SON DAKİKA
reklam
reklam

Dünya nereye gidiyor?

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 10 Ekim 2026, Cumartesi - 14:06   Okunma Sayısı:

 

Son günlerde özellikle Ukrayna’dan sonuç alamayan Putin, kızgınlığını Avrupa ülkeleri üzerine yansıtıyor. Avrupalı liderlerin Ukrayna’ya destek veren demeçleri, maddi destekleri ve askeri malzeme yardımının bu sonuçsuzlukta elbette büyük önemi vardır.

    Ukrayna Savaşı’nda Rusya’nın içine düştüğü sıkıntılı durum, AB ve ABD ambargoları, Avrupa kıtasının doğusuna silah ve asker yığılması gibi konuları düşünürsek Rusya’nın NATO güçleri tarafından çevrelenmek istemediği, fırsat buldukça taciz ve tahrik hareketlerine yöneldiği ve Avrupa ülkelerine karşı acımasızlığını sürdüreceği söylenebilir. Öfkesini bastıramayan Putin, nükleer saldırıyı göz ardı edemeyeceğini ve yeri geldiğinde nükleer silah kullanacağını belirtmektedir.

 

Avrupa’nın bağrında bir üs

    Almanya'ya ait olan İsviçre ve eski Doğu Prusya topraklarının sınırları, Potsdam Konferansı sonrasında yeniden çizilmişti. Sovyetler Birliği ve Polonya arasında paylaşılan bu topraklar üzerinde Belarus ve Kaliningrad gibi iki küçük ülke oluşturulmuştu. Her iki ülke de 1945’ten beri Rus hükümranlığı altında bulunuyordu.

    Kaliningrad, NATO’nun koruma altına aldığı Estonya, Litvanya ve Letonya’nın uzanımında, ama Rusya anakarasından ayrı bir şekilde Baltık Denizi kıyısında bulunuyor. 2013 yılından beri Rusya Federasyonu, Atlantik Paktı’na uzanan batıdaki en uç bölgesi olarak gördüğü Kaliningrad’a füze sistemleri yerleştirmiş ve Baltık donanması için üsler inşa etmiştir. 

    ABD, buraya yerleştirilecek füzelerin Rusya ile tansiyonu yükselteceği kaygısıyla başlangıçta fazla tepki göstermemiş, ancak füzelere nükleer başlık takılması yeteneği gündeme gelince telâşa sürüklenmişti.

400 kilometre menzili olan İskender füzelerinin, 1987’de imzalanan Orta-Menzilli Nükleer Füzelerin Sınırlandırılması Anlaşması’nı ihlâl etmediği ve nükleer başlık taşıyabilen füzelerin hedefinde Polonya ve Almanya’nın yer aldığı belirtilmişti. Şimdi ise Rusya’nın AB ülkeleri, Karadeniz’e kıyısı olan ülkeler ve Ukrayna ve Baltık ülkeleri üzerinden nüfuz mücadelesini sürdürdüğü görülmektedir.

 

Nükleer saldırı

Nükleer bombanın etki alanı, bombanın gücüne (megaton/kiloton), patlama yüksekliğine ve rüzgar gibi hava koşullarına bağlı olarak birkaç kilometreden yüzlerce kilometreye kadar değişir. Nükleer bomba patlaması; anlık olarak çok yüksek ısı, şiddetli basınç dalgası ve ölümcül radyasyon yayarak geniş bir alandaki tüm canlıları ve yapıları yok eder. Örneğin; Hiroşima’ya atılan bomba 15 kiloton olup,

 

***0-1km içinde tam yıkım, binaların tamamen yıkılmasına,

***1-3 km içinde şiddetli patlama dalgasına, yangın ve binalarda ağır hasarlara,

***3-10 km içinde şok dalgalarının hissedilmesine, yaralanmalara yol açar. Hasar halkalarını ise şöyle açıklamak mümkündür:

 

1.Ateş topu, her şeyin neredeyse hemen diyebileceğimiz bir sürede buharlaştırır.

2.Basınç ve şok dalgası, binalşarı yıkan, kuvvetli fırtınalar oluşturan dalgadır.

3.Isı ve termal radyasyon, ağır yanık ve yangınlara yol açar.

4.Radyoaktif serpinti, rüzgârın yönüne bağlı olarak geniş coğrafî alanlar zehirli serpinti bulutları etki yaratır.

 

Tedbirler: Her ilimizde binalar yapılıyor. Belediyeler çıkardıkları yeni tarihli yönetmeliklerle yapıları kontrol etmektedir. Örneğin; 3194 sayılı İmar Kanunu ve 7 Kasım 2025 tarihli ve 33070 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan yeni Sığınak Yönetmeliği ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının altı ay süren çalışmaları kapsamında güncellenmiştir. Yönetmelik, resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye’deki tüm sığınak kurallarını baştan sona ele almıştır. Artık sadece yeni projeler değil, belirli koşulları sağlayan mevcut apartman, site, AVM, stadyum ve kamu binaları da doğrudan düzenleme kapsamına girmektedir.

    Yönetmeliklerde sığınaklara ait teknik bilgi, havalandırma, kişi başına düşecek alan ölçüsü ve diğer kritik konular belirtilmiştir. Bütün dikkatimizi depreme vermiş durumdayız. Acaba Putin’in hatırlatma yaptığı bu ciddi konularda ciddi bir çalışma var mıdır. Halkın bilgilendirilmesi, her mahallede en az bir eve girerek apartman sakinlerini bilgilendirme yapılması, yangına karşı önlemlerin alınması incelenmekte midir?

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam