Bu vahşi saldırıya rağmen Kerrigan kendini kısa süre içinde toparlayıp 1994 Lillehammer Kış Olimpiyatları'nda sevgi seli eşliğinde gümüş madalyanın sahibi olurken; ulusal yarışmada birinci olan Tonya Harding gözyaşlarıyla yarışı yarıda bırakmış ve devam ettiği yarışta, ancak sekizinci olabilmişti. Oksana Baiul (Ukrayna) birinci olurken , döneminin efsanesi iki olimpiyat altınlı Katarina Witt (Almanya) da Harding’in bir sıra üstüne yedinci olabilmişti.
FBİ (Amerikan Federal Bürosu ) tarafından yürütülen gizli soruşturma ise Kerrigan'a saldırıyı, Harding'in eski kocası ve korumasının düzenlediğini ortaya çıkardı. Bu uzun süre konuşulan skandalda bir detay daha vardı, Harding'in koruması Shawn Eckhardt aynı zamanda Harding’e ölüm tehdidi gönderen ve tüm olayların da fitilini ateşleyendi ! Üstelik iki de parayla tutuğu yancıları vardı.
Harding'in eski eşi Jeff Gillooly ve koruması Shawn Eckhardt, Nancy Kerrigan'ı düzenledikleri saldırı sebebiyle hapse girerken, bu saldırıdan haberi olduğu iddia edilen Tonya Harding de suçlu bulundu. Eckhardt'ın mahkemede bahsettiği üzere plan, Kerrigan'ı sakatlamak değildi ,niyetleri Kerrigan'a yalnızca Kış Olimpiyatlarına katılmaması için tehditte bulunmaktı ancak işler planlandığı gibi gitmemiş; ortalık fena karışmıştı.
Sonuçta hepsi çeşitli cezalara çarptırıldı. En ağırı da Tonya Harding’e verilmişti. Buz pistlerinden ömür boyu men cezası alarak uzaklaştırılıp, 160.000 dolarlık tazminata ve 500 saatlik kamu hizmetine çarptırıldı. Karardan sonra ise Harding jüriye ; “Kendim olabildiğim yer" demiş ve ağlamıştı; lakin ağlamak alınan kararı değiştirmedi.
Bu anlattığımız skandal sporda, rekabetin rekabet olmaktan çıkıp pis bir hal aldığında nelere yol açtığının/açabildiğinin çok önemli bir örneği. Üstelik insanları hor görmenin, aşağılamanın ne gibi toplumsal problemleri de beraberinde getirdiğinin de kanıtı.
Bu anlamda derdini anlatabilen Ben,Tonya (I,Tonya) Craig Gillespie'nin yönetmenliği ve Margot Robbie'nin başarılı performansıyla akıllarda kalan bir çalışma olmuş, tabi Tonya’nın kötü davranışlara sahip annesini canlandıran Allison Janney de Jeff Gillooly’i canlandıran Sebastian Stan ve Shawn Eckhardt ‘ı oynayan Paul Walter Hauser da başarılı performanslarıyla filmi çok iyi yerlere taşıyor. Film aşırı hırsın ne gibi sonuçlara yol açtığını bizlere etkili bicimde anlatıyor.
75.Altın Küre Ödüllerinde “Ben, Tonya” bir ödül aldıysa da 90.Oscar’larda da 1 veya 2 ödül alabileceğini düşünenlerdenim. Margot Robbie'nin üstün oyunculuğuna karşın çok sıkı bir rakibi var, o da Three Billboards Outside Ebbing, Missouri (Üç Billboard Ebbing Çıkışı, Missouri) filimde oyunculuğunu çok beğendiğim Frances McDormand. Ödülü bu iki isimden birini alacağını tahmin ediyorum. Her sene başarılı performans sergileyen ve Oscarların favori adaylarından olan Meryl Streep de sürpriz yapabilir. Ancak Streep’in ödül kazanma ihtimalinin düşük olduğunu belirmeliyim.
Sinema severlere bu ara önerebileceğim filmlerden Ben,Tonya (I,Tonya)’nın ardından Mustafa Kemal Atatürk’ün ünlü sözünün bir spor ve sinema sever olarak daha da bir anlam kazandığını görüyorum. “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.”