büyüdüğünü görmek de ayrı bir mutluluk.

Dün küçük yaşta gördüğünüz bir çocuk, bugün bisikletiyle bahçede dolaşıyor.

Parkta oynuyor.

Arkadaşlarıyla gülüyor.

Bazen yanınızdan geçerken selam veriyor.

İşte o an insan, yaptığı işin sadece bina ve tesislerden ibaret olmadığını anlıyor.

Biz aslında insanların yaşadığı bir hayatın içinde çalışıyoruz.

Bir çocuğun güvenle oynadığı park…

Bir ailenin huzurla oturduğu bahçe…

Akşam yürüyüşüne çıkan bir komşunun kendini güvende hissetmesi…

Bunların her biri, yapılan işin gerçek karşılığı.

BAZEN BİR KAMERANIN ARKASINDA İNSAN HAYATI VARDIR

Güvenlik kameralarıyla ilgili çalışmalar yaparken de bunu düşünüyorum.

Bir kamera yalnızca teknik bir cihaz değil.

Bazen bir olayın aydınlatılması…

Bazen bir çocuğun güvenliği…

Bazen bir aracın zarar görmesi…

Bazen de bir insanın kendisini güvende hissetmesi demek.

Teknik konuların arasında bile işin merkezinde yine insan olduğunu görüyorsunuz.

İşte site müdürlüğünün bana öğrettiği en önemli şeylerden biri bu:

Yaptığınız her işin sonunda bir insan var.

İNSANLARIN KALBİNE DOKUNMADAN YÖNETİCİLİK OLMAZ

Bir siteyi yönetebilirsiniz.

Bütçeleri takip edebilirsiniz.

Bakımları yaptırabilirsiniz.

Asansörleri, kameraları, havuzları, bahçeleri, ortak alanları kontrol edebilirsiniz.

Ama bütün bunların yanında insanları anlayamıyorsanız, işin en önemli tarafı eksik kalır.

Çünkü yöneticilik sadece karar vermek değildir.

Bazen dinlemektir.

Bazen sakinleştirmektir.

Bazen iki insanın arasındaki kırgınlığı büyütmemektir.

Bazen de herkesin kızgın olduğu bir anda sakin kalabilmektir.

Ben buna insana dokunan yöneticilik diyorum.

DÜNYAYI BÜYÜK SÖZLER DEĞİL, KÜÇÜK İYİLİKLER DEĞİŞTİRİR

Yıllar içinde şunu gördüm:

Bir insanın hayatını değiştirmek için her zaman büyük şeyler yapmanız gerekmiyor.

Bir selam…

Bir teşekkür…

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam