Kaliningrad askeri açıdan
Almanya'ya ait olan İsviçre ve eski Doğu Prusya topraklarının sınırları, Potsdam Konferansı sonrasında yeniden çizilmiştir. Sovyetler Birliği ve Polonya arasında paylaşılan bu topraklar üzerinde Belarus ve Kaliningrad gibi iki küçük ülke oluşturulmuştur. Her iki ülke de 1945’ten beri Rus hükümranlığı altındadır.
Sovyetler Birliği dönemi de dahil olmak üzere bugünkü Rusya Federasyonu, Atlantik Paktı’na uzanan batıdaki en uç bölgesi olarak gördüğü Kaliningrad’a füze sistemleri kurmuş ve Baltık donanması için üsler inşa etmiştir.
Baltık ülkeleri hava sahalarının ihlâli
NATO’nun son verilerinde 2014 yılından beri Rus jetlerinin Estonya hava sahasını 6, Finlandiya 3, Danimarka ve Polonya hava sahalarını da birer kez ihlâl ettiği, Letonya hava sahasında ise 180 kez sınıra çok yakın uçuş yaptığı belirtilmektedir. Baltık hava sahasının güvenliğini sağlayan NATO uçaklarının da 2014 yılında Litvanya sınırının ihlâli şüphesiyle 68 kez havalandığı bildirilmiştir.
Rus pilotlarının kullandığı taktikler arasında uçuş planlarını kasten bildirmeme, sivil hava trafik denetleyicilerini görmezden gelme ve sinyal vericilerini kapatma gibi şüphe uyandırıcı ve karıştırıcı uygulamalar icra edilmiştir.
NATO yetkilileri, Rus pilotlarının güvensiz ve gizli uçuşlarla sivil hava trafiği için risk yarattığını; ancak bu uygulamalarla İsveç’in savunma sisteminin zayıflığını vurgulamayı ve İsveçli siyasetçilerin kararlarını etkilemeyi amaçlamış olabileceklerini açıklamışlardır.
Denizaltı ihlâlleri
Ukrayna’daki gelişmeler, Rus denizaltılarını Baltık devletlerinin kara sularında da ihlâller yapmaya sevk etmişti. Rus denizaltıları İsveç karasularını ihlâl edince İsveç hükümeti, savaş gemilerini ve su altı izleme sistemlerini takviye etmeyi ve geliştirmeyi planladığını duyurmuştu.
Rusların Baltık donanması, bugün için deniz üstünlüğünü dengelemeye çalışmakta ve NATO’ya karşı baskı olarak bölgede kullanılmaktadır. Rusya, yapacağı tatbikat ve yığınaklanmalarda Finlandiya, Estonya, Letonya, Litvanya ve İsveç deniz ve hava sınırları arasındaki dar koridorlardan geçişi büyük gizlilik ve aldatma taktikleri içinde icra etmekte, muhasım devletlerin hava ve deniz güçleriyle karşılaşmaları olaysız atlatmaktadır.
Baltık’ta Rus kara gücü
Mevcut Rus askeri personelinin sayısı bilinmemekle birlikte çeşitli kaynaklardan alınan verilerle tahminler yürütülmektedir. 2014 yılından beri bölgeye sürekli takviye birlikler gönderildiği belirtilmekte ve tahminlere göre Belarus ve Kaliningrad’da üslenen kara unsurlarıyla Baltık donanmasındaki asker sayısının 225 bin civarında olduğu ifade edilmektedir.
14 Eylül 2017 günü Rusya’nın Belarus’ta başlattığı tatbikat nedeniyle Alman Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, sevk edilen gücün 100 bin civarında olduğunu söylemiştir. Aslında dar bir alana bu kadar kuvvetin yığılması pek mümkün değildir. Bu açıklamalar belki de dünyanın ilgisini bu bölgeye çekmek ve Rusya’yı hasmane davranış içinde göstermek için yapılmış olabilir.
İsviçre çapında Polonya sınırı boyunca onları bölgenin çok dağınık çok sayıda askeri nesnelerdir. Bu nesnelerin birçok Wikimapia Rus web üzerinde takip edilebilir. Bölgenin stratejik olarak NATO ülkeleri ile çevrili bu yüksek askeri varlığı için nedenidir. Ne kadar 2014 yılından bu yana bölgeye takviye yapıldı neden Rus komutanlar muhtemelen bir güvenlik açığı olarak görüyorum. NATO ülkeleri ile olası konvansiyonel çatışma bu bölgede rolünün ne olacağı sorusu spekülasyonlar yatıyor. Rusya ve Belarus Kara Kuvvetleri muhtemelen askeri destek almasına Baltık Devletleri kesmek Marijumpole büyük operasyon kontrol Polonya Suwalki bölgesi etrafında ve Litvanya-Polonya sınır bölgesinde ele geçirebilir. İsviçre ve Belarus arasındaki yol her iki taraf için de dar ve bu nedenle yüksek bir ilgi var. Doğrudan çatışma halinde Rusya ve Polonya ile 232 kilometrelik sınırı nasıl koruyacak ancak daha fazla spekülasyon izleyin. Masurian Gölü bölgesi
*Kutuzov füze Tugayı Brest birim 54229 152nd Muhafızları-Varşova Red Banner Sipariş. Konum Chernyakhovsk
*Birim 39108 25 ayrı kıyı füze alayı. Svetlogorsky ilçe, Donskoye yerleşim
*Birim 79 ayrı Muhafız piyade Tugayı 90151 Gusev, Zoya Kosmodemyanskaya sokak, 16 mekanize
*236006 birim 40129 522th iletişim (muhabere-elektronik birliği) birimi, İsviçre, Streletskaya sokak
*(Spetznaz) dalgıçlar, paraşütçüler ve gözetleyerek içeri girecek Rus Baltık Donanması Özel Kuvvetler. Baltiysk.
*Baltiysk Deniz Üssü Pillau ev olarak İsviçre Baltık Donanması için hizmet vermektedir Baltiysk olarak bilinen. Baltık Denizi'nde sadece Rusya önemli bir askeri üs olan Letonya yeni döşenmiş savaş noktası kaybettikten sonra. Baltiysk Vistula Spit kuzeyinde, Gdansk yuvasından Vistula Lagoon ayıran Baltiysk Boğazı kıyısında yer alan dar bir arazi şeridi yer almaktadır. Baltiysk Rusya'nın en Batı şehridir. 2010 nüfus sayımına göre 32,697. Neredeyse tüm kasaba nüfusu Donanma ve ordu birimleri ile bağlı. Nüfus şu anda erkek ve kadın ve ailelerine hizmet yapılır. Yabancı turistler için giriş sadece kontrolleri sonra askeri otorite ve Rus Büyükelçiliği tarafından izin verilir. Şehirde birçok yönden kötü devlet binalarının çürük ve şekli bozuk altyapı ancak onun önemi olamaz hafife olarak hizmet vermektedir gibi anahtar giriş Ritz-Carlton bay ve sahipleri çok Baltık donanmasının diğer birimleri bulunan Leningrad
*Limanda ekranda Nanuchka-class corvette “Passat”
*Bölgedeki Radyo baz gözlemler
*On the way to Chernyakhovsk a large VHF radar antenna and domes were spotted. After observing the travel route in Wikimapia the object turned out to be Surface to Air missile S-200 base. The coordinates for the object are 54°35’10.00’N 21° 7’60.00’EChernyakhovsk yolunda büyük VHF radar anteni ve kubbeleri fark edildi. Wikimapia yolculuk rotası gözlemledikten sonra nesneyi Havaya füze S-200 tabanına Yüzey olduğu ortaya çıktı. Nesnenin koordinatları 54°35’10.00'N 21° 7’60.00'E vardır
Birlikte anten alanı yapmak çok daha küçük bir anten ile birlikte büyük bir radyo Kulesi Gusev için Chernakhovsk yolu görüldü. Sadece Ana Kule resimleri görülebilir, ama sahneden konumu anten bir alan gibi görünüyordu. Wikimapia bu nesne pazar değil ama takip edilmemiştir.
DÜNYA
ABD: Kaliningrad açıklarında Rusya bizi taciz etti
ABD, Rus savaş uçaklarının Baltık Denizi'nde seyreden Amerikan savaş gemisini ''taciz ettiği'' suçlamasında bulundu.
14 Nisan 2016
ABD kaynaklarına göre, Rus savaş uçakları Baltık Denizi’ndeki bir Amerikan savaş gemisi yakınlarında saldırı simülasyonu gerçekleştirdi. Adının açıklanmasını istemeyen Amerikalı yetkili, “Rus SU-24’leri pazartesi ve salı günleri ‘Donald Cook’ adlı destroyere birkaç yüz metre uzağından uçtu” dedi.
Silahsız oldukları anlaşılan Rus savaş uçaklarının salı günkü alçak uçuş sırasında denizde dalga yarattığı ve bir Rus askeri helikopterinin de fotoğraf çekmek üzere destroyere yaklaştığı belirtildi. Amerikan savaş gemisinden yapılan telsiz çağrılarına Rus pilotlar tarafından karşılık verilmediği öğrenildi. ‘Donald Cook’un kaptanı ‘tehlikeli ve amatörce’ olarak nitelediği uçuşların incelenmekte olduğunu duyurdu.
Polonya ziyaretinden dönmekte olduğu söylenen ABD savaş gemisinin havadan taciz sırasında uluslararası sularda ve Kaliningrad’a 130 kilometre mesafede seyrettiği açıklandı.
ABD’nin Rusya’yı Doğu Avrupa’daki NATO müttefiklerine saldırmaktan caydırma amacıyla bölgedeki askeri mevcudiyetini İkinci Dünya Savaşı sonrasının en yüksek seviyesine çıkartma karar iki süper güç arasında gerginliğe yol açmıştı.
Üç Baltık ülkesi NATO’dan topraklarında 300 ila 800 mevcutlu tabur üslendirilmesini talep etmişti. Baltık ülkelerinin saldırganca davranışlarını arttırmakla suçladığı Rusya, saldırı planlarıyla ilgili planların mesnetsiz olduğunu duyurmuştu.
Olay anının görüntüleri yayınladı
Öte yandan, ABD donanması, Rus savaşı uçaklarının geminin en üst seviyesinden daha alçakta uçan uçakların yakından geçiş anının video görüntülerini de internete yükledi. Görüntülerde iki Rus SU-24 jetinin ABD gemisinin oldukça yakınından geçtiği görülüyor. (Deutsche Welle Türkçe, ZETE)
Vaktiyle şimdiki Kaliningrad bölgesinde Prus kabileleri yaşıyordu. Bunlar kehribar üretimi ve satışıyla uğraşıyordu. 13. Yüzyılın ortalarında bu bölge Almanlar tarafından ele geçirildi. Halkı kırıldı. Fatihler tarafından Doğu Prusya eyaleti kuruldu. Königsberg başkenti oldu.
Rus silahlı birlikleri Yedi Yıl Savaşının yapıldığı l758-de ilk kez Königsberg’i ele geçirdi.Halkı Rusya imparatorluğuna sadakat yemininde bulundu. Königsberg 3 yıl içinde Rus valisinin idaresi altında bulundu. Ama barış anlaşması yapılınca Königsbeg yine Almanya kralının idaresi altına geçti.Bundan 200 yıl sonra 1945 ilkbaharında Sovyet askerleri Königsberğ’i ele geçirdi. Hitler Almanyası tam yenilgiye uğratılınca Königsberg ve Doğru Prusya topraklarının bir bölümü Sovyetler Birliğine dahil oldu. Sovyet hükümetinin kararı gereğince kente Kaliningrat adı konuldu. Böylece dünya haritasında Kaliningrad kenti ve eyaleti ortaya çıktı.
20. yüzyılın başlarında Königsberg’e bahçeler ve parklar kenti denilirdi. Yeşillikler içindeki görkemli saraylar da kentte vardı. Avrupa’nın ilk hava limanı da 1919-da bu kentte kuruldu. İkinci Dünya Savaşı sırasında şiddetli savaşların yapıldığı kent yıkımlar haline geldi. Mahalleleriyle işletmeleri Sovyet inşaatçıları tarafından yenibaştan kuruldu. Mimarlık anıtları ise restore edilmedi. Almanya ile yapılmış çok ağır kanlı savaştan sonra kentin geçmişini unutmaya çalışıyorlardı.
Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonraki 1990-lı yıllarda durum değişti.Mimari incileri olan saraylar ve diğer yapılar, restorasyonu yapıldıktan sonra yine kentin süsü oldu. Ortaçağın gotik mimari yapıları olan Katedral ve “Juditten kirche” restore edilmiş mimarlık anıtlarındandır. Kaydetmek gerek ki,Rusya’nın başka hiç bir yerinde 13. Yüzyılın gotik mimari anıtları yok. Kentin Rusya imparatorluğunun idaresi altında bulunduğu 18. Yüzyılda Rus mimarlarının projesine göre kurulmuş Krallık kapısı da restore edildi.
Günümüzde Kaliningrad dinamik olarak gelişen güzel bir kenttir . Rus ve Alman kültürlerinin karışımı olan mimari çehresi, sayısı çok olan konukları üzerinde silinmez izlenim bırakıyor.
Tamamını oku: https://tr.sputniknews.com/turkish.ruvr.ru/2014_09_25/kehribar-uretim-Kaliningrad/
1990 Sonrası AB-Rusya İlişkilerinde Kaliningrad Sorunu
İskender KARAKAYA
Yayın Tarihi : 08.08.2005
Kaliningrad ya da eski adı ile Königsberg olarak bilinen bölge 1255’e kadar uzanan bir geçmişe sahiptir. Bu bölge, 1945 yılına kadar devamlı Alman devletlerinin egemenliği altında kaldıktan sonra İkinci Dünya Savaşı sonrasında Sovyet Ordusu tarafından işgal edilmiş 1946 yılında adı Kaliningrad olarak değiştirilmiştir. Bölge, coğrafi olarak Litvanya’nın güneyinde, Polonya’nın ise kuzeyinde kalmaktadır. Nüfusunun yüzde 80’i Almandır. 1990 sonrasında SSCB’nin dağılmasına rağmen Kaliningrad özerk (oblast) bir bölge olarak Rusya Federasyonu’na bağlı kalmıştır.
Doğu Avrupa’da, Rusya ile AB arasında sorun teşkil eden bölge ile ilgili sorun çok önem arzetmektedir. Peki sorun neden doğmuştur? Sonraki süreçteki gelişmeler ne yönde seyretmiştir? Kısaca bunlara değinelim:
Kaliningrad’ın Önemi ve Sorunun Ortaya Çıkışı
Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra ortaya çıkan devletler, var olan diğer devletler ile sınır ve alan sorunları yaşamıştır. Bunda da aslan payını SSCB’nin en büyük yüzölçümüne sahip olan ülkesi Rusya almıştır. Kaliningrad sorunu SSCB sonrası oluşan yapıda kendiliğinden ortaya çıkmıştır.
Kaliningrad, SSCB sonrasında coğrafi olarak Rusya’dan ayrılmasına rağmen Rusya’ya bağlıdır. Fakat Rusya ile karadan bağlantısı yoktur. Bölge jeopolitik ve ticari önemi dolayısıyla başlı başına bir öneme haizdir. Rusya’nın Baltık Filosu burada bulunmaktadır. Bölge yoğun askeri nüfuslu bölgelerden biridir. Bunun yanında AB’nin doğuya genişleme sürecinde Rusya ile AB arasındaki en önemli sorunlardan biri olarak kendiliğinden ortaya çıkmıştır. Sorunun gündeme gelmesi ise Avrupa’nın genişleme stratejilerinden dolayıdır.
Avrupa Birliği’nin 1990 sonrası doğuya doğru genişleme stratejisi ve bunun sonucunda 1 Mayıs 2004’te 10 yeni ülkeyi (üç Baltık ülkesi Letonya, Litvanya, Estonya) içine alması Kaliningrad sorununu fiilen doğuran sebeptir. Çünkü birliğe giren Letonya, Litvanya, Estonya ve Polonya, Kaliningrad’ın bir bakıma her tarafını sarmış ve bölgenin Avrupa’nın karnında bıçak gibi kalmasına yol açmış, bölgeyi hem coğrafi hem de siyasi olarak ikiye bölmüştür. Bunun aşılması için Avrupa ve Rusya arasında görüşmeler yapılmıştır. Fakat taraflar olaya farklı yaklaşmakta ve sonuç alınması zorlaşmaktadır. Son dönemdeki bazı gelişmeleri incelemeden önce tarafların gözünden olaya bakmak yararlıdır
Rusya İçin Kaliningrad ve Batının Önemi
SSCB yıkıldıktan sonra toparlanma sürecine giren Rusya, son dönemde Batının, AB ve NATO kapsamında kendi sınırlarına kadar dayanmasından hoşnut olmamaktadır. Öyle ki Baltık Filosu’nun bulunduğu Kaliningrad Rusya için çok şey ifade etmektedir. Öncelikle bu bölge özerk bir yapı ile Rusya’ya bağlıdır. Anavatana karadan bağlantısı yoktur. Rusya için burada yaşayan Ruslar önemlidir. Kaliningrad’da Alman etkisi vardır ama İkinci Dünya Savaşı sonrasında Rus etkisi daha belirgindir. Bölge, oblast (özerk) olmasının da etkisi ile Ruslaşmıştır. Bölge, Polonya ve Litvanya arasında bulunduğu için Rusya bu ülkelerin iç işlerine müdahale edebilmekte ve dolayısıyla AB politikalarına müdahil olabilmektedir. Kaliningrad bu anlamda bir “Truva Atı” olarak görülebilir. Bölge, ticari olarak çevre ülkelerin etkisine çok açıktır. Bu durumda Rusya’yı endişelendirmektedir. Bu amaçla bölgedeki askeri yapılanma gözden geçirilmiş, Baltık Filosu’nun küçültülmesi düşünülmüş ve “Serbest Bölge” ilan edilerek yabancı sermaye buraya çekilmek istenmiştir. Bölge gıda ve ticaret gibi hayati konularda Rusya’ya bağımlıdır. Bunun yanında, bölge var olan sanayi altyapısı ile Rusya açısından vazgeçilmez bir konumdadır.
Tüm bunların dışında Rusya ve Kaliningrad için AB genişlemesinin yarattığı en büyük tehlike Schengen Vizesi sorunudur. Litvanya’nın bölgenin doğusunda bulunması nedeniyle Bu ülke üzerinden gidip gelecek Ruslar, Litvanya’nın birliğe girmesi ile büyük sorun yaşayacaklardır. Rusya bu konu üzerinde önemle durmaktadır.
Şu da unutulmamalıdır ki, Rusya Sovyetler Birliği sonrası eski toprakları üzerinde mümkün olduğunca etkin ve nüfuz sahibi olmak istemektedir. Ukrayna’da Avrupa’ya ve Gürcistan’da ABD’ye bir bakıma mağlup olan Rusya diğer “kale”lerinde aynı sorunu yaşamak istememektedir. Bölgenin güvenlik, sınır sorunu, ticaret ve diğer konulardaki öneminin yanında prestij bakımından da Rusya için önemlidir.
Avrupa ve Bölge Ülkelerin Olaya Bakış Açısı
Avrupa Birliği ise olaya tamamen farklı yaklaşmaktadır. Avrupa’nın tarihi getirdiği deneyimlerin ışığında da Rusya’ya karşı duruşu güvenlik paradigmasına dayanmaktadır. Son dönemde ise ticaret bunu destekler bir nitelik almıştır.
AB, Kaliningrad sorununda bölge ülkeleri olan Litvanya ve Polonya’ya bir ön şart sürmeyerek sorunun Rusya ile çözülmesini istemiştir. Fakat bölge, jeopolitik özelliğinden dolayı gözden çıkarılmış değildir. AB aslında bölge ile çok yakın ilişkiler içerisindedir. Bu tarihsel ve kültürel bağlar ile güçlendirilmiştir. Özellikle Kaliningrad’ın ticaret ve yatırım konusundaki sıkıntısı Almanya’nın bölgeye ilgisini arttırmış ve sıkı bağlar kurulmasına yol açmıştır. Zaten Kaliningrad Nüfusunun yüzde 80’i Almandır. Bölgenin komşu ülkeler ile ticareti azalmaktadır. Buna örnek olarak 1997 yılında 235 milyon dolar olan toplam Litvanya-Kaliningrad ticareti, 1999 yılına gelindiğinde 75 milyon dolara düşmüştür. Bu da Almanya’nın, Kaliningrad için ekonomik bakımdan ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.
AB’nin diğer bir korkusu da “Yasa Dışı Göç” korkusudur. BDT, Asya ve Doğu Avrupa’dan gelecek göçlerin geçiş noktasında yer alan Kaliningrad, “Sınırdan Yasal Geçişler” konusunda Avrupa’yı bazı çekincelere sürüklemiştir. Çünkü, Avrupa devletleri için Kaliningrad bir anlamda “Mafya Merkezi”, “Ekonomik Kriz Bölgesi” ve “Rus Askerlerinin Yuvalandığı” tehlikeli bir bölgedir.
Avrupa’yı destekleyen diğer bir durumda bölge ülkeleri olan Litvanya ve Polonya’nın AB ile daha yoğun ekonomik ilişki içine girmek istemeleridir. Çünkü birliğe Mayıs 2004’te üye olan bu devletler Rusya’nın etkisinden büyük oranda çıkmışlardır. Bu da Avrupa’nın elini sorunun çözümü konusunda güçlendirmektedir.
Son Dönem Gelişmeler ve Çözüm Önerileri
Avrupa ile Rusya arasında son dönemde bölge için bir dizi görüşmeler yapılmıştır. Baltık ülkelerinin birliğe üye olduğu son dönemde bu süreç hızlanmıştır. 2000 yılında Rusya’nın girişimleri ile Danimarka’da bölge devletleri ile birlikte bir “Hükümetler Arası Konferans” düzenlenmiştir. Bundan bir ay sonra düzenlenen AB’nin Feira Zirvesi’nde öneriler taşımacılık koridorunun modernizasyonu, enerji nakil ve doğalgaz hatlarının yenilenmesi, çevrenin korunması, Kaliningrad Bölgesi’nin “Avrupa Eğitim Alanı Kuşağına” dahil edilmesi, sosyal güvenlik şartlarının geliştirilmesi, sınır güvenliği ve kontrol tekniklerinin iyileştirilmesi ve sınırı aşan konularda iş birliğine gidilmesi” şeklinde olmuştur(1)
Bundan sonraki dönemde ise 2002 yılında bazı gelişmeler meydana gelmiştir. Haziran 2002’de Moskova’da yapılan AB-Rusya zirvesinde AB, Rusya’ya bazı ticari tavizler vermesine rağmen Kaliningrad statüsü ya da açılması düşünülen koridor için söz vermemiştir. Bu konu ileriki sürece bırakılmıştır.
1 Haziran 2003 tarihinde St. Petersburg’ta düzenlenen AB-Rusya zirvesinde, Avrupa Komisyonu Başkanı Romano Prodi ise Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile benzer mesajlar vererek “Kaliningrad’da yaşayan Rusların vizesiz anavatana gidebilmeleri ve AB ülkelerine vize almadan seyahat edebilmeleri”(2) konusunu dile getirmiştir. Fakat teknik yetersizlikler ve görüş birliği sağlanamaması AB-Rusya zirvesinden çıkabilecek kesin bir sonucu engellemiştir. 4 Temmuz 2003 tarihinde ise Litvanya “Transit Kolaylık Belgesi”(3) uygulaması ile yeni döneme bir nevi hazırlık yapmıştır. Fakat, Rusya’nın teknik yetersizlikleri ciddi sorunlar doğurmuştur.
Son dönemde sorun çözülme aşamasında ortaya atılan genel fikir ise şudur: “Kaliningrad devletlerin politikalarından çok kendiliğinden ortaya çıkmış zoraki bir sorundur, Avrupa’nın genişlemesinden çok tarihi süreçler devletleri bir seçim yapmaya zorlamaktadır. Burada önemli olan AB’nin genişlemesine karşı olan Rusya’nın da bu işin içine katılarak uyum ve uzlaşma içinde bu soruna çözüm aranması lazımdır. Avrupa’nın bu gelişim süreci ve olaylar Kaliningrad halkına mutlaka olumlu yansıyacak, bölge ülkelerini ise ticari, ekonomik, sosyal ve güvelik yönünden olumlu etkileyecektir. Bölgede bulunan Rusların anavatanla bağlantıları bir şekilde kurulabilir. “Schengen Sistemi” bilinerek buna uygun bir tedbir alınabilir. Bunun için belirli derecede esneklik sağlanabilir. Litvanya-Rusya ilişkileri bu bağlamda çok önemlidir. Çünkü Kaliningrad Halkı, Litvanya üzerinden anavatana ulaşmaktadır.
Bu fikirlerin ışığında son 2 ay içerisinde olan en önemli gelişmelerden birisi, Haziran 2005’ten itibaren Kaliningrad’lıların Schengen’e tabi olmadan Litvanya üzerinden Rusya’ya vize ile gidebilme olanağının sağlanmış olmasıdır.(4) Bu uygulama ve pratiklik açısından gayet olumlu bir gelişmedir.
Fakat Rusya’nın doğudaki bu son kalesinde daha ne kadar direneceği merak konusudur. 3 Temmuz 2005’te Kaliningrad da bir araya gelen Putin, Chirac ve Schröder konuyu tekrar masaya yatırmıştır. Putin, Avrupalı dostlarına Avrupa’nın Rusya aleyhine genişlemesinden duyduğu endişeyi aktarırken, Fransa ve Almanya liderleri ise bunun AB’nin iç sorunu olduğunu Rusya’nın taraf olmadığını Putin’e anlatmaya çalışmıştır. Görünen o ki ünlü düşünür Kant’ın da memleketi olan bu küçük kasaba Avrupa’ya Rusya’dan daha yakın gözükmektedir.
* Stajyer, TASAM Avrupa Birliği Çalışma Grubu
Dipnotlar
- Beril Dedeoğlu, Dünden Bugüne Avrupa Birliği, s.351, Boyut Kitaplar, İstanbul 2003
- “Rus Vatandaşların Vizesiz Seyahati Konusunu Konuşmaya Hazırız” http://www.organel.com.tr/uk_010603.htm ( 1 Haziran 2003)
- “Litvanya, AB Ülkeleri Dışıdaki Ülkelere Vize Uygulaması” http://eu.ibsresearch.com/news_display.asp?upsale_id=2998( 4 Temmuz 2003)
- “Vilnius Tarihi Misyonunu Tamamladı” http://ntvmsnbc.com/news/270548.asp (20 Haziran 2005)
|
Kaliningrad hakkında daha fazla bilgi Kaliningrad bir liman kenti ve Yönetim Merkezi Kaliningrad Oblast, Polonya ve Litvanya Baltık Denizi arasında Rus aramızda olduğunu. Bölge, Kuzey bölümü eski Doğu Prusya, nato ve AB üyeleri Polonya ve Litvanya Kenarlıklar ve coğrafi olarak Rusya geri kalanından ayrılır. Başlangıçta Königsberg Almanca adlı, şehir onur Çek kralı Přemysl Otakar II Germen Knights sıraya göre 1255 yılında kuruldu ve Prusya parçasıydı ve ardından Almanya'nın 1945'e kadar Dünya Savaşı sırasında büyük ölçüde tahrip edildi ama. Onun kalıntıları 1945 yılında Kızıl Ordu tarafından işgal ve Alman nüfusu dışarı zorlandı. O was renamed Kaliningrad Mikhail Kalinin onuruna Sovyetler tarafından 1946 |
1990’lı yıllarda Rus otoriteler bu bölgeyi göz ardı etmiştir. Baltık filosunun mürettebat sayısı önemli ölçüde azaltılmış, merkez komutanlığı Saint-Petersburg’a taşınmıştır. 1993 yılında AB ile Rusya arasında ticari köprü görevi görmesi amacıyla serbest ekonomik bölge ilan edilmiştir. Böylece, Moskovadan bağımsız olarak kendi ekonomik kalkınmasını gerçekleştirecek Baltıktaki Hong Kong yaratılmaya çalışılmasına rağmen, Kaliningrad pek çok yasa dışı trafiğin (uyuşturucu, fuhuş, kaçakçılık, kaçak göç) merkezi haline gelmiş, yaşam standartları oldukça düşmüş, ciddi sağlık ve çevre sorunları (Sovyet döneminden kalan nükleer, kimyasal ve biyolojik silah atıkları) baş göstermiştir. Fakat Kaliningradı ABnin gündemine taşıyan bu sorunlar değil, 2004 yılındaki genişlemeden sonra bölgenin AB güvenliğine karşı oluşturduğu sorundur.
ABnin 1 Mayıs 2004te 10 yeni ülkeyi, üç Baltık ülkesi Letonya, Litvanya, Estonya dâhil olmak üzere Birliğe kabul etmesi Kaliningrad sorununu ortaya çıkarmıştır. Çünkü bu bölge AB üyesi ülkeler ve AB iç denizi haline gelmiş, Baltık Denizi ile çevrelenmiştir. Günümüzde Kaliningrad, Kıbrısın yanısıra ABnin yaşadığı en önemli sınır sorunlarındandır.
Moskova için ABdeki ayağı konumundaki bu bölge büyük önem taşımaktadır. Soğuk savaş sonrası, NATO ve ABnin sınırlarına doğru genişlemesinden hoşnutsuz Rusya için Kaliningrad, bu bölgedeki Rus etkinliğinin arttırılması açısından bir sıçrama tahtası; Polonya ve Litvanyanın iç işlerine müdahale edebilme ve dolayısıyla AB politikalarına müdahil olabilme potansiyeli taşıması açısından bir Truva atı görevindedir. Ayrıca, tüm Baltık bölgesinin NATO etkisine girmesinden çekinen Moskova için Kaliningrad, önemli bir askeri üs niteliğinde olup Baltıktaki politik ve askeri Rus varlığının garantisidir. Tüm bu stratejik önemi dışında, Kaliningrad bir Rus toprağıdır ve anayasası gereği Rusya kendi topraklarında vatandaşlarının serbest dolaşımını sağlamakla yükümlüdür. Ayrıca, bu bölgenin anavatan ile bağlantısını tamamen kaybedip izole hale gelmesi, kendisi için bu kadar büyük öneme sahip bir toprak üzerinde yaşayan Rus halkın memnuniyetsizliğine yol açacak ve dolayısıyla AB etkisine girmesini kolaylaştıracaktır.
Yıllarca komünist tehdit altında yaşamış, tüm güvenlik stratejilerini bu tehdit üzerine oluşturmuş, dolayısıyla Rusyaya hala temkinli yaklaşan AB için ise Kaliningrad öncelikle bir güvenlik sorunudur. Asya ve Doğu Avrupadan gelecek göçlerin geçiş noktasında bulunması nedeniyle bölgenin, AB için oluşturduğu diger potansiyel sorun ise yasa dışı göçtür. Özellikle 11 Eylül saldırılarından sonra Müslümanların ABye göçünün engellenmeye çalışıldığı, ayrıca genişleyen Birlik içerisinde işsizlik sorunun arttığı bir dönemde, yasa dışı göçle mücadele AB için önem taşımaktaydı.
22 Kasım 2016 SalıDünya
Rusya, NATO'nun Baltık Denizi'ndeki etkinliğini arttırma çalışmalarına karşılık Kaliningrad şehrine nükleer başlık takılabilen İskender füzeleriyle S-400 füze savunma sistemlerini yerleştireceğini açıkladı.
İlişkili Haberler
Baltık Denizi'nde tehlikeli yakınlaşma
NATO'nun Avrupa'da kurduğu hava savunma sistemlerine değinen Rusya Federasyon Konseyi Savunma Komitesi Başkanı Viktor Ozerov, buna karşılık olarak Rusya'nın batı sınırlarında kendi hava savunma sistemlerini güçlendireceklerini bildirdi.
Ozerov, "Kaliningrad'a S-400 ve İskender füzeleri yerleştireceğiz ve Batı ile Güney askeri bölgelerinde yeni birlikler oluşturacağız" dedi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Mayıs ayında Amerikan füze savunma sistemlerinin Polonya'ya yerleştirileceği açıklamasının ardından, "Ulusal güvenliğimizi garanti altına almak için karşı hamlede bulunacağız" açıklamasını yapmıştı. Putin ayrıca, "NATO'nun karar alma şeklinden rahatsız olduklarını" söylemişti.
NATO, Doğu Avrupa ülkeleri Litvanya, Estonya, Letonya, Polonya, Romanya ve Bulgaristan'a 2016'nın sonunda füze savunma sistemlerinin yerleştirileceğini açıklamıştı. ABD'li yetkililer Bulgaristan'a yerleştirilecek savunma sistemlerinin Rusya'ya değil İran'a karşı alınan bir önlem olduğunu belirtmişti.
NATO füze savunma kalkanını yerleştireceğini açıkladığı ülkeler. Kaliningrad ise bu ülkelerin batısında, Rusya anakarasından ayrı bir şekilde Baltık Denizi'nde bulunuyor.
Rusya'nın Baltık Denizi'ndeki kara parçası Kaliningrad'a yerleştirilecek füzelerin bölgedeki tansiyonu daha da yükseltmesi bekleniyor. Nükleer başlık takılabilen İskender füzerinin NATO ülkesi üyelere müdahalede bulunacak menzilde olması Transatlantik ülkelerindeki liderleri endişelendiriyor.
ABD'de Donald Trump'ın başkan seçilmesinin ardından NATO'da Rusya'ya karşı yapılacak hamlelerin belirsizliği gerginliği artırıyor. Donald Trump seçimden önce ve sonra Rusya ile iyi ilişkiler geliştirmek istediğini belirterek Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hakkında, "Putin, Obama'dan çok daha iyi bir lider" ifadelerini kullanmıştı.
Avrupa Liderlik Ağı (ELN) tarafından yayınlanan raporda da bu stratejinin, Rusya'nın, ihlallere verilen cevapları gözlemleyerek, bu ülkelerin savaşmaya hazırlık durumlarını ve NATO ile müttefiklik seviyesini anlamaya çalışmak açısından işine yarayabileceği belirtildi.
Raporda, Rusya'nın bu stratejiyle aynı zamanda komşularına Avrupa ile entegre veya NATO üyesi olmaya yönelik adımlar atmaları durumunda daha fazla tacize uğrayacakları ikazında bulunduğu kaydedildi. ELN raporunda, Rusya'nın ihlal eylemleriyle, NATO'nun bu ülkelere gerektiğinde destek veremeyeceğinin gösterilerek, İttifak'a güveni sarsmayı hedeflediği belirtildi. Raporda ayrıca "Rusya'nın hem NATO hem de ABD'ye karşı koyacak araçlara ve iradeye sahip olduğunu gösteren bir caydırıcılık mesajı" göndermeyi amaçladığı ifade edildi.
olarak yapılması gerekli bölge görüntüleyin. Hakkında spekülasyonlar çok Suwalki fark– Polonya ve Litvanya tarafından kontrol edilen İsveç ve Belarus arasında dar bir bölge Rusya ve Belarus güçleri tarafından Baltık Devletleri içine girişini engellemek için yakalanmış olabilir. Benzer şekilde Baltık Donanması Baltık denizine girişini engellemek için bir girişim olabilir. Bu unsurların bilerek Rusya bölgedeki askeri varlığını artırdı ve NATO'YA karşı bir baskı olarak bölgede kullanımı vardır.
Önemlisi Rusya'nın bu bölgesi görünümleri nasıl S-300 füzeleri bölge yüklemek için en son Rus tehdidi gösterir. Pratik therms bölgenin zaten NATO güçleri ile birden çok olaylar ve karşılaşmalar neden olur. Deniz ve hava yoluyla Baltık Denizi Rus askeri yapılması gerekli tek yol Kara Kuvvetleri tedarik etmek ve dağıtmak mümkün olduğu gibi. Finlandiya, Estonya, Letonya, Litvanya ve İsveç deniz ve hava sınırları arasındaki dar yol her zaman Rus hava ve Deniz Kuvvetleri her zaman gizlilik içinde güçlerini taşıma için hava ve deniz çevirerek NATO Hava Kuvvetleri ve donanma için iki taraf arasında sürekli karşılaşır oluşturarak onları karıştırmak neden transponder devre dışı çalışıyor beri bir risk meselesi. Şimdiye kadar tüm karşılaşmalar olaysız sona erdi. Yapılması gerekli en küçük Rusya'da 941,873 insanlara hizmet 15,100 km2 ve nüfus alanı ile daha çok Batı bölgesi olduğu ve ülkenin geri kalanından ayrılmış Rusya'nın en önemli bölgelerinden biri olarak bölgesidir. Bölgenin son iki yıldır artış var gibi görünüyor 225.000 askeri personel sayısı tutar 2014 verilerine göre. İsviçre orada görevli Rus askeri gelen Olası davranır karşı NATO'NUN Baltık bölgesinde Rus askeri ve siyasi çıkarları için hem avantaj ve tehlike ve bir meydan okumadır.
Bu makalede, bölgeyi ziyaret edindiği internet kaynakları ve yerel gözlemler kullanarak İsviçre bölgede Rus askeri tesisler gözlem koleksiyon. Burada en kaynakları, Rus sosyal ağlarda orada görev yapan Rus askerleri sosyal ağları tarafından yayınlanan fotoğraflar var. İkincil kaynaklar 2016 yılında bölgeyi ziyaret ederken, doğrudan edindiği fotoğraf ve yazılı görüşlerini alır. Makalenin sonunda yapılması gerekli tüm bilinen Rus askeri birimlerinin listesi bulunmaktadır. Madde Kalinigrad bölgedeki Rus askeri varlığının ilgilenen insanlar içindir.